Anasayfa Dergi ENGELLİLERE YAPILAN İSTİSMARIN BAŞLICA NEDENLERİ

ENGELLİLERE YAPILAN İSTİSMARIN BAŞLICA NEDENLERİ

Paylaş

 

ÖZGÜRLÜKÇÜ SOL :  13-15 MAYIS 2016 TARİHİNDE TRAKYA ÜNİVERSİTESİ BALKAN KONGRE MERKEZİNDE ULUSLARARASI ENGELLİLERİN YAŞAM HAKKI TEMALI  ÖZÜRLÜLER KONGRESİNDE, ENGELLİLERE YAPILAN İSTİSMARIN BAŞLICA NEDENLERİ ADLI BİLİMSEL ÇALIŞMA SÖZLÜ BİLDİRİ OLARAK SUNULMUŞTUR.SUNUMDA ELDE EDİLEN SONUÇLAR DİKKAT ÇEKİCİDİR.

 ARAŞTIRMA YURTTADUR Mustafa, DELDAL Yıldırım Bayezit, YILMAZ Serap, ÖZTURAN Hasan tarafından sunulmuştur.

 

 

 IMG-20160515-WA0021

ÖZET

AMAÇ: Engellilerin maruz kaldığı istismarın başlıca nedenlerinin akademisyenler ve eğitimcilerin bakış açısından incelenmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM:  Bu araştırmada, 500 üniversite mezunu akademisyen, sınıf öğretmeni, branş öğretmeni eğitimciye 10 mülakat sorusu sorulmuş olup literatürü ile sınırlandırılmıştır.

BULGULAR: Yapılan bu araştırmada, engellilerin maruz kaldığı istismarın başlıca nedenleri hakkında, İstanbul ili Küçükçekmece, Bahçelievler, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Üsküdar, Göztepe, Aksaray ve Beyazıt ilçelerinde bulunan 500 üniversite mezunu akademisyen ve eğitimciye konu ile ilgili önceden hazırlanmış 10 mülakat sorusu sorulmuş, bu sorulara yönelik Evet-Hayır ve Kısmen Katılıyorum cevapları ile sonuçlar yüzde olarak gösterilmiş ve mülakat ile elde edilen bulgular araştırmaya olduğu gibi aktarılmıştır.

Mülakat neticesinde çeşitli sorular sorulmuş olup akademisyen ve eğitimcilerin kişisel fikirleri, görüşleri alınmıştır. Bu bağlamda bir soru 500 kişiye sorulmuş olup %100 üzerinden değerlendirme yapılarak cevap veren kişi sayısına göre her sorunun 0,2 katsayı ile %100 tamamlanarak oranlama yapılmıştır. ( 500×0.2=%100) = Evet, Hayır, Kısmen Katılıyorum.

1.”Ana sınıfından başlayan ve üniversiteye kadar devam eden eğitim/öğretim hayatımızda engelli bireylere yapılan her türlü istismarın eğitim yetersizliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir” ifadesi yöneltilmiş; 500 eğitimci ve akademisyenden 379’u (%75,8) “Evet” demiştir. “Hayır” diyenlerin sayısı 107 kişi (%21,4), “Kısmen katılıyorum” diyenlerin sayısı ise 14 kişi (%2,8) olarak bulunmuştur.

2.”Engellilerin toplumda infial yaratan ciddi istismarlara maruz kalması neticesinde, istismar edene verilen cezanın yeterli olduğu ve caydırıcı etkisinin bulunduğunu söyleyebiliriz” ifadesine 22 Akademisyen ve Eğitimci (%4,4) “Evet”,  471 kişi (%94,2) “Hayır”, 7 kişi ise (%1,4) “Kısmen katılıyorum” demiştir.

3.”Görsel ve yazılı medyada yayımlanan; özürlülere yapılan istismar haberlerinin engelli bireyler ve aileleri üzerinde sosyal ve psikolojik yönden kötü etki yaptığını, toplumdaki diğer bireyleri de olumsuz yönde etkilediğini, bazı kişilerin bu haberleri duyunca istismar amaçlı psikolojik eğilim gösterdiğini ya da tetiklediğini söyleyebiliriz” ifadesi yöneltilmiştir. Bu ifadeye 500 Akademisyen ve Eğitimciden 497’si (%99,4) “Evet”, 3 kişi (%0,6) “Hayır” demiştir.

