Anasayfa Röportaj Ece Temelkuran :”Eğer bir gün tarihte o kadınlar, savaşan kadınlar hak ettikleri...

Ece Temelkuran :”Eğer bir gün tarihte o kadınlar, savaşan kadınlar hak ettikleri yeri almazlarsa çok üzülürüm.”

Paylaş

Gazeteci, yazar Ece Temelkuran, PKK Lideri Öcalan’ın ortaya koyduğu 10 maddelik taslağın sadece Kürtler için değil, tüm halklar için çok önemli olduğunu söyleyerek, bunun yürürlüğe girmesi durumunda Türkiye’ye “Cennet Vatan” denebileceğini ifade etti. Rojava’daki kadın direnişinden çok etkilendiğini de söyleyen Temelkuran, “Bütün bu gözü dönmüş erkek egemen sisteme karşı gülerek savaşan kadınlar var” dedi.
İmralı Heyeti ile Hükümet yetkililerinin yaptıkları ortak açıklamada PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından ortaya konan 10 maddelik taslağı ve çözüm sürecini değerlendiren gazeteci, yazar Ece Temelkuran, Türkiye tarihinde devletin ilk kez resmi olarak bir söz verdiğini belirtti. Meseleye Diyarbakır’dan bakmanın daha farklı bir duygu ve perspektif sunduğunu belirten Temelkuran, bugün gelinen en önemli noktalardan birinin insanların ölmüyor oluşu olduğuna dikkat çekerek, “Şimdi asıl olan Diyarbakır’da eskisi gibi bir gerginliğin olmaması. Şimdi Diyarbakır’ın son birkaç yılda havası değişmiş, rahat bir havası var. Ölümler olmayınca durum böyle oldu. Bu en kıymetli şey. Bütün bu sözler, deklarasyonlar zamanla anlaşılacak şeyler” dedi.

‘Eşitlik ve adalet talep eden herkesin yıllardır söylediği şeyler yer alıyor’

PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından ortaya konulan ve Türkiye’nin demokratikleşme perspektifini içeren 10 maddelik deklarasyonu olumlu değerlendiren Temelkuran, bu 10 maddenin sadece Kürt halkı için önemli olmadığına vurgu yaparak, “10 maddenin büyük çoğunluğu sadece Kürtlerin değil Türkiye’deki bütün halkların, ilerici demokrasi yanlısı insanların istediği şeyler. Eşitlik ve adalet talep eden herkesin yıllardır söylediği şeyler yer alıyor. Dolayısıyla o gün bunlar dile getirilmiş oldu. Öyle bir Türkiye, ‘Cennet vatan’ diye ona denebilir” şeklinde konuştu.

‘Kürt siyasi hareketinin böyle bir söz alması çok önemli’

Son dönemde yaşanan gelişmelerin açıklanan maddelerle uyumlu olmadığı için insanları biraz düşündürdüğünü belirten Temelkuran, bir taraftan da böyle bir süreçte böylesi bir ortak açıklamanın yapılmasının ve devletin böyle bir söz vermesinin önemli olduğuna değinerek, “Kürt siyasi hareketinin böyle bir söz alması çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez olan bir şey bu. Ne olursa olsun tarihsel bir şey. İyi kötü eleştirirsiniz, eleştiremezsiniz, bu tarihin dönemeç noktasında önemli bir şey. En azından bundan sonra resmi olarak sözünü tutmamış bir iktidar olur, o maddeler gerçekleşmezse, gerçekleşmesi için ciddi bir çaba sarf edilmezse” diyor.

Temelkuran, Türkiye halklarının zorlu bir süreçten geçtiğini, demokratikleşmekten ziyade demokratikleşememe sorunu yaşadığını, bu sebeple de sancılı bir süreç yaşandığını söyleyerek, asıl olanın çözümün gelmesi olduğuna işaret etti.

