Anasayfa Haber EMEP’ten, “barajları yıkmak için HDP çatısı altında ortaklaşma”çağrısı

EMEP’ten, “barajları yıkmak için HDP çatısı altında ortaklaşma”çağrısı

Paylaş

ANKARA (DİHA) – HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş ve EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, yaptıkları ortak açıklama ile emek ve demokrasiden yana tüm güçleri, demokratik bir Türkiye’yi birlikte kurmak için HDP çatısı altında ortaklaşmaya çağırdı.

HDP Eş Genel başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ve EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan gerçekleştirilen seçim ittifakına ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı demokratik bir Türkiye için bir aradayız” denildi. Açıklamada, Türkiye’nin tarihin en kritik seçimlerine hazırlandığına dikkat çekilerek, “Seçimleri bu derece kritik hale getiren, içinde bulunduğumuz toplumsal, siyasal koşullardır. En baştan belirtmeliyiz ki mevcut Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası ve yüzde 10 seçim barajı ile gerçekleşecek seçimler demokratik ölçütler açısından son derece zaaflı ve eksiklidir” ifadelerine yer verildi.

‘AKP ülkeyi kaosa sürüklüyor’

Varlığını 12 Eylül’ün seçim yasalarına borçlu olan AKP Hükümeti’nin, Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasası’nda gerekli demokratik değişiklikleri yapmak bir yana, seçimlere giderken gündeme getirdiği “İç Güvenlik Paketi” ile ülkeyi bir kaosa sürüklediğine vurgu yapılan açıklamada, 12 yıldır en vahşi biçimde uygulanan neoliberal politikaların ülkeyi işsizler, yoksullar ve açlar ülkesi haline getirdiği ve demokrasi sorunlarının da giderek ağırlaştığına dikkat çekildi.

‘Demokratik talepler ortada duruyor’

Kürt sorununun eşit haklara dayalı demokratik çözümü ve söz, basın, örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması gibi en temel demokratik taleplerin ortada durduğuna vurgu yapılan açıklamada, en küçük bir hak arayışının devlet zoruyla bastırıldığı ve işçilerin grev haklarının fiilen ellerinden alındığı kaydedildi. Açıklamada, “Muhalif kesimler üzerinde tam bir cadı avı başlatılmış bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı’na hakaret etmek gibi sınırları belirsiz bir suçlama ile gündeme gelen tutuklama ve gözaltılar adeta bir siyasi operasyona dönüşürken, Kürt illerindeki tutuklama ve gözaltı furyası da sürmektedir. Bu tutum, hükümetin çözüm sürecindeki samimiyetsizliğini göstermektedir” denildi.

‘AKP fırsatçılık yapıyor’

Ortak açıklamada, hükümetin Kürt siyasi hareketinin çözüm sürecinin müzakere sürecine evrilmesi için ortaya koyduğu taslağa ilişkin herhangi bir şey söylemediği belirtilerek, son dönemde yapılan açıklamalarda sorunun seçim yatırımı olarak gördüğü ve fırsatçılık yaptığı vurgulandı. Ülkeyi uluslararası sermaye için ucuz emek gücü haline getiren politikaların, işçileri esnek, kuralsız ve taşeron çalışma ile sefalet ücretine mahkum ettiği ve iş cinayetleri açısından Türkiye’yi Avrupa’da birinci, dünyada ikinci sıraya yerleştirdiğinin altı çizildi.

‘AKP’nin uygulamaları en çok kadınları vuruyor’

“AKP’nin alamet-i farikası olan muhafazakar söylem ve uygulamalar en çok kadınları vurmuştur” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, kadın cinayetlerinin mevcut iktidar döneminde yüzde bin 4 yüz artış gösterdiğine dikkat çekilirken, zorunlu din dersinin anaokullarına inecek seviyelerde yaygınlaştırıldığı ve inançlar üzerinde baskı ve ayrımcılığın sürdüğü kaydedildi.

Açıklamada şu hususlara değinildi: “Ülkemizin kentleri, doğal sit alanları, tarihi varlıkları talan edilmektedir. Baraj, HES, RES, nükleer santral yapımı ve kentsel dönüşüm adı altında süren yağma sonucu kent emekçileri şehrin dışına sürülürken, kırsal alanda köylünün üretim ve yaşam alanları elinden zorla alınmaktadır. Oysa, bugünkü Türkiye’nin ihtiyacı, halkların ve inançların eşit haklara dayalı olarak, kardeşçe yaşama olanaklarının sağlanmasıdır. Siyasal hak ve özgürlüklerin, basın ifade özgürlüğünün, örgütlenme ve toplu pazarlık haklarının teminat altına alınmasıdır.”

‘Halklara yeni bir rejim dayatılıyor’

Açıklamada halkın acı çektiği ancak Cumhurbaşkanı ve AKP Hükümeti’nin, sarayı korumanın ve iktidarını sürdürmenin derdine düştüğü belirtilerek, bu uğurda halklara yeni bir rejimin dayatıldığı değerlendirmesinde bulunuldu. Türkiye’nin “tek adam” diktatörlüğüne ve giderek bir iç savaşa doğru sürüklendiği gerçeğini görerek, emekten, barıştan ve demokrasiden yana güçlerin bu gidişe dur demek için sorumluluk alması gerektiğine işaret edilen açıklamada, Türkiye’de söz konusu tabloyu değiştirecek mücadele birikimi ve enerjisinin olduğuna vurgu yapıldı. Gezi Direnişi’nde ortaya çıkan mücadele kararlılığının, Türkiye’de çok farklı güçlerin, ülkenin bir diktatörlüğe sürüklenmesine izin vermemek için neleri yapabileceğini gösterdiğinin de altı çizildi.

 

logo

HDP çatısı altında ortaklaşmaya…

Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: “Kürt halkının hakları için büyük bedeller ödeyerek ortaya koyduğu mücadele, Alevi örgütlerinin hükümetin ayrımcı politikalarına dur demek için alanları doldurması bizim önemli dayanaklarımızdır. Türkiye’nin her gün bir yerinde ortaya çıkan işçi ve emekçi direnişleri, grevleri, hükümetin tüm yasakçı tutumuna rağmen, emekçilerin haramilerin saltanatını yıkmaya kararlı olduğunu gösteriyor. HDP ve EMEP olarak, bugüne kadar yürüttüğümüz ortak mücadele ve ittifak deneyimlerimizin birikimleri ile birlikte bu seçimlere ittifak yaparak gireceğiz. Birleşik Haziran Hareketi ve bileşeni tüm partileri, emek ve demokrasiden yana tüm güçleri, demokratik bir Türkiye’yi birlikte kurmak için, halklarımızın önüne kurulan barajları yıkmak için HDP çatısı altında ortaklaşmaya çağırıyoruz”

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here