4.”Engellilere yapılan istismarın toplumda bulunan tüm ailelerin yaşayış biçimiyle (sosyal, kültürel, ekonomik faktörler) ilgili olduğu söylenebilir” ifadesine katılımcıların %62,4’ü (312 kişi) “Evet”, %25,4’ü “Hayır” cevabı vermiştir. “Kısmen katılıyorum” diyenlerin oranı 61 kişi ile %12,2 olarak bulunmuştur.

5.”Ruhsal bunalım geçiren, normal birey gibi yaşayan ama akıl ve ruh sağlığı normal olamayan kişilerin engellileri istismar etmesi ve böyle vakaların sayısının artması toplumun ruh sağlığını bozmakta ve engellilerin istismar edilebilir alt sınıf vatandaş gibi görülmesine neden olmaktadır” ifadesine evet diyen 495 kişinin oranı %99’dur. Katılımcıların %1’ini ifade eden 5 kişi ise “Kısmen Katılıyorum” demiştir.

6.”Engellilere yapılan istismar, toplumun bakış açısı, ilgisiz yaklaşımı ve umursamazlığıyla yakından ilişkilidir” ifadesini değerlendiren katılımcıların %76’sı (381 kişi) “Evet”, %20’si ise (101 kişi) “Hayır” olarak cevaplamıştır. “Kısmen katılıyorum” cevabını verenlerin oranı 18 kişi ile %3,6 olarak bulunmuştur.

7.”İstismara karşı koyamayan engelli bireylerin, istismara uğraması durumunda ailenin vereceği olumsuz tepkiler nedeniyle korktukları, yapılan istismarı söyleyemedikleri ve hatta istismarın devam ederek sürdüğü düşünülmektedir” ifadesi katılımcılara yöneltilmiştir.  Elde edilen sonuçlar şu şekildedir; 500 Eğitimci ve Akademisyenlerden 172 kişi (%34,4) “Evet” cevabı vermiştir. “Hayır” cevabı verenlerin sayısı 273 kişi (%54,6), “Kısmen katılıyorum” diyenlerin sayısı 55 kişi (%11) olarak bulunmuştur.

8.”Toplumda yaşayan normal bireylerin çıkarları için her türlü engelliyi istismar edebileceği söylenebilir” ifadesi yöneltilmiş; 500 Akademisyenden ve Eğitimciden 311’i (%62,2) “Evet” demiştir. “Hayır” diyenlerin sayısı 128 kişi % 25,6, “Kısmen katılıyorum” diyenlerin sayısı 61 kişi %12,2 olarak bulunmuştur.

9.Toplumda yaşayan engelliler için bürokratik yaklaşımlar onların çeşitli istismarlara uğramasına sebep olmaktadır” ifadesine 500  Eğitmen ve Akademisyenin %20,6’sı (103 kişi) ”Evet”, “Hayır” diyenlerin oranı yüzde 78,2 (391 kişi), “Kısmen katılıyorum” oranı ise 6 kişi ile %1,2 olarak bulunmuştur.

10.”Yanlış ve kontrolsüz kullanılan İnternetin, her türlü engelli istismarına yol açabileceği düşünülmektedir” ifadesine 500 Akademisyen ve Eğitimcinin katılım düzeyleri şöyledir. 147 katılımcı “Evet” (%29,4) demiştir. “Hayır” diyen kişi sayısı 294 (%58,8) ve “Kısmen katılıyorum” diye cevap veren kişi sayısı ise 59 olmuştur (%11,8)

 

SONUÇ: Görülüyor ki; toplumumuzda yaşayan engelli bireylere yapılan istismarın temelinde:

Ülkemizde, engelliler üzerine okullarda verilen eğitimin ve farkındalıkların yetersiz olduğu. Engelli istismarı konusuna anaokulundan üniversiteye kadar sürmekte olan eğitimin içinde çok değer verilmediği, farkındalıkların az olduğu, uyarıların, ikazların ve bilgilendirmelerin yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.

