Anasayfa Dergi ‘Evlerimiz yıkık, gönlümüz kırgın’

‘Evlerimiz yıkık, gönlümüz kırgın’

Paylaş

‘Binali Yıldırım gelmiş buraya, neye neye gelmiş buraya?

Başbakan Yıldırım dün Diyarbakır’da ‘gönülleri onarmaya geldik’ dedi. Alipaşa ve Lalebey mahallesinde yaşayanlar ‘Evlerimiz yıkık, gönlümüz kırgın’ diyor ve soruyor: Nereye gideceğiz biz?

 


Bahar KILIÇGEDİK ‘in ARTI GERÇEK  için hazırladığı haber


İş makineleri Sur’a bağlı Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yıkıma devam ediyor. İş makinelerine TOMA, zırhlı araç ve polisler eşlik ediyor. Her akşam Sur Platformu tarafından iftar verilen mahallede akşam saatlerinde hareketlilik olsa da sabah ve öğle saatlerinde mahalle sessiz ve terk edilmiş bir görünüme bürünüyor. Yıkımın yaşandığı mahalleyi dolaşıyoruz. Az sayıda insanın kaldığı mahallede zaman zaman elektrik ve su kesintilerinin yaşanması insanları daha da mağdur etmiş durumda. Başbakan Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’a gelişinden önce tepki olmasın diye suların verildiğini söyleyen bir mahalleli, “Başbakan gitti ya birkaç saate kalmaz yine suyu keserler diyor”.  Her iki mahallede daha önceki yerel yönetim ve hükümete tepki var.

Başbakan Binali Yıldırım Diyarbakır ziyareti mahallenin gündeminde…  Diyarbakır’ın Sur ilçesinde restorasyonu yapılan tarihi yapıların açılışına katılan Başbakan Yıldırım, tarihi Ulucami önünde yaptığı konuşmada, “Yıkılan evlerin en güzelini yapacağız, yıkılan dükkanlar güzel güzel yapıyor. Ama yıkılan gönüllerin tamiri zordur. Asıl olan gönüller yapmaktır. Gönüller yapmaya geldik” dedi.  Ancak yanı başında aylardır yıkım olmasın diye çağrıda bulunan, ‘buradan başka bir yerde yaşayamayız’ diyen insanlar seslerini Başbakan’a duyuramadı. Onların evleri yıkık, gönülleri ise kırgındı. Kimi belki Başbakan gelir diye bekledi kimi ise tepkiliydi.

‘NEYE GELMİŞ BURAYA NEYE NEYE…’

“Çaresizlik nedir bilir misin” diye soruyor Mehmet Ak. Binali Yıldırım’ın Diyarbakır ziyaretine değiniyor; “Başbakan gelmiş buraya… Neye neye gelmiş buraya! Gelsin Kürtlerin haline bir baksın. Yeter ya yazığığ ya yazığız yazığ. Yeter ya. Benim buradan taşınmam için evimin karşılığında 41 bin TL verilmiş. Git bu parayla ne yapıyorsan yap diyorlar. Bu parayla biz ne yaparız. 4 aileyiz. Çocuklarımızla, torunlarımız iç içe yaşıyoruz. Evde kimse çalışmıyor. Tek çalışan da benim. Hurda toplayarak satıyorum. Karnımızı bile doyuramıyoruz. Burası da bitti ne yapacağım. Açlıktan gebereceğiz.”

‘BU PARAYLA EV Mİ ALAYIM, KARIN MI DOYURAYIM’

Miyaser Çınar’da sohbete dahil oluyor. Onun da derdi aynı. Kendisine evi karşılığında 29 bin TL verildiğini söyleyerek bir bir anlatmaya başlıyor derdini; “Bir oğlum cezaevinde, iki oğlum benimle yaşıyor. Eşim hasta, tedavisini bile yapamıyoruz. Kızım vefat ettiği için torunlarıma da ben bakıyorum. Babaları çocuklarını bir daha sormadı bile. Eğitimi bakımı her şeyleri benim sorumluluğumda. Şimdi size soruyorum bu parayla ev mi alayım, ailedeki 9 kişinin karnını mı doyurayım. Biz, Başbakan’ın buraya gelmesini bekliyorduk ama gelmedi. Herkesi vicdanı ile baş başa bırakıyorum. Başbakan gelsin parayı ona vereyim, bize bu parayla kendi ev alabiliyorsa alsın. Başımızı koyacak bir ev istiyoruz. Evimiz olsun kuru ekmeğe razıyız.”

