Anasayfa Ekoloji Ekoloji Örgütleri: Elektrik yasası yaşam alanlarını talana ve ranta açıyor

Ekoloji Örgütleri: Elektrik yasası yaşam alanlarını talana ve ranta açıyor

Paylaş
 Ekoloji örgütleri elektrik yasasının yaşam alanlarını ‘enerji yatırımı’ adı altında talana ve ranta açtığını belirterek tepki gösterdiler.
 ecology
 Metinin tamamı şöyle :

Yaşam alanlarının ‘enerji yatırımı’ adı altında talana ve ranta açılması kabul edilemez

Aşağıda adı yazılı olan çevre-ekoloji alanında mücadele veren dernek ve platformlar olarak ‘Elektrik Piyasası Kanunu’nda’ yapılan değişikliğin Türkiye genelinde kültür-tarih değerlerimiz yanında doğal yaşam alanlarımızın yok edilmesine neden olacaktır. Bu yolla enerji şirketlerinin mutlak egemenliği sağlanmış olacaktır.

Enerji Piyasası Kanunu ile enerji üretimi ve dağıtımı özel şirketlere devredilmiştir. Çevre ülkelerle ve AB ile gerçekleşen enterkonnekte sistem ile enerji nakil hatları birbirine entegre edilerek büyük bir enerji pazarı yaratılmasının tüm yasal alt yapısı gerçekleşmiştir. 76 bin MW gücünde enerji üretim kapasitesine ulaşılırken kamuya ait enerji üretim merkezleri ya hiç enerji üretmemekte ya da %10 kapasitelerle çalışmaktadır. Bunun nedeni ise uluslararası enerji pazarının henüz işlev kazanmamış olmasıdır. Pazar açılana kadar enerji üretimi şirketlerin eline verilmiş ve bu nedenle de şirketlerin her türden talebi hükümetçe emir telakki edilip uygulanmaktadır. Yeni çıkan Enerji Piyasası Kanunu bu eksende gündeme gelmiştir.

Elektrik Piyasası Yasası’nda yapılan değişiklik kısaca şu tehlikeleri barındırıyor:

* Dağıtım ve iletim hatlarındaki kayıp ve kaçak kullanım nedeniyle oluşan kayıptan dolayı şirketler zarar etmesin vatandaş ödesin yasası. Dağıtım sırasında kayıp ve kaçak kullanımlardan kaynaklanan açık, yine tüketicinin faturasına eklenecek. Böylece mahkemelerin ‘kayıp kaçak’ hakkında verdiği ‘tüketiciden alınamaz’ kararı boşa çıkarılıyor. Oysaki Anayasa “yasama ve yürütme organlarıyla idare yani hükümet mahkeme kararlarına uymak zorundadır” diyor. Fakat çıkarılan yasa halkı korumak yerine şirketlerin kârını artırmaya dönük maddeler içerdiği gibi dağıtım şirketlerinin kayıp ve kaçağı önlemeye yönelik sorumluluklarını yerine getirmemeleri için olanak sağlıyor. Hükümet çıkardığı elektrik piyasası kanunu ile bu güne kadar verilmiş Yargıtay kararlarını hiçe saydığı gibi kayıp kaçak kesintisini yasal hale getiriyor.

*Nükleer santral ve yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak belirlenecek kamu ve hazine taşınmazları ile özel mülkiyet taşınmazlarında, yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak kullanımını ve verimliliğini etkileyici imar planları düzenlenemeyecek.

*Özel mülkiyet taşınmazların yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak belirlenmesi halinde, bu alanlar üzerinde acele kamulaştırma yapılabilecek. Böylece acele kamulaştırma konusunda dava açması yasayla engellenen, yerini vermek istemeyen vatandaşın malına ‘zorla’ el konulabilecek.

*Nükleer santral projeleri kapsamında yapılması öngörülen tesis ve faaliyetler hakkında, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un sınırlayıcı hükümleri uygulanmayacak. Yani nükleer santraller için var olan ‘engeller’ ortadan kaldırılacak, zeytinlikler talana açılacak. Nükleer santral sahalarına yapılacak yapıların denetimi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından yetkilendirilen şirketler tarafından yapılacak. Yani şirketi şirket denetleyecek ya da kollayacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, elektrik üretim, iletim, dağıtım ve tüketim tesislerinin kurulması ve işletilmesi için gerekli yükümlülükleriyle ilgili olarak inceleme, tespit, raporlama, proje onay ve kabul işlemleri yapmak üzere; şirketlere yetki verebilecek ya da hizmet satın alabilecek. Yani denetimi bile özelleştirecekler. Sonuç şirket şirketi kollayacak şirketler kar ederken halk her türlü zarar edecek.

*Askeri bölgelerde dahil olmak üzere tüm ülke toprağı kıyılar, sahil şeritleri, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler rafineri, petrokimya tesisleri ile nükleer santraller için sınırsız talana açılıyor.

Bizler çevre-ekoloji dernekleri ve platformları olarak yasanın iptal edilmesi için yasal girişimler yanında ortak mücadelenin acilliğine dikkat çekiyoruz.

(alfabetik sırayla imzacı kurumlar)

EGEÇEP

Giresun Çevre ve Ekoloji Platformu

Karadeniz İsyandadır Platformu

Kuzey Ormanları Savunması

Loç Vadisi Koruma Platformu

Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu

Ordu Doğal Çevreyi Koruma Derneği

Sinop-Ayancık Çevre Koruma Derneği

Sinop Çevre Dostları Derneği

Sinop Nükleer Karşıtları Platformu

Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği

Tüm Köy Sen

Yaylaların Kardeşliği Platformu

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here