Anasayfa Forum Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar buna ne diyecek?

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar buna ne diyecek?

Paylaş

Aylarca gizli bir savaş yürütülen Yüksekova’ya bağlı Geliyê Doskî’de köylerin çevresi, bağ-bahçeleri, ormanlık alanları, yayla ve otlaklar bombardımana tutuldu. Köy sakinlerinin hayvanları yer ve yaylalarından olurken, armut, elma, şeftali, erik ve ceviz ağaçları ya bombalanıp yakıldı ya da yerleri “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edilerek yasaklandığı için hasat zamanı toplanılamayıp çürüdü. Orgeneral Hulusi Akar’ın “Sivillere ve bağ-bahçelere zarar yok” iddiasını ise küle dönen ormanlık alan ile yerlerde ve dallarda çürümüş halde görüntülenen meyveler yalanlıyor.

AKP hükümeti ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı bordo berelilerin Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Geliyê Doskî bölgesinde, 14 Ağustos’ta startını verdiği hava destekli askeri operasyonlar, başta Serê Sate alanı olmak üzere Doskî, Şitazin (Yeşiltaş), Mêrgezer, Şagûlord, Gûlord, Mêrgan, Kepîr, Weregoz, Sat (İkiyaka), Oremar (Dağlıca) ve Binbir alanlarında yoğunlaşırken, devam eden operasyonlar esnasında sivil yerleşim alanları, yaylalar, köylerin etrafı, bağ-bahçeler ile yüzlerce hektarlık ormanlık alan bombardımana tutulup yakıldı.

Tablo Akar’ın iddiasının tam aksine

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) maşası havuz medyasının “Mehmetçiğin başarısı” diye servis ettiği Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın konu ile ilgili geçen günlerde yaptığı açıklamada, “TSK, tüm kademelerde, sivillere zarar verilmemesi konusunda çok hassas ve dikkatlidir. Bu hassasiyet ateş edip de sivile zarar vermemek bile değil, öncesinde önlem almayı da kapsar. Mesela daha ateş safhasına geçmeden, diğer işleri ve hazırlıkları yaparken, kimsenin bağına, bahçesine, tarlasına, evine, eşine, çocuğuna, kardeşine rahatsızlık verilmemesi konusunda emir veririz ve buna çok dikkat ederiz” iddiasında bulunmuştu. Ancak çatışma bölgesine giren DİHA’nın kayıt altına aldığı ormanlık alan ve bağ-bahçelerde, Akar’ı yalanlayan görüntüler ortaya çıktı.

Hasat zamanı bombardıman ve çürüyen meyveler

Orgeneral Akar’ı yalanlayan en büyük kanıtlar ise 35 kilometrelik alanda günlerce devam eden bombardımanın izleri ve yine yerlerde çürümüş halde görünen elma, üzüm, armut, erik, şeftali, alıç, kayısı ile bölgedeki köylülerin en büyük geçim kaynağı olan cevizler. Özellikle Şagûlord, Gûlord, Weregoz, Bêsêvê, Memişte, Oremar, Mêrgan, Xopenê ve Gelîyê Zêvê alanlarındaki bağ-bahçelerin bombardımanla yakılıp yıkıldığı görülürken, birçok köyde de yurttaşlar bağ-bahçeleri “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildiği için hasatlarını toplayamadı. Kimi yerlerde ağaç dallarında çürümüş haldeki meyveler görüntülenirken, kimi yerlerde ise meyvelerin ağaçların diplerinde çürüdüğü gözlendi. Yine, ormanlık alanlarda yaşayan dağ keçisi, sincap, ayı, tilki, kaplumbağa gibi hayvanlar ya yuvalarından oldu ya da canlarından.

Köylülerin geçim kaynaklarına devlet darbesi!

Yine, söz konusu alanlarda köy sakinlerinin bağ-bahçeler, otlak ve yaylaları, köylerin çevresi ve hatta kimi köylerin kendisi bile “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildi. Sivillerin kendi topraklarına girişleri engellemesiyle, özellikle hasat zamanı büyük maddi hasara neden oldu. Köylüler, kışlık odun toplayamazken, hayvanlarını da yaylalardan çekip köylere getirmek zorunda kaldı. Bölgedeki en büyük geçim kaynağı olan arıcılığın da büyük zarar gördüğü görülürken, bombalanan alanlar arasında arıcılık yapılan alanlar da bulunuyor.

90’lı yıllarda devlet tarafından boşaltılan Pêşkesrî (Köşkünü) mezrasında da yurttaşların meyveleri ağaç dallarında çürürken, mezrada sadece 2 ailenin kaldığı görüldü. Devlet baskısı nedeniyle yurttaşlar sadece yaz aylarında hasat için köye gelirken, bu yıl askeri ablukadan dolayı ilgilenilemediği için büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Mezrada oturan 68 yaşındaki Sabiha Oyman, bölgede bir savaşın yürütüldüğünü ifade ederek, “Burası çok güzel bir bölge. Ancak bu yıl savaş vardı. Ağaçlarımız, meyvelerimiz, elma, armut, şeftali ve cevizler çürüdü. Bu tepelere hep bombardımanlar yapıldı” dedi.

Kendi köylerine giremiyorlar

Devam eden operasyonlar ve savaştan dolayı hasat zamanı gelemediklerini kaydeden Kemal İşleyen de, askeri ablukanın kısmen kalkmasından sonra imza atarak mezralarına geldiğini söyledi. En büyük geçim kaynağı olan ceviz ağaçlarının büyük zarar gördüğünü belirten İşleyen, şöyle devam etti: “Bu bölgede yaşayan tüm yurttaşların cevizleri ve bağ-bahçeleri büyük zarar gördü, talan oldu. Bu yıl da meyvelerimiz ağaç diplerinde çürüdü.” Geldikleri Kamışlı Karakolu’nca imza atsalar bile girmelerine izin verilmediğini hatırlatan İşleyen, “Bir iş yapamaz olduk, geçim kaynağımız buydu. Geliyê Doskî’de tüm köylerde durum bu. Herkesin en az 100 teneke cevizi vardı ancak hepsi çürüyüp gitti. Böyle nereye kadar gidecek? Devletten ricamız bu süreci düzeltsin, yurttaşları perişan etmesin. Kendi köylerimize giremiyoruz, her yer talan oldu” şeklinde konuştu.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here