Anasayfa Haber Erdoğan’dan Mavi Marmara çarkı: “Giderken bana mı sordunuz?”

Erdoğan’dan Mavi Marmara çarkı: “Giderken bana mı sordunuz?”

Paylaş

ÖZGÜRLÜKÇÜ SOL-Cuhmurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, verdiği iftar yemeğinde gündemde olan bir çok konuyla ilgili konuştu. T24’ün haberine göre Erdoğan’ın konuşmasında Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerle ilgili söylediklerinden dikkati çeken kısımlar şöyle.

İsrail ile 6 yıl sonra gelen anlaşmaya da değinen Erdoğan, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili “Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? Biz zaten yardımı yaptık, yapıyoruz. Bunları da yaparken, gövde gösterisi olsun diye mi yapıyoruz? Edebi adabı içinde yaptık yapıyoruz” ifadelerini kullandı. 

Erdoğan şöyle devam etti: “13’ü yabancı uyruklu 41 kişi hayatını kaybetti. İlk anda 239 yaralımız vardı. Bu yaralılarımızın büyük bir kısmı taburcu oldu ve 100 civarında şu anda tedavisi devam eden yaralılarımız var. Türkiye dünyanın en eli kanlı terör örgütlerinin hedefinde olan ülke olarak ağır bir imtihandan geçiyor. “

“IŞİD” demeye dili varmadı

Erdoğan Atatürk Havalimanı katliamı ile ilgili değerlendirme yaptığında saldırının faillerine işaret ederken IŞİD demeye dili varmadı.“Terör örgütlerinin amacı Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaktır. Taviz vermeye zorlamaktır. Biz Çanakkale’de çeyrek milyon ferdini kaybetmesine karşın kardeşliğini kaybetmemiştir. Sicil vatandaşlarımızı şehit edenlerin kimler olduğu çok açık ortada.  

Türkiye dünyanın en eli kanlı örgütlerinin hedefinde olarak ağır bir imtihandan geçiyor. Er ya da geç Allah’ın izniyle bu işin üstesinde geleceğiz. Gerek güvenlik güçlerimizden gerekse sivil halktan kayıplar vermeye devam ediyoruz. Biz bu can kayıplarını şehit olarak kabul ediyoruz”

İsrail ile ilişkiler

Erdoğan konuyla ilgili şunları söyledi: “Biliyorsunuz, İsrail’le de malum gemi saldırısından sonra da sorunlu olan ilişkilerimizi düzeltmede önemli adımlar attık. 

Değerli kardeşlerim, Türkiye olarak biz hangi adımı atıyorsak atalım bu adım bilinmelidir ki her zaman karşılıklı milletlerin kazanımına dayalı bir adımdır. Hiçbir zaman hiçbir adımı tek taraflı düşünmedik. Kazan kazan esasına dayalı olarak bu adımları astmışızdır. Türkiye de kazanmalı Rusya da kazanmalı, İsrail de kazanmalı. Hassasiyetimiz olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Fakat İsrail ile ilgili olayları bazıları farklı şekilde kaşıyorlar. Biz ilişkilerimizi niye kesmiştik. Peki, duruşumuzda o günden bu güne herhangi bir değişiklik oldu mu olmadı. Şimdi Obama’nın araya girmesiyle başlayan yeni süreç 3 başlık talebimiz vardı, özürdü bir tanesi, özür olayını bizzat Obama’nın yanında İsrail Başbakanı ifade ettiler. O günden bugüne üç yıl içerisinde İsrail tarafıyla görüşmeler oldu. Niye anlatıyorum bunları? Hedef saptıranlar var. Duymayıp uyduranlar var. Vatandaşlarımız bunları bilsin istiyorum, olayı yaşayan benim. Sen neyi duydun, neyi gördün, neyi bildin? Söylemediğim şeyleri söylemiş gibi gösterenler var, akşam başka sabah başka konuşur çünkü bunlar. İkinci madde neydi? Dedik ki tazminat. Görüşmeler yapıldı, 20 milyon dolar 10 şehidimiz için tazminat belirlendi. Siz daha fazlasına layıksınız diyorlar, kanın rakamı olur mu? Böyle bir tazminata karar verilmiş, alır veya almaz biz burada uluslarası bazda bir adım atıyoruz. Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? Biz zaten yardımı yaptık, yapıyoruz. Bunları da yaparken, gövde gösterisi olsun diye mi yapıyoruz? Edebi adabı içinde yaptık yapıyoruz.” 

2014’de “biz izin verdik” demişti

Erdoğan 2014 yılı Temmuz ayında İstanbul’da Dostluk Derneği’nin iftarında konuşurken Gülen cemaatini eleştirmiş ve Mavi Marmara’nı İsrail’e gidişine siyasi otorite olarak izin verdiklerini söylemişti. Erdoğan o konuşmasında “Pensilvanya’nın bu kuruluşa(İHH) olan kini, bu yardım teşkilatının İsrail’e verdiği rahatsızlıktan dolayıdır. İsrail, Pensilvanya… Pensilvanya’nın İsrail’e karşı bir açıklamasını duydunuz mu? Duyamazsınız. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? İsrail’in Mavi Marmara’dan dolayı bu yardım teşkilatına kini var. Pensilvanya’nın da aynı sebeple bu kuruluşa kini var. Ne diyordu, ‘Otoriteden izin almalılardı’. Otorite kim, güneydeki sevdikleri mi, yoksa biz mi? Eğer otorite Türkiye’de bizsek biz zaten izni verdik. Ama onlara göre İsrail.” demişti.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here