Anasayfa Haber ‘Fırtına Vadisi ve Geliyê Godernê mücadelesi ortaktır’

‘Fırtına Vadisi ve Geliyê Godernê mücadelesi ortaktır’

Paylaş

 
Karadeniz’de yapılması planlanan ve yayla yollarını birbirine bağlayacak olan “yeşil yol” projesine karşı direnen yaşam savunucularına destek veren Kürdistanlı ekolojistler, Karadeniz’de direnen Havva Ana ile Geliyê Godernê’nin sular altında kalmaması için direnen Berivan Ana’nın mücadelesinin ortak olduğuna vurgu yaptı. Karadeniz’deki 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak olan yaklaşık 2 bin 600 metre olması planlanan “yeşil yol” projesine karşı, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı yaylalarda başlayan direniş tüm Türkiye’nin gündemine oturdu. Fırtına Vadisi İnisiyatifi, öncülüğünde yürütülen mücadelede Havva Ana direniş noktasında dikkat çekerken Karadenizli yaşam savunucularına bir destek de Kürdistanlı yaşam savunucularından geldi. Hidroelektrik santraller, barajlar ve kum ocakları ile Kürdistan’ın doğasını katleden zihniyet ile Karadeniz’de yeşil yol için ısrar eden zihniyetin aynı olduğuna dikkat çeken yaşam savunucuları, Karadeniz’de direnen Havva Ana ile Geliyê Godernê’nin sular altında kalmaması için direnen Berivan Ana’nın mücadelesinin ortak olduğu ve mücadelenin birlikte yapılması çağrısı yapıldı. Amed Ekoloji Meclisi Eşsözcüsü Gültekin Aydeniz, halkların yaşam alanlarının katledilmesine karşı mücadelenin ortaklaşmasının sonuç alıcı olacağını ifade ederek, Karadeniz’in cennet yaylalarının cehenneme çevrilmeye çalışıldığını söyledi. Karadeniz halkının yaylalar ile organik bağı olduğunu ve bu bağın koparılmasına karşı mücadelenin yükseldiğini belirten Aydeniz, herhangi bir yere yol götürüldüğünde mutlaka ekolojik tahribat yaşandığına dikkat çekti. Sistemin yeni bir tüketim alışkanlığı oluşturduğunu ve sermayenin sürekli olarak doğa tahribatıyla beslendiğini dile getiren Gültekin, “Oysa binalar karnımızı doyurmayacak toprakla bağımız koptuğunda yaşamla bağımız kopmuş oluyor. Bu nedenle biz Kürdistan’da mücadele ediyoruz, Karadenizliler de kendi yaylalarında mücadele ediyor. Bizlerin mücadeleleri ortaktır ve ortaklaşarak büyümelidir” dedi. Amed Ekoloji Meclisi Eşsözcüsü Aynur Leygara da, mücadelelerin ortaklaştırılmasına vurgu yaparak, Karadeniz’de direniş ile özdeşleşen Havva Ana’nın mücadelesinin Kürdistanlı kadınların ekoloji mücadelesinden çok da ayrı görülmeyeceğini söyledi. ‘Yeşil yol paranın sömürünün yolu’ DTK Ekoloji Komisyonu üyesi Sergen Sucu da, “Gönlüm tamamen Havva Ana’nın yanında” diyerek başladığı konuşmasında, “yeşil yolun” paranın ve sömürünün yolu olduğunu ifade etti. Karadenizli eylemcilerin “Ben devletin yapıcısıyım, kurucusuyum. Sen nasıl olur da benim irademi çiğnersin? Yeşil yol bahanesi ile kendi sermayeni desteklemek için nasıl bu yolu yaparsın?” sözlerini hatırlatan Sucu, Karadeniz halkının mücadelesinin Kürdistan’daki mücadeleye çok benzettiğini dile getirdi. Sucu, “Munzur’da Hasankeyf’te halk çok mücadele etti. Bu mücadeleler ile Karadeniz’deki mücadele arasında hiçbir fark yoktur. Aslında tüm ekolojik yıkımlar birbirini etkiliyor ve tetikliyor. Bu nedenle de bu mücadeleler ortaklaşmalı” diye konuştu. ‘Mücadeleler ortaklaşmalı’ Amed Ekoloji Meclisi üyesi Orhan Balyan da, insanlık değerlerinin sermaye ve sistem tarafından yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, buna karşı direnen halkların da olduğunu ifade etti. Kürdistan’daki mücadele ile Karadeniz’deki mücadelenin arasında hiçbir fark olmadığını ifade eden Balyan, “Karadeniz’de talan yapan zihniyet ile, Kürdistan’da talan yapan zihniyet aynıdır ve bu nedenle de, mücadelenin ortaklaşması gerekiyor. Havva Ana’nın mücadelesi Godernê Vadisi’nde yaşayan Berivan Ana’nın mücadelesi aynıdır. Fırtına Vadisi ile Godernê Vadisi arasında hiçbir fark yoktur. Mücadeleler ortaklaşmalı” diye konuştu.diha
Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here