Anasayfa Forum Gazetecilere çağrı: Kalbinizi açın ve gerçeğin peşine düşün

Gazetecilere çağrı: Kalbinizi açın ve gerçeğin peşine düşün

Paylaş

 Yeni Zelanda Auckland Teknoloji Üniversitesi’nden (AUT) Dr. Rukhsana Aslam, gazetecilerin toplumdaki görev ve sorumluluklarını unuttuklarını belirterek, hükümetlerin ve resmi kurumların açıklamalarını baz alarak haber yaptıklarını, bunun da barışa hizmet etmediğini söyledi. Vietnam Savaşı’ndan sonra oraya gidip ölüm ve yıkımı gören gazetecilerin, insanlığa gerçeği söylemek gerektiğini kavrayıp “Barış gazeteciliği”nin çıkmasına neden olduklarını kaydeden Alsam, Kürdistan’daki devlet katliamlarını görmezlikten gelen ana akım medyaya, “Kalbinizi açın ve oralara gidin, işinizi yapın. Gözlerinizi ve kalbinizi açın. Kendinizi görün, kendinizi hissedin, kendinizi yazın. Hükümete, ordulara güvenmeyin. Kendi gözlerinizle görün gidin” çağrısında bulundu.

Yeni Zelanda Auckland Teknoloji Üniversitesi’nden (AUT) Dr. Rukhsana Aslam, “Barış gazeteciliğinin Türkiye, Pakistan ve Yeni Zelanda medyasındaki pratikler ve iletişim eğitimindeki yerini” anlatmak üzere Bağımsız iletişim Ağı’nın (bianet) davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Önümüzdeki Cumartesi günü Hafıza Merkezi’nden gazeteci Murat Çelikkan ve Kadir Has İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş ile birlikte Cezayir Restorant’ta düzenlenecek olan “Barış gazeteciliği” başlıklı panele katılacak olan Aslam, “Barışa hizmet eden gazetecilik nasıl olmalı?” başlığında konuştuk.

İlk olarak “Barış gazeteciliği”ni tanımlayarak sözlerine başlayan Aslam, “Barış gazeteciliği”nin gazetecilerin bir tepkisi olarak ortaya çıktığını hatırlatarak, gazetecilikte neyin yanlış olduğuna dair bir tepki olduğunu vurguladı. 1950’lilerin sonunda Vietnam Savaşı’ndan sonra oraya giden gazetecilerin ölümü ve yıkımı görüp ülkelerine geri dönmelerinin ardından sinir krizi geçirdiklerini ve insanlığa karşı işlenmiş olan büyük bir suçun parçası olduklarını anladıklarını belirten Aslam, bu gazetecilerin insanlığa gerçeği söylemek gerektiğini kavrayıp “Barış gazeteciliği”nin çıkmasına neden olduklarını anlattı.

‘Gazetecilik barışa hizmet etmeli’

Gazetecilerin uzun zamandır, insanlarla değil ordularla ve hükümetlerle el ele olduklarını fark ettiklerini ve bu aşamadan sonra kendi rollerini sorguladıklarını belirten Aslam, “Böylece gazeteciliğin savaşa yaradığını gördüler. ‘Hayır gazeteciler savaş değil barış yapmalı, gazetecilik, barışa hizmet etmeli’ dediler. Böylece barış gazeteciliği ortaya çıktı” dedi. Akademisyenlerin ve gazetecilerin bir araya gelerek gazeteciliğin savaşa hizmet ettiğini ortaya çıkardıklarını ve “Hayır bu yanlış bir gazeteciliktir” dediğini anlatan Aslam, bu yüzden barışa hizmet eden bir gazeteciliğin geliştirilmeye çalışıldığına vurgu yaptı.

‘Gazeteciler kendilerine soru sormayı bıraktı’

Gazetecilerin sadece Türkiye’de değil dünyada egemenlerin görüşüne göre haber yaptığını bunun da gazeteciliğin en önemli sorunlarından biri olduğunu söyleyen Aslam, gazetecilerin önce kendilerine dönüp, “Ben neden gazetecilik yapıyorum? Benim gazeteciliğim neye hizmet ediyor?” sorularını sormaları gerektiğini söyledi. Gazetecilerin insanlara soru sormaktan kendilerine soru sormayı bıraktığını ifade eden Aslam, gazetecilerin kendilerine soru sormaya başladıkları anda gözlerinin açılacağını söyledi.

‘Özgür basın gerçeğin peşinde’

Özgür basın çalışanlarının kendilerine soru soran gazeteciler olduklarını ve kendilerine soru soran gazetecilerin hikayelerinin çok farklı olduğunu dile getiren Aslam, şunları aktardı: “Sizler kendilerinize soru sordunuz ve kendi gerçeğinizi bulma derdinize düştünüz. Hükümete inanmak yerine gerçekleri öğrenmek yerine gerçeği bulmaya çalıştınız. Bu da sizi farklı kılıyor.”

Ana akım gazetecilerin kibirli ve tembel olduklarını söyleyen Aslam, bu tür gazetecilerin, gazetecilerin toplumdaki görev ve sorumluluklarını unuttuklarını vurguladı. Barışın bir “Değer” olduğunu “Konu” olmadığını hatırlatan Aslam, barışa bir konu olarak bakıldığında problem olduğunu belirtti.