“Ana sınıfından başlayan ve üniversiteye kadar devam eden eğitim/öğretim hayatımızda engelli bireylere yapılan her türlü istismarın eğitim yetersizliğinden kaynaklandığını düşünebiliriz” ifadesine 500 eğitimci ve akademisyenden % 75,8 oran ile 379 kişi “Evet” cevabı vermiştir. Burada karşımıza düşünmemiz gereken bir sonuç çıktığı görülmektedir.

Engelli bireylerin her türlü istismara (cinsel, şiddet, ekonomik, toplumsal, hukuksal, psikolojik, ailesel) maruz kalmaları ve yasaların tam anlamıyla ağır bir ceza vermediği, istismar edenin tekrar engellileri kötü anlamda kullanabileceği görülmüştür. Yapılan araştırmada cezaların hiç caydırıcı olmadığı düşünülmektedir. Şöyle ki; “Engellilerin toplumda infial yaratan ciddi istismarlara maruz kalması neticesinde, istismar edene verilen cezanın yeterli olduğu ve caydırıcı etkisinin bulunduğunu söyleyebiliriz” ifadesine “Hayır” diyenlerin sayısı 471 kişi ileoranında çıkmıştır. Demek ki engelli bireylere yapılan istismar neticesinde verilen cezalar yetersizdir. Bu toplumun kanayan bir yarası olmaktan çıkmış durum ciddi bir hal almıştır.

Fiziksel, Zihinsel, Süreğen, İşitsel, Görme engelli bireylerin; televizyon, radyo, magazin dergisi, gazete, internet gibi görsel ve yazılı medyada engellileri küçük düşürücü, kötü olaylarda afişe eden, her türlü olumsuz haberlerin yayımlanması başta engelli bireyi, ailesini ve çevresini sonra da toplumu derinden üzmektedir. Bu haberlerin maksadını aşması durumunda kötü niyetli ve psikolojik buhranda olan kişilerin bir algı çatlaması yaşayıp engellileri ciddi anlamda istismar etmesi, onları zedelemesi kaçınılmaz bir sonuçtur. “Görsel ve yazılı medyada yayımlanan, özürlülere yönelik istismar haberlerinin engelli bireyler ve aileleri üzerinde sosyal ve psikolojik yönden kötü etki yaptığını, toplumdaki diğer bireyleri de olumsuz yönde etkilediğini, bazı kişilerin bu haberleri duyunca istismar amaçlı psikolojik eğilim gösterdiğini ya da tetiklediğini düşünebiliriz” ifadesi yöneltildiğinde; 500 Akademisyen ve Eğitimciden 497’si “Evet” cevabı vermiş olup bu oran olarak %99,4’e tekabül etmiştir. Bu dikkat etmemiz gereken önemli ve hassas bir olaydır.IMG-20160515-WA0020