İnsanlar meseleyi bilmedikleri için…

İmralı’da devam eden görüşmelerin kamuoyuyla paylaşılmamasından kaynaklı bir güven sorunu oluştuğunu ve devlet politikası nedeniyle yıllardır Türkiye halklarının aslında Kürt halkının yaşadıklarından habersiz olduğunu söyleyen Temelkuran şunları ifade etti: “Başından beri söylediğim için çok kızanlar oldu. Ama kapalı yürüyen bir görüşmeler silsilesinin sonunda getirebileceği dezavantajlardan biri buydu; içerideki sürecin nasıl olduğunu bilmedikleri için insanlar, meseleyi bir anda PKK’nin silah bırakıp bırakmamasına getirebiliyor. Bu kısırlıkta anlayabilirler bu meseleyi. Öte yandan bu meselenin bir Türk sorunu olduğunun kabul edilmesi gerekiyordu. 30 yıldır devlet propagandasıyla burada ne olup bittiğinden haberdar olmayan, bunun için elinden gelen her şeyin yapıldığı ülkenin meseleyi ‘silah bırakır mı bırakmaz mı’ kısırlığında anlaması doğal bir şey. Çünkü ne olup bittiğini bilmiyorlar, onlar için asıl önemli olan bu.”

İnsanların ve ana akın medyanın hala devlet zihniyetiyle hareket ettiğini dile getiren ve bunun tehlikelerine işaret eden Temelkuran, “Eğer yarın siyasal iktidar bu konuda ‘Konuşmayacağız’ derse kimse bunu yazmaz. Ne yazık ki bu da böyle oldu, başka bir yolu olamadığı için” dedi.

Kürt sorununun ancak Kürt kimliğinin ne altının ne de üstünün çizildiği günlerde çözülebileceğini belirten Temelkuran, “Kürtler, Kürt olduklarını hatırlamadıkları zaman olacak bence. Bir Kürt hocam bize, ‘Devlet bize, döve döve Kürt olduğumuzu öğretti’ demişti. Kimsenin kimseye kimliğini sormadığı günlerde gerçekten bu sorun çözülmüş olur” diye konuştu.

‘Kobanê’de kadınlar dünyanın haysiyeti için savaşıyorlar’

Rojava’da gerçekleşen kadın devriminin ve Kobanê’de YPJ’lilerin DAİŞ karşısında gösterdikleri direnişin kendisini çok etkilediğini söyleyen Temelkuran, “Eğer bir gün tarihte o kadınlar, savaşan kadınlar hak ettikleri yeri almazlarsa çok üzülürüm. Maalesef çok farklı bir konjonktürde yaşanıyor. Hem bölge hem de Türkiye bakımından çok önemli şeyler oluyor. Kobanê’de kadınlar dünyanın haysiyeti için savaşıyorlar, hatta bütün insanlığın yarattığı uygarlık değerleri için savaşıyorlar. Iraktaki, Suriye’deki o tarihi eserler yıkılırken, bütün bu gözü dönmüş erkek egemen sisteme karşı gülerek savaşan kadınlar var” şeklinde ifade etti.

“Bu akıl almaz güzellikte bir şey” dediği Rojava devrimini yakından görmek istediğini ve son 10 yılda yapmak istediği ve yapamadığı tek şeyin Rojava’ya gidememek olduğunun altını çizen Temelkuran, “Orada bir destan yazıldığını düşünüyorum. Bu Kürt meselesinden de, Türk meselesinden de çok üstte bir mesele. Bir bilim kurgu filmi olsaydı, o filmlerde insanlığı hep Amerikalılar kurtarır, onlar insanlığı kurtaran insanlar olarak tasavvur edilebilirdi. Uygarlığa yönelik bir saldırı ver ve onlar ellerinde pek bir şey de olmadan, tek başlarına direniyorlar” dedi.  Roportaj  DİHA dan  Dicle Müftüoğlu

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here