Anasayfa Röportaj EZGİ KOMAN’LA SÖYLEŞİ “Türkiye Çocuklar için Adaletsizliklerin, Zorlukların Ülkesi”

EZGİ KOMAN’LA SÖYLEŞİ “Türkiye Çocuklar için Adaletsizliklerin, Zorlukların Ülkesi”

Paylaş

Gündem Çocuk 22 Kasım 22016 günü yayınlanan 677 sayılı KHK ile kapatılmıştı. Dünya Çocuk Hakları gününden iki gün sonra yani.

Dünya Çocuk Hakları Günü, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 1989’da Birleşmiş Milletler’de kabul edildiği 20 Kasım tarihinde kutlanıyor.

Amaç dünya ölçeğinde çocuk hakları ve bu haklara ulaşamayan çocuklar hakkında farkındalık yaratmak. Türkiye’de bu alanda çalışan en aktif hak örgütlerinden biri Gündem Çocuk derneği idi.

2005’te Ankara’da kurulmuştu ve çocuk gelişimciler, sosyal hizmet uzmanları, sosyologlar, psikologlar, hukukçular, eğitimciler, mimarlar, akademisyenler görev alıyordu.

22 Kasım gürü kapatılan 375 dernekten biri de Gündem Çocuk’tu.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 20 Kasım1989’da Birleşmiş Milletler’de kabul edildi. 20 Kasım tarihi dünya ölçeğinde çocuk hakları ve bu haklara ulaşamayan çocuklar hakkında farkındalık yaratmak amacıyla Çocuk Hakları Günü olarak kabul edildi.

Türkiye, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi 1990 yılında imzaladı.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye buradan ulaşabilirsiniz.

Gündem Çocuk kapatıldı ama bugün Çocuk Hakları Günü. Çocuk haklarında ise son bir yılda bir iyileşme yaşanmadı.

Türkiye’de çocuk ihlal rakamları

bianet’in Erkek Şiddeti Çetelesi her ay erkeklerin kız çocuklarına uyguladığı cinsel istismarı raporluyor. bianet’in çalışmasındaki rakamlar, kadınlara olduğu gibi kız çocuklarına da uygulanan cinsel istismarın sistematik bir halde olduğunu ortaya koyuyor.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nin verilerine göre Ağustos 2017 itibariyle cezaevlerinde 12-17 yaş arası 2 bin 800 çocuk var.  2013’ten bu yana altısı intihar sonucu olmak üzere toplam 13 çocuk cezaevinde hayatını kaybetti.

Nisan 2017 itibariyle 0-6 yaş arası 560 çocuk annesiyle birlikte cezaevinde.

Tıklayın – Türkiye’de 2 Bin 800 Çocuk Hapiste

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) “Türkiye’de Çocuk İşçi Olmak” başlıklı bir raporuna göre 2 milyona yakın çocuk çalıştırılıyor; üstelik çocuk işçilerin yaklaşık yüzde 80’i kayıtdışı.

2017-2018 Eğitim ve Öğretim yılı ise sınav sistemi değişiklikleriyle başladı. Eğitim tartışmaları sürüyor. Çünkü Türkiye OECD’nin üç yılda bir hazırladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nda (PISA) 2015 sonuçlarında temel üç alanda listenin sondan ikinci sırasında yer aldı.

TIKLAYIN – Evlenen Her 100 Kişiden 18’i Çocuk

UNICEF’in verilerine göre Ocak 2017 itibariyle Türkiye’de, 1,2 milyonu aşkın mülteci çocuk yaşıyor. En az 380 bini ise okula gidemiyor.

Kısacası bir Dünya Çocuk Hakları Günü’nde daha çocukların temel haklarını sağlama konusunda Türkiye’nin kat etmesi gereken uzun bir yolu var.

Kapatılmadan önce Gündem Çocuk Derneği’nde çalışan Ezgi Koman ile son bir yılı ve bugünkü durumu konuştuk.

Gündem Çocuk’un kapatılması 2016’da Çocuk Hakları gününe yakın bir zamana denk gelmişti. Şaka gibiydi ya da özellikle yapılmıştı sanki.  Bir yıl boyunca Gündem Çocuk ekibi neler yaptı? Çocuk hakları için yaptığınız hangi çalışmalar akamete uğradı? 

