Gündem Çocuk Derneği : ‘Devlet için Efe yaramaz, Uğur terörist’

Paylaş

Gündem Çocuk Derneği tarafından 18 ayrı çocuk hak ihlali dosyası incelenerek hazırlanan “Çocuk Hak İhlallerinde Cezasızlık Raporu” açıklandı. Türkiye’de ‘cezasızlığın’ bir rejim haline dönüştüğünü söyleyen Gündem Çocuk Derneği’nden Ezgi Koman, devletin çocuk hak ihlallerinde hep savunmada, meşrulaştırma çabası içinde olduğunu belirtti ve “Onlar için Efe yaramaz, Uğur terörist” dedi.

Gündem Çocuk Derneği’nin katkılarıyla ve avukat Şahin Antakyalıoğlu, Dilek Kumcu ve Sezgi Korkmaz tarafından hazırlanan 2004-2015 yıllarını kapsayan “Çocuk Hak İhlallerinde Cezasızlık Raporu” kamuoyu ile paylaşıldı. Çocukların yaşadıkları hak ihlallerinin cezasız kalmasında yargının rolünü ve algısını görünür kılmak, öneriler geliştirmek amacıyla “Türkiye’de Çocuğa Yönelik Cezasızlığın Ortadan Kaldırılmasında Sivil Toplumun Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında hazırlanan rapor, derneğin Çocuk Hakları Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

“AİHM Standartlarında Yaşam Hakkı”, “İşkence ve Kötü Muamele Yasağı ile Özel ve Aile Hayatına Saygı” ve “Etkili Başvuru Hakkı”na dair bilgilendirmelerin olduğu, 18 ayrı davanın analizlerinin yer aldığı ve bunların sonuçlarının incelendiği 3 ayrı bölümden oluşan rapor hakkında Gündem Çocuk Derneği üyesi Ezgi Koman bilgilendirmede bulundu.

‘Cezasızlık bir rejim’

Cezasızlığın bir rejim, yapısal bir sorun olduğunu vurgulayan Koman, bu duruma her devlette sıkça rastlandığını ifade etti. Bu cezasızlık halini ise “devletin kendi işlediği ya da önlemediği suçların ört bas edilmesi” şeklinde tanımlayan Koman, Türkiye’de devletin sorumluluk üstlenmediği ve sorunun sistemden kaynaklanmadığı savunmasına sığındığını ifade etti.

Koman, devletin “sistem temsilcileri yanlış davranmaz” şeklinde olaylara baktığını belirterek, Avrupa Birliği İlerleme Raporları’nda ve Avrupa Komisyonu’nun özel raporlarında da cezasızlıkla mücadeleye yer verildiğine işaret etti.

Devletin 3 temel tutumu

Çocuklara yönelik tüm hak ihlallerinde devletin 3 genel tutumu olduğunu vurgulayan Koman, bunları ise şöyle açıkladı: “Devlet, kamu görevlilerinin çocuklara karşı doğrudan ya da ihmal sebebiyle işlediği yaşam hakkı ihlallerinde kendini savunma pozisyonuna çekiyor, üçüncü kişilerin ihlallerinde -yasal zemini olsa bile- meşru gösteriyor, eğer olayı örtbas edilemiyorsa da ‘münferit’ diyor.”

Devlet hep savunmada

Yine devletin hak ihlallerinde her seferinde hep aynı gerekçelerle meşrulaştırma yoluna gittiğine de söyleyen Koman, okulundaki ihmalkarlık yüzünden üzerine lavabo düşerek yaşamını yitiren Efe Boz ile Mardin’de polis tarafından katledilen Uğur Kaymaz’ı hatırlattı. Koman, “Devlet hep savunmada. Onlar için Efe yaramaz, Uğur terörist” dedi.

Devlet raporlarıyla katliamlar üstü örtülüyor

Koman, Adana’daki Lice protestoları sırasında İbrahim Aras adlı çocuğun polis tarafından katledilmesine dair Adli Tıp Kurumu’nca (ATK) hazırlanan raporu da hatırlattı. Raporda yapılan inceleme sonucu vücutta metalik cisim imajı, yani kurşun benzeri bir cisme rastlanmadığının belirtilmesine Koman, “Biz biliyoruz ki devlet bir görevlisinin yaptığı hak ihlalinin üstünü en çok bu tür raporlarla örtüyor, cezasız bırakıyor” sözleriyle tepki gösterdi.

‘Cezasızlığı engelleyecek bir siyasi irade yok’

Koman’un sık sık “cezasızlık” hali karşılaştıklarını belirttiği bir diğer vakalar ise çocuğa yönelik cinsel istismar davaları.
Bu tür olaylarda faillerin yeterince cezalandırılmaması nedeniyle toplum ile mağdurun adalet duygusunun zedelendiğini kaydeden Koman, “Basına ve hukuksal sürece yansımayan pek çok ihmal ve istismar vakasının olduğu bilgisi çeşitli raporlarda sık sık gündeme gelmektedir. İhlallerin ortadan kaldırılmasını engelleyen kalın, güçlü bir duvardır. Ne yazık ki Türkiye’de bunu sona erdirecek siyasi irade ve çocukla ilgili hak temelli algı henüz yerleşmiş değil” diye konuştu.

Sistem fail lehine işliyor

Avukat Dilek Kumcu ise raporda yer alan 18 ayrı çocuk hak ihlali dosyaları incelendiğinde yargı sisteminin her zaman çocuğun değil, failin lehine işlediği sonucu ile karşılaşılacağını kaydetti. Kumcu, iç hukuktaki düzenlemelerin uluslararası perspektif ile uyumlu olmaması ve uygulayanların da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını kullanmamasının yanı sıra çocuk haklarına dair ilke ve standartların yargılama süreçlerinde gözetilmemesi gibi sisteme dair nedenlerin, cezasızlığı yarattığının altını çizdi.

Takım elbise ile iyi hal indirimi

Kumcu, yine sanıkların mahkemelerde ‘iyi hal’ indirimi ile ödüllendirmeleri üzerinde de durdu. Kumcu, sanıkların sadece duruşmaya gelmiş olması veya takım elbise giymesinin bile mahkeme tarafından indirim nedeni olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here