Anasayfa Haber Firdevs Hoşer yazdı :Biz hiç kardeş olmuş muyduk?

Firdevs Hoşer yazdı :Biz hiç kardeş olmuş muyduk?

Paylaş

Sosyalist Feminist Kolektif (SFK)’dan üç kadın, Bartın’da HDP vekil adayı kız kardeşimiz Diren’le dayanışmak için geçen hafta Bartın yollarına düştük; benim ikinci, arkadaşlarımın ilk gidişiydi Bartın’a, Mayıs ayının son günleri, Karadeniz daha bir yeşile durmuş…

Seçim hayatımızın en ortasında, başka bir şey konuşamaz olduk memleketçe. Diren bizi karşılıyor ve önce HDP il binasına gidiyoruz, gençler var, tv de Selahattin Demirtaş’ın İstanbul konuşmasına kiltlenmiş herkes, biz ise işe yarama derdindeyiz, hani arkadaşımıza desteğe gelmişiz ya, işe yarayalım istiyoruz.

Giderken Karadeniz illerinin HDP karşısındaki tutumu üzerinde konuşuyoruz çokça. aklıma Ahmet Türk’ün Samsun’da yüzüne atılan yumruk geliyor…

Cumartesi günü zarflara konulmuş HDP bildirilerini adreslere dağıtmaya çalışıyoruz, kapalı zarflar elimizde, kimse de kime ait olduğunu sormuyor doğrusu…

Pazar sabahı Amasra’ya turistik bir gezi yaptıktan sonra Bartın’a dönüyoruz. kendi aramızda Bartın maço bir kent mi, değil mi sohbetleri yapıyoruz bir yandan da. bazı kentler erkek kokar ama Bartın çok da öyle gelmiyor bize… şahane ahşap evleri olan, güzel mi güzel bu kente torpil mi geçiyoruz ne!

Bartin il yönetimindeki arkadaşlarımızla belediye önünde seçim standı açmaya karar veriyoruz, yağmur dindikten sonra.

İlk kez seçim standı açılacak; yönetimden iki emekli arkadaşımız, vekil adayımız ve üç İstanbullu. ekip halkların kardeşliğinin ispatı adeta; Hemşinli, Aydınlı, Dersimli, Bartınlı...

Standımızı açmaya giderken emniyete haber veriyoruz, geliyorlar bizi korumaya! okumuşsunuzdur, daha önce HDP il binasına saldırı olmuş, tabela sökülmüş, pankart indirilmişti.

Standımızı açıp bildirilerimizi dağıtmaya başlıyoruz. çok sevgiyle aldıkları söylenemez ama biz kararlıyız dağıtmaya. bir iki Kürt oldukları çok anlaşılan işçi, kendiliğinden standımıza gelip bildiri alıyor. çok oyalanmıyorlar ama. Bartın’da Kürt olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmişler çoktan…

Yaklaşık yarım saat sonra bir genç bildirimizi aldıktan sonra yırtıp yere atıyor, biz yırtılan bildirimizi yerden alıp dağıtmaya devam ediyoruz, güzel Bartın sokaklarının çöplük olmasını istemediğimiz bir yana onca emek ve umutla hazırlanmış bildirilerimiz ayaklar altına alınmasın istiyoruz.

Bir süre sonra alınıp yere atılan bildirilerin sayısı artıyor. 20 li yaşlarında bir genç kadın bildirimizi yırtıp yere attıktan sonra “çok cesursunuz!” diyor bize, biz müslüman mahallesinde salyangoz satanlara…

Etrafımız kalabalıklaşmaya başlıyor, güvenlik sorunu baş gösteriyor, toplanıyoruz 1.5 saat bildiri dağıttıktan sonra…

Biz önde, siviller arkada ve onların arkasında toplananlar…

– Utanmıyorsunuz bir de Bartınlı olacaksınız!

– Burası Türkiye!

– Ülkücüler burada!

– PKK dışarı!

– Vatan hainleri!

Arkamıza bakmadan, hızla parti binamıza gidiyoruz, binanın etrafında birikiyorlar. Bartin HDP kurucusu Kadir Bey bizi rahatlatmaya çalışıyor, yüzünden gülümsemesini eksik etmeden. 74 yaşında olduğunu söylüyor, içime umut doluyor…

Bartın’da ne kadar zor ve önemli bir iş yaptıklarını söylüyoruz onlara ve hepsini kahramanımız ilan ediyoruz, Diren zaten kahramanımızdı…

Yüreğimizi Bartın’da bırakıp geri dönüyoruz, ne oluyor bu Karadeniz’e diye konuşuyoruz, ne oldu da bu halk hiç bir çıkar çatışması olmayan başka bir halka düşman oldu diye konuşuyoruz…

Bu ülke topraklarından hep kovuluyoruz diyoruz, eskiden komünist oldğumuz için, şimdi de Kürt olduğumuz için…

Biz hiç kardeş olduk mu diye soruyorum arkadaşlarıma. bunu söylerken Çamlıhemşin Ortaokulu’ndaki bir anım aklıma geliyor. okulumun yamuk bahçesinde kız kıza ip atlamak isterken oğlanlar bizi oradan çıkartmak istiyor. kendi aralarında Lazca konuşuyorlar. ben Osman’a kızıp “seni öğretmene söyleyeceğim Lazca konuşuyorsun” diyorum. o zamanlar beni oyun alanından çıkartmak istemesinin nedenin Laz olması değil erkek olması olduğunu bilmiyorum…

11 yaşındaki Hemşinli bir kız çocuğuna Lazca’nın değil de Türkçe’nin konuşulması gerektiğini kim öğretmiş onu da bilmiyorum... (Osman şimdi Çamlıhemşin Belediye Başkanı oldu AKP saflarından). ama Laz’lardan korkmam gerektiği söylenmiş, onu biliyorum…

”Kız alıp vermek olay olur onu da biliyorum…”

Her dönem bir düşman yaratmış muktedirler halklar için, hep korkmuşlar birbirine el veren halklardan, hep sopa vermişler halklara birbirlerine sallasınlar diye…

HDP’den bu nedenle korkuyorlar işte, bir Bartınlı’nın, bir Hemşinli’nin, bir Aydınlı’nın ve bir Dersimli’nin yüreği aynı amaçla attığı için…

Lakin düşmanlıktan beslenenler ırkçılığın sopasını sallatacak birisini bulacaklar hep…

“BİZ” el ele tutuşarak sırtımızı onlara dönüp birbirimizin gözlerinin içine bakarak umut olacağız, güç olacağız kendimize… “BİZ”e; kadına, işçiye, gence, çocuğa, doğaya…

“BİZ” hepimiz…

firdevs hoşer

(SFK)Sosyalist Feminist Kolektif aktivisti

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here