Anasayfa Köşe Yazıları Erol KATIRCIOĞLU yazdı:‘Yeni’nin ayak sesleri’ *

Erol KATIRCIOĞLU yazdı:‘Yeni’nin ayak sesleri’ *

Paylaş

‘Yeni’yi ‘eski’nin içinden de görmek mümkün.
Kurşunkalem uçları gibi çıkıyorlar ortaya.

Görmezseniz de onlar bir yolunu bulup hissettiriyorlar varlıklarını.

Tıpkı Kürt sorunu gibi.

İsterseniz ağzınıza almayın ‘Kürt’ kelimesini.

İsterseniz ‘Paraları dökerim, sorunu da çözerim!’ demiş olun.

Fark etmiyor.

Farketmeyecek.

Kürtlerin bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olmalarını engelleyen her şey kalkacak yakında.

Ya da ‘başörtüsü’ meselesini alın.

İsterseniz başörtüsü taktığından dolayı bazı gençlerimizi okullara almamaya devam edin.

İsterseniz kamu alanı benim dediğim yerlerden geçer, ‘Başörtülüler dışarı!’ demekte ısrar edin.

Fark etmiyor.

Fark etmeyecek.

Yakında başörtülülerle başörtüsüzleri ayıramayacaksınız bile, göreceksiniz.

Göreceksiniz.

İsterseniz ‘Piyasaların önlerini açıyoruz!’ sloganıyla dere tepe dolaşıp ne kadar da ‘serbestçi’ olduğunuzu cümle aleme göstermeye devam edin.

İsterseniz ısrarla piyasaların önünü açmaya yönelik ona buna teşvikler vermeye de.

Ama olmayacak.

Amerika’daki ‘Mortgage’ krizinin bir dönemin sonuna işaret ettiği gerçeğini görmezden gelemeyeceksiniz.

Eninde sonunda serbest piyasanın ‘kamu’ yani ‘toplum’ tarafından ‘düzenlenmesi’ konusunda konuşur bulacaksınız kendinizi. Göreceksiniz.

Ya da yanınıza aldığınız bir iki işadamıyla cümle âleme ‘Biz burada sizler için ne evler, ne çarşılar, ne yollar yapacağız’ demekte devam edin.

Kendinizi ikide bir televizyonlara atıp ne cevval, ne işbitirici olduğunuzu kanıtlama çabasına da.

Ama fark etmeyecek.

İnsanlar giderek daha yüksek sesle sormaya başlayacaklar

‘Bütün bunlar için bize sordunuz mu?’ diye. Göreceksiniz.

İsterseniz bugüne dek devlet kadrolarında, yaptıklarınızı vatana ve millete hizmet olarak yaptığınızı söyleyip yapmaya devam edin.

İsterseniz yaptığınız işin zor ve yıpratıcı olduğundan dem vurup özel statülerinizin devamından yana ısrarlı da.

Ama olmayacak.

Her geçen gün ayrı bir sınıf olduğunuz gerçeği üzerine sessiz de olsa insanların konuşmakta olduğunu duyup göreceksiniz.

Bütün bunlar ne anlama mı geliyor?

Bütün bunlar ‘bahar’ gibi ‘demokrasinin’ de bu memlekete gelmekte olduğu anlamına geliyor.

Belki yalnızca ‘tomurcuklarını’ görebiliyoruz şimdilik. Ama gelmekte olduğu kesin.

Bütün bu mahkemeleşmeler, bütün bu kapatma-kapatmama senaryoları, bütün bu beni dinledin, dinlemedimler, bütün bu patırtılar, bu gürültüler bu değişimin ayak seslerinden başka nedir ki?

Kesin dediysem kendiliğinden olacak bir şeyden de söz etmiyorum tabii ki. Ama demokrasi bu ülkede de uğruna bir çaba çıkarılacak kadar anlamlı bir kavram olmaya başladı bile.

*Bu yazı, 2008’in Mayıs ayında Radikal Gazetesi’ndeki köşemde yayınlanmıştı. Toplumsal haksızlıkların nasıl eninde sonunda kalkacağına dair o günün tartışmalarıyla ilgili radikal demokrat bir duruşu ifade etmeye çalışmıştım. Çözüm sürecinin bu önemli kavşağında yazıyı yeniden hatırladım ve Özgür Gündem okuyucularının da okumasını istedim.(günem)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here