Toplumun her kesiminde çok ya da az oranda engelli bireyler yaşamaktadır. Bu engelli bireylerin yaşadıkları çevre, kültür, yaşayış tarzı, ekonomik faktörler, sosyal ve psikolojik durumlarına göre tüm hayatları şekillenmektedir. Ekonomik ve sosyal durumları çok kötü olan ya da yaşadığı çevre faktörlerinin etkisine kapalı bir aile ortamında yetişen bazı engellilerin şiddete ve istismara maruz kalması ve hayata hiç bir şey olmamış gibi devam edilmesi o bireyin ve ailesinin kültürü, bakış acısı ve birçok sebebe bağlı faktörlerin neticesinde istismarların normal algılanmasına sebebiyet vermiş olabilir. Engellilere yapılan istismarın toplumda bulunan tüm ailelerin yaşayış biçimiyle (sosyal, kültürel, ekonomik faktörler) ilgili olduğu söylenmiştir. Bu ifadeye 500 kişiden 312’si (%62,4)“Evet” cevabı vermiştir. “Hayır” cevabı veren akademisyen ve eğitimci sayısı 127 kişi (%25,4), “Kısmen katılıyorum” diyenlerin sayısı ise 61 kişi (%12,2) olarak bulunmuştur. Demek ki engellilere yapılan istismarın; sosyal çevre, ailelerin tutum ve istekleri, ekosistemleri, psikolojik ve sosyal faktörlerin belirleyici oranda etkisiyle örtbas edildiği ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde yaşayan, akıl ve ruh sağlığı bozuk, tedavi gören ya da kendini saklayan bireyler bulunmaktadır. Bunlar kendilerini afişe etmekten korkar ya da bir tedavi merkezinde rehabilite edilerek sağlığına kavuşurlar. Kendilerini gizleyerek yaşamaya çalışan; ruhsal bunalım geçiren, normal birey gibi yaşayan; ama akıl ve ruh sağlığı normal olamayan kişilerin engellileri istismar etmesi ve böyle vakaların sayısının artması toplumun ruh sağlığını bozmakta ve engellileri istismar edilebilir alt sınıf vatandaş gibi görülmesine neden olmaktadır ifadesi katılımcılara yöneltilmiştir. 495 kişi ile katılımcıların neredeyse tamamı (%99) bu ifadeye “Evet” demiştir. Bu durum çok vahim olmakla birlikte engelliyi istismar eden bu bireylerin ceza ehliyetinin olmaması, özürlü bireylerin maruz kalacağı şiddet ve istismarın çok ciddi boyutlara ulaşacağını göstermektedir.

Engellilerin istismar edilmesi, öncelikle engelsiz kişilerin empatiden yoksun, umursamaz, ilgisiz olması, toplumun örf, adet ve geleneklerini yavaş yavaş kaybetmesi ile birçok değerin yitirilmesi engelliler açısından üzücü sonuçlar doğuracaktır. “Engellilere yapılan istismar toplumun bakış açısı, ilgisiz yaklaşımı, umursamazlığıyla yakından ilişkilidir” ifadesi yöneltildiğinde; “Evet” cevabı veren Akademisyen ve Eğitimci sayısı 381 (%76,2) olarak bulunmuştur. Bu durum engelsiz bireylerin içinde bulundukları psikolojik, sosyal ve duygusal durumları hakkında bizim öngörüde bulunmamızı sağlayacaktır.

Birçok kültür hayat içinde davranış farklılıkları göstermektedir. İstismara uğrayan bazı engelli bireylerin aileleri tarafından susturulması, bu durumun açığa çıkmaması için gizlenmesi; ailenin izole yaşamasından, korkularından, ekonomik faktörlerden ve en önemlisi toplumun engelli bireyi ve aileyi yargılayacağı korkusu ailenin yanlış adımlar atmasına ve içlerine kapanmasına neden olacaktır. “Güçsüz olan ve istismara uğrayan engelli kişinin ailesinin vereceği olumsuz tepkiler nedeniyle korktukları, yapılan istismarı söyleyemedikleri ve hatta istismarın devam ederek sürdüğü düşünülmektedir” ifadesine 500 Eğitimci ve Akademisyenden 172’si “Evet” cevabı vermiştir (%34,4). “Hayır” cevabı verenlerin sayısı ise %54,6 oran ile 273’tür. Bulunan en ilginç sonuç ise istismara uğrayanların bunu ailelerine, ailelerin de kolluk kuvvetlerine bildirdikleri düşüncesidir. Bu olumlu bir davranıştır.

İster fiziksel ister zihinsel engelli olsun hiçbir insanın kendi çıkarları uğruna engellileri istismar etmemesi gerekmektedir. İnsanlar, bazen kendi çıkarları uğruna fayda sağlayacak her türlü kazanım için engelli olsun ya da olmasın istismar edebileceğini unutmamamız gerekir. “Toplumda yaşayan normal bireylerin çıkarları için her türlü engelliyi istismar edebileceği söylenebilir” ifadesine 500 Akademisyenden ve Eğitimciden alınan cevaplar şu şekildedir. “Evet” cevabı veren 311 kişi (%62,2), “Hayır” diyenlerin sayısı 128 kişi (% 25,6) olarak bulunmuştur. Buradan çıkardığımız sonuç insanların kendi çıkarları için engellileri istismar etmekten çekinmediğidir.

