Gökhan Kaya : Liberaller Ensar Vakfı’nın ‘önüne yatmaktan’ vazgeçmeli!

Paylaş
Karaman’da bir din öğretmenin en az 10 çocuğa yıllar boyu tecavüz ettiği ortaya çıktı, biliyorsunuz. Yargı süreci devam ediyor.

Nereden baksanız buzdağının görünen kısmının altında çok daha büyük bir facianın olduğunun ip uçları sırıtıyor.

Ensar Vakfı ve KAİMDER Erdoğan Ailesi ve yakınlarının kuruluşları. Çocukların kaldıkları yurtlar kaçak. Hiçbir denetime tabii değiller. Ne doğru dürüst psikolog ne de pedegog var. Çocuklar imamlara emanet.

Tecavüzcü öğretmen daha 2000 yılında jandarmaya şikayet edilmiş taciz şüphesinden, ama hiçbir işlem yapılmamış. Muharrem B.’nin neredeyse bütün mülki amirlerle kişisel ilişkisi var. İldeki AKP’li yöneticileri tanıyor.

Ortada sadece bir seri tecavüz vakası yok, AKP’nin dindar nesil yetiştirme sisteminin nasıl bir felaket olduğunun canlı kanıtı da var. Bu durumun en fazla farkına varmış kesim AKP camiası. O nedenle daha başta, Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi hep beraber Karaman Olayı’nın önüne yattılar.

Tezleri; böyle tek bir vakayla ‘islamcı vakıf ve dernekler” suçlanamazdı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ‘bir kereden bir şey olmaz’ dedi ve beklendiği gibi bazı‘liberaller’ tarafından da desteklendi. Tez, en başta artık AKP’nin Halkla İlişkiler Sorumlusu haline gelen Ahmet Hakan tarafından satışa sunuldu.

Büyük bir cehalet. Söylediğim gibi olayın nedeni sadece bir sapık öğretmen değil. Çocukların eğitiminin evrensel bilimsel-seküler değerlerden tamamen azade, denetimsiz bir kuruma fiilen devredilmesidir.

Liberal kesimden ikinci bir destek daha geldi AKP’ye bu konuda. O da CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun Ensar Vakfı’nın ‘önüne yattığını’ söylemesinin sonrasında gerçekleşti.

Oya Baydar şunları yazdı: “CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ramazanoğlu için sarf ettiği “Ensar Vakfı’nın önüne yattı” sözünün en hafif deyimle yersizliği, düzeysizliği, binbir dereden su getirilerek aklanmaya çalışılıyor.”

Nuray Mert ise şöyle dedi: “Ana muhalefet partisi ve genel olarak muhalif çevreler, konunun üzerine seviyeli ve ciddi biçimde gitmeyi başaramadı. O da yetmedi, ana muhalefet lideri kelimenin tam anlamı ile “düşüncesiz” bir laf etti, ortalık iyice karıştı”

Bana kalırsa bu iki liberal-demokrat yazarın tavrı bir faciadır.

Neden?

Sayın Kılıçdaroğlu, bu mevzuda eski AKP’li Bakan Muammer Güler’in Reza Zarrab’a yönelik kullandığı  ‘önüne yatmak’ deyimini sarf ederek daha baştan sözlerinin sağ sola çekilmesine imkan vermemiştir. Sözün ‘koruma-kollama’ anlamında kullanıldığı açıktır.

Bu tartışmaya AKP tarafından girmek o kesimin ‘algı yönlendirmesine’ destek olmak anlamına gelir ve yanlıştır.

Esas mesele ise şudur; bir Bakan’a yönelik ima iddiası ile 10 çocuğa yıllarca tecavüz kıyaslanabilir şeyler değildir. İkisini aynı yazıda kullanarak; ‘olay korkunç ama Kılıçdaroğlu da böyle dememeliydi’ye getirerek olayı eşitlemek, tecavüzü önemsizleştirmektir.

Medya eşit olmayanları eşitler ve algıyı yönlendirir.
Hep örnek verilir; Batılı televizyonlar aynı gün, bir Balina’nın başına gelenleri Afrika’daki bir soykırımdan daha fazla bir sürede ve daha dokunaklı vermişlerdi diye.
Ertesi gün sorsanız birçok insanın balinaya daha çok üzüldüğünü görebilirdiniz.

Bugün liberal-demokratların Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken yaptığı şey de aynısıdır. Tecavüzün sıradanlaştırılması-önemsizleştirilmesidir.

Demokrat-laik tüm gazeteci ve yazarların bana kalırsa öncelikli işi Karaman tecavüzlerindeki halkaların ve sorunlu sistemin ortaya çıkarılmasıdır. Bu denetimden uzak ‘dindar nesil’ yetiştirme örgütlenmesinin ifşaa edilmesidir.

turnusol

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here