Evet, 22 Kasım 2016 tarihinde yayımlanan KHK ile kapatıldı derneğimiz. Bu anlamda da oldukça manidar bir vakitti. 363 gün oldu dernek kapatılalı. Kapatıldığımızdan beri öncelikle derneğin kapatılmasına ilişkin hukuki yollara başvurduk. Ancak KHK ile kapatıldığı için tüm başvuru yolları kapalıydı. Bu sebeple bir sonuç alamadık. Son olarak da OHAL komisyonuna başvurduk. Dileriz ki adaletli kararlar verir komisyon… Ancak çok da umutlu olmadığımızı söyleyebilirim.

Bunun dışında dernek kapatıldığından beri Gündem Çocuk ekibi, birtakım çalışmalar sürdürmeye devam etti. Çocuk haklarıyla ilgili çeşitli kurumların çalışmalarında yer aldı. Ancak kurumsal olarak yürüttüğümüz pek çok çalışma ne yazık ki bu süreçte yarıda kaldı. Hazırladığımız düzenli raporlardan takip ettiğimiz davalara, MEB ile yaptığımız protokol temelinde okullarda fiziksel güvenlik çalışmamıza kadar pek çok çalışma yarıda kaldı. Örneğin AİHM’e götürmeyi planladığımız 13 yaşında kaçak bir iş yerinde çalışırken pres makinesine sıkışarak yaşamını kaybeden Ahmet Yıldız’ın davası. Anayasa Mahkemesine götürdüğümüz çocuk evliliklerine verilen iznin iptali davası da ne yazık ki aynı şekilde yarıda kaldı.

Gündem Çocuk Derneğinin Yarım Kalan Başlıca Çalışmalar

1- Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı Raporu,
2- Türkiye’de Çocuğa Yönelik Ayırımcılık Raporu,
3- Yasamada Çocuk Raporu,
4- Mülteci Çocukların Vatansızlık Riski Raporu,
5- Milli Eğitim Bakanlığıyla yürütmekte olduğumuz Okullarda Fiziksel Güvenlik Projesi,
6- AB Bakanlığı ve Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi ile birlikte Polonya’dan La Strada Vakfı ortaklığıyla yürüttüğümüz Çocuğa Yönelik Ticari Cinsel Sömürüye Son Projesi,
7- Çocuk evliliklerinin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi’ndeki başvurumuzun takibi
8- Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar Konulu Gençlerin Güçlendirilmesi Projesi
9- Takibi yapılan çocuk hak ihlallerine ilişkin davalar ( Yunus Eser, Ahmet Yıldız, Nihat Kazanhan,  Lütfillah Tacik, Samsun’da velayetin kötüye kullanılması davası)

Bu bir yıl boyunca gözlemlediğiniz ana sorunlar neler? Gündem çocuk kapatılmamış olsaydı şunu yapardık dediğiniz neler oldu?

Kapatıldıktan sonra geçen yıl içerisinde ne yazık ki çocuk hak ihlalleri devam etti. Üstelik daha da ağırlaşarak ve derinleşerek. Örneğin çocuk adalet sistemi, çocuk cezaevleri. Bu alanda yıllardır pek çok çalışma yapılmasına karşın çok ağır hak ihlalleri yaşanmaya devam ediyordu. Ancak son bir yıldır özellikle OHAL etkisiyle cezaevleri çok daha kötü duruma geldi. Ne yazık ki tutuklu çocuklara ulaşmak çok zor. Çok ağır hak ihlali haberleri gelmesine karşın cezaevleri ziyaretleri yapılamıyor. Dolayısıyla çocukların neler yaşadığı tespit bile edilemiyor.

Aynı şekilde yıllardır özellikle de UNİCEF’in katkılarıyla çocuk adalet sistemini iyileştirmek için yüzlerce avukata, hakime ve savcıya eğitimler verildi. Ancak son dönem ihraç edilen hukukçuların yerine alınan kişiler çocuk adalet sistemi ve ilkeleri konusunda oldukça birikimsiz. Bu da ne yazık ki çocukların yaşamını olumsuz olarak yansıyor.

Şiddet de artarak devam eden hak ihlallerinden birisi. Özellikle ev içi, erkek şiddetine maruz kaldığı hak ihlalleri çok sık yaşandı.