Bürokratik yaklaşımların engellileri istismar ettiği düşünülmektedir ancak araştırma neticesinde aslında bu durumun tam tersi olduğu bürokrasinin engellileri istismar etmediğini yüksek oranda alınan “Hayır” cevabından anlayabiliriz. “Toplumda yaşayan engelliler için bürokratik yaklaşımlar onların çeşitli istismarlara uğramasına sebep olmaktadır” ifadesi yöneltildiğinde 500 Eğitmen ve Akademisyenden 103’ü (%20,6) “Evet” demiştir. “Hayır” diyenlerin sayısı 391 kişi % 78,2 olarak bulunmuştur. Evet, “bürokratik yaklaşımlar engellileri istismar eder” diyenlerin sayısı ve oranı azdır.

Günümüz bir bilgi çağıdır. Yanlış düşüncelerden biri de internetin engelli bireyleri istismar edebileceği düşüncesidir. Bu durum yapılan araştırmada ilginç sonuçların ortaya çıkmasını sağlamıştır. “Yanlış ve kontrolsüz kullanılan İnternetin, her türlü engelli istismarına yol açabileceği düşünülmektedir” ifadesi yöneltilmiştir. 500 Akademisyen ve Eğitimciden 147’si “Evet” cevabı vermiştir (%29,4). Hayır diyen kişi sayısı 294 (%58,8) olarak bulunmuştur. Bu sonuç internetin engelli bireyleri dolaylı yoldan istismar edebileceği anlamına gelmekle birlikte çoğunlukla istismar etmeyeceği görüşü hâkimdir.

 

 Neler yapılabilir?

Engelli istismarı toplumun kanayan ciddi bir yarasıdır. Öncelikle tüm toplum eğitilmeli ve belli bir bilinç düzeyine çıkarılmalıdır. Engelli bireyler hayatın her alanında aktif ederek onlara şans verilmeli böylece onların ve ailelerinin sosyal, psikolojik ve ekonomik anlamda iyi hissetmeleri sağlanmalıdır. Engellileri istismar edenlerin, yeni yasalar çıkartılarak en ağır cezaya çarptırılmaları sağlanmalıdır. Caydırıcılık için bu hayati derecede önemlidir. Bürokratik esneklik engelliler için her alanda sağlanmalı. İnsanların kendi çıkarları için engellileri kullanmaları engellenmeli ve ağır cezalar verilmelidir.

Engellilere karşı davranış eğitimi çocuğa erken dönemde aşılanmalı ve bu eğitim aldığı sürece devam ettirilmeli, farkındalık projelerine engelsiz çocukların katılması onların ileride toplumu oluşturan bilinçli ve hissiyata sahip bireyler olması açısından önem arz etmektedir. Eğitime dikkat etmemiz gerekmektedir. Akıl ve ruh sağlığı bozuk kişilerin engellilere fazla yaklaşmaları önlenmeli ve gerektiğinde rehabilite edilmeleri sağlanmalıdır. Ülkemizin engelli bireyler için daha fazla maddi ve manevi destek olunması sağlanmalıdır.

Yeni kanunlar ile engellilerin her alanda korunması sağlanmalıdır. İnternette engellilere karşı şiddet içerikli görsellerin, videoların ve yazıların engellenmesi sağlanmalı, engelli bireyi rencide ederek istismarına sebep olacak hiçbir haberin görsel ve yazılı medyada yayımlanmaması sağlanmalıdır.

Sunumu gerçekleştiren akademisyenler

1.İstanbul Gelişim Üniversitesi IISBF işletme (İngilizce) Bölümü Öğretim Üyesi Ass.Prof.Dr.Mustafa YURTTADUR

2.Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu Özel Eğitim Öğretmeni /İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Kuruluşları Yöneticiliği Bölümü Yıldırım Bayezit DELDAL

3.Özel Memorial Hizmet Hastanesi Poliklinik Hizmetleri Serap YILMAZ

4 İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme-Doktora Bölümü Hasan ÖZTURAN

 

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here