‘HANİ KİMİN GÖNLÜNÜ HOŞ ETMİŞLER’

Başbakan’ın mahalleye gelerek sorunlarını dinlemeleri ve çözüm bulmalarını bekleyenlerden biri de Kafiye Sun’du. Evlerini terk etmeyeceklerini söyleyen Sun; “Keşke Başbakan buraya gelseydi. İnsanların gönlünü alıp, gelip halimizi görseydi. Biz aylardır susuz ve elektriksiz yaşıyoruz. Evimizi yakında yıkacaklar. Hani kimin gönlünü hoş etmişler! Kimsenin gönlünü hoş etmemişler. Başbakan gelmedi, biz de onu görmedik. Evimizi gelip yıksınlar, biz buradan çıkmayacağız. Ben evimin yerine ev istiyorum. Ben Sur’a alıştım, hepimiz bir ev gibiyiz. Buradan başka nereye giderim. Hiçbir yerde yaşayamam.  Eşim 15 yıl önce öldü. Tek başınayım bana niye yardım etmiyorlar” diyor.

‘NEREYE GİTSEK ORADAN TAŞINMAK ZORUNDA KALIYORUZ’

Sur’da çatışmaların yoğun yaşandığı Hasırlı Mahallesi’nden Alipaşa’ya taşınan Özlem Duran, buradan da ‘acele kamulaştırma’ kararı nedeniyle taşınmak zorunda… 4 çocuğu ile kendisinin yaşanan çatışmalardan sonra psikolojilerinin bozulduğunu anlatan Duran, mahalledeki yıkımla birlikte çocuklarının ruh halinin daha da kötüleştiğini ifade ediyor. Eşinin  işsiz olduğunu annesinin aylığı ve bakıcı parasıyla geçinmeye çalıştıklarını anlatan Duran; “Aylık elimize 920 TL geçiyor. Bin TL’den fazla giderimiz oluyor. Şuan mahalle bakkalına bin TL borçluyum. Paramız olmadığında en azından bakkalda borç defterine yazıyorduk. Bizim günlük cebimizde paramız olmaz ki. Hayatta başka bir yerde yaşayamayız” diye ekliyor. Başbakan ziyaretine de değinen Duran, “Başbakan dün Sur’daydı. Ama buraya uğramadı. Gönlümüz kırgın onlara. Her tarafı yıkıyorlar. Her yıkımda içimiz parçalanıyor. Nereye gitsek orası yıkılıyor bu yüzden ben Başbakan’a kırgınım.  Bizleri perişan ettiler. Bizleri sokaklara attılar. Buradan başka gidecek bir yerimiz yok. Burada bize yer yapsaydılar”diye konuştu.

Mahalledeki yaşanmışlıkları, hatıraları ve ekonomik koşulları nedeniyle evini terk etmek istemediğini ifade eden Fasıla Özgüzel,”Evimizi bizden almasınlar, kiracıyız buraya verdiğimi kirayı başka bir yerde veremeyiz. Ekonomik gücümüz yok. Herkesi vicdanı ile baş başa bırakıyorum. Başbakan’da geldi buraya ne onu gördüm ne o bizi gördü. Tek isteğim bizden evimizi almasınlar” diyerek çağrıda bulunuyor.

Ekonomik durumu oldukça kötü olan mahalleliler, çaresiz hala seslerini duyurmaya çalışıyor. Sur’da evlerinden çıkmayan insanlar, bir zamanlar komşularının oturduğu evlerinin yıkım manzarasını seyrediyor. Yıkım devam ettikçe sıranın kendilerine geleceğini biliyorlar.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here