‘Barış bir değerdir konu değil’

“Bir gazeteci olarak insanlar size güveniyor siz onlara gerçeği söyleyeceksiniz” diyen Aslam, “Siz onlara hikayenin tüm taraflarını anlatacaksınız. Adalet, barış bir değer. Barış bir konu değil. Buradaki problem de bu. Gazeteciler, barışı bir konu olarak görüyor. Oysa barış bir değerdir. Gazetecilerin barışın ne olduğunu iyi anlaması gerekiyor. Eğer konu olarak görürlerse bunu aktivistlik olarak algılıyorlar. Ama değer olarak görürlerse önemini anlayıp barış gazeteciliği yapabilirler” dedi

‘Gazeteciler işlerini iyi yaparak barışa katkı sunabilir’

Gazetecilerin, barışın bir değer olduğunu anladığında barışı kucaklayacağını ancak bunun zaman alacağını kaydeden Aslam, bunun da “Barış gazeteciliği”nin yeni olması ile alakalı olduğunu söyledi. Gazetecilerin işlerini iyi yaparak barışa katkı sunabileceklerini bunun için ayrıca mücadele etmelerine gerek olmadığını aktaran Aslam, şunları aktardı: “Senin işin ve yaptığın işteki hikayelerin bunun yolunu açacak. İnsanlar aptal değiller, insanlar aslında birinin ona yalan söylediğini gerçeği söylemediğini biliyor. Zaman alabilir ama bu süreç geçecek. Birisi gerçek hikayeyi yazdığında, senin yalan haberin geçerliliğini kaybedecek.”

‘Değişimi tek bir gazeteci yapabilir’

Ana akım medyada gerçeği yazan bir gazeteci bulmanın zor olduğunu ancak 20 gazeteci yalan yazsa bile gerçeği yazan bir gazetecinin değişimi tek başına başlatabileceğini belirten Aslam, “Bir harekete gerek yok. Bu benim fikrim bir harekete gerek yok. Çünkü hareketlerin liderleri olur. Onun takipçileri olur. Ama bu aşağıdan, aşağıdaki gazetecilerden başlayacak böyle yukarı çıkacak. Yanardağ gibi patlayacak. Tüm dünyayı etkileyecek sahip olan bir barış gazeteciliği durumu yaratacak” diye konuştu.

‘Barış gazeteciliğinin yolu gerçeği anlatmaktan geçer’

“Barış gazeteciliği” yapmanın yollarını da anlatan Aslam, “Barış gazeteciliği”nin gazetecinin kendi içindeki gerçekten yola çıktığını, çünkü insanlara gerçeğin söylenebilmesi için gazetecinin önce kendisine gerçeği söylemesi gerektiğini söyledi. “İşte insanlara gerçeği söylediğinde insanlarla birleşirsin, bu da gazeteciliktir” diyen Aslam, “Barış gazeteciliği”nin gazetecilerin sorumluluğunda olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. “Barış gazeteciliği”ni inşa etmenin iki yolu olduğunu belirten Aslam, öncelikli olarak yapılması gerekenin tüm gazetecilere “Barış gazeteciliği”nin ne olduğunun anlatılması gerektiğini söyledi. “Mesela 200 yıl önce kimse, demokrasi, insan, çocuk, kadın haklarının ne olduğunu bilmiyordu” diyen Aslam, bugün bu okullarda bu kavramların iyi değerler olarak okutulduğunu “Barış gazeteciliği”nin de benzer durumda olduğunu söyledi. Aslam, “Bizler, gazetecilere barışın iyi bir değer olduğunu öğretmemiz lazım” dedi. İkinci yöntemin de işini düzgün yaparak barışa katkı sunulabileceğini söyledi.

‘Hükümete ve resmi kaynaklara güvenmeyin’

Aslam son olarak şunları söyledi: “Barışla hizmet ettiklerini söyleyenlere işinizi iyi yapın diyorum. Kürt illerindeki katliamları görmeyenlere, gerçeği anlatmayanlara da, kalbinizi açın ve oralara gidin, işinizi yapın. Gözlerinizi ve kalbinizi açın. Kendinizi görün, kendinizi hissedin, kendinizi yazın. İkinci kaynaklara güvenmeyin, hükümete ordulara güvenmeyin. Kendi gözlerinizle görün gidin.”

Rukhsana Alsam kimdir?

Pasific Media Center’da kıdemli araştırmacı olarak çalışıyor; araştırma odağını barış gazeteciliği, medya ve çatışma oluşturuyor. 1990’da Pakistan’daki Punjab Üniversitesi’nin İngiliz Edebiyatı ve Sosyoloji bölümlerinden mezun oldu. Aynı üniversitede İngiliz Edebiyatı yüksek lisans programına devam etti ve 1993’te Chevening bursu ile Londra’daki City Üniversitesi, Uluslararası Gazetecilik alanında yüksek lisans derecesini aldı. 2000 yılına kadar BBC, GEO TV ve Pakistan’ın en yaygın İngilizce gazetesi The News International, Rawalpindi’de çalıştı. 2004’te Fatima Jinnah Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin bölüm başkanlığını üstlendi ve aynı üniversitede ‘Kadının Sesi’ (Voice of Woman) radyo projesini yürüttü. 2010 yılına kadar Pakistan’da Hamarad ve Uluslararası İslam Üniversitesi’nde medya bölüm başkanlığı ve danışmanlığı yaptı, doktorasını 2014’te Auckland Teknoloji Üniversitesi’nde (AUT) barış gazeteciliği üzerine tamamladı.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here