OHAL sürecinde pek çok çocuğun ebeveyni tutuklandı. İhraçlar sebebiyle çocuklar öğretmenlerinden ayrı kalmak zorunda kaldı. Ayrıca 2015 yılında yükselen çatışmaların yaşam alanlarında yaşanması sebebiyle çatışma atıkları sebebiyle pek çok çocuk yaşamını kaybetti.

İstismar, çocuk evlilikleri, eğitimin dinselleşmesi yine önemli sorun alanları olarak karşımızda duruyor.

Çocuk işçiliği derinleşerek, ağırlaşarak devam etti. Çocuklar okula gitmek yerine çalışmak zorunda bırakıldılar, hatta iş cinayetlerinde yaşamlarını kaybettiler.

Ve son yıla bakınca önemli bir hak ihlali, yine yaşam hakkı ihlali. 2015 Haziranın sonra özellikle yaşam alanlarında başlayan çatışmaların etkisi hala sürüyor. Çatışma döneminde patlamamış mühimmat temizlenmediği için çoğunlukla çocuklar olmak üzere pek çok yaşam hakkı ihlaline yol açıyor.

Mülteci çocukların durumu da gün geçtikçe ağırlaşıyor. Okula erişimden çalıştırılmamalarına, sağlık hakkından barınmaya kadar tüm alanlarda pek çok hak ihlalleri yaşandı

Çocuk hakları denilince akla artık daha çok mülteci çocuklar geliyor. Hak ihlalleri en çok mülteciler arasında yaşanıyor gibi bir tespitte bulunmak için elimizde ne gibi veriler var? Ya da bu konuda devletin kapsamlı bir çalışması var mı?

Aslında sistemli bir veri ne yazık ki yok. Ne kamuda ne de sivil toplum örgütlerinde izlemeyi ve etkili politika üretmeyi sağlayacak veri yok. Ama buna karşın mülteci çocuklar hak ihlallerine uğruyor cümlesi rahatlıkla kurulabilir. Çünkü mülteci çocukların yaşadıkları, nasıl bir ülkeye geldikleri ile yakından ilgili. Ne yazık ki Türkiye çocuklar için adaletsizliklerin, zorlukların ülkesi. Öyle olunca da mülteci çocuklar bu durumdan muaf olamıyorlar. Onlar da Türkiye yurttaşı olan çocuklar gibi; şiddete uğruyor, yaşam hakkı ihlaline maruz kalıyor. Eğitime ve sağlığa yeterince erişemiyor ya da çalıştırılmak zorunda bırakılıyor.

Bu yıl eğitim dönemi başlarken Eylül ayında birden TEOG ve üniversite sınavı sistemlerinin değişmesi gündeme geldi. Eğitime ulaşma sorunlarının olduğu bir ülke olarak Türkiye hakkında fikriniz nedir?

Dedim gibi Türkiye çocuklar için adaletsizliklerin eşitsizliklerin ve zorlukların ülkesi. Ayrımcılığın eğitim alanında çok net açığa çıktığı bir ülke.

bianet’te geçtiğimiz yıl (Eylül 2016) hapis cezası alan çocuk sayısının son 10 yılda 34 kat arttığı şeklinde bir haber yapmışız. Ağustos 2017’de de 12-17 yaş arası 2 bin 800 çocuğun hapiste olduğu şeklinde bir haberimiz var. Türkiye çocuklarını neden bu kadar çok ve kolay hapse atıyor?

Bunun en büyük sebebi çocuğun insan haklarının ne devlet tarafından ne de toplum tarafından benimsenmemesi. Biraz da çocuk algısına ilişkin riyakar tutumun net ifadesi. Bir yandan masumluk atfettiğimiz çocuklar öte yandan tehlikeli bulup kapattığımız…

Çocukları hak ve özgürlükleri olan bireyler olarak görmediğimiz zaman onları kapatmakta da bir beis görülmüyor. (HK)

Haluk Kalafat

ODTÜ, Siyaset Bilimi mezunu. Üniversite yıllarında Abra ve Patika adlı dergilerin yayınlanma süreçlerinde yer aldı. Bir süre Sol Yayınları’nda editörlük yaptı. Gazeteciliğe GazetePazar’da başladı; ardından Hürriyet gazetesinde çalıştı. Daha sonra Habertürk – Yarın gazetesi, Picus Edebiyat Dergisi’nde, Sabah ve Habertürk dergi gruplarında çalıştı. 2011’den bugüne bianet haber sitesinde çalışıyor.

bia

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here