Anasayfa Köşe Yazıları Halim ÖZPINAR :10 Ekim Yas Günümüz

Halim ÖZPINAR :10 Ekim Yas Günümüz

Paylaş

10 Ekim sabahı erkenden, bombasız silahsız taşsız sopasız Ankara’ da Gar Meydanında toplanmıştık. Emeğin haklarını, demokrasiyi ve barışı bir kez daha savunacaktık.

O sabah… her defasında bizleri Hipodrum da, Gar Meydanında karşılayan kolluk güçlerinden eser yoktu. Durumun garipliğini paylaşanlarımızda oldu…

EŞİTLİK KARDEŞLİK ve BARIŞ yazılı renga renk balonlarımızla, flamalarımızla, özlü sözlerimizin yazılı olduğu pankartlarımızla yerimizi almaya başlamıştık Gar meydanında…
Yürüyüş başlamadan önce, tamda büyük patlamanın birinin olduğu yerde, günün anısına topluca fotoğraflar çekiniyorduk. Ülkenin dört bir tarafından gelen dostlarımızla muhabbet ediyor, hasret gideriyorduk…

Bizim KESK/Büro Emekçileri Sendikası yöneticilerinden Ahmet ACAR’la sonu gelmez konuşmalardan birini daha yapıyorduk ki, yine yöneticilerden Akın ŞİŞMAN’ın yüksek sesle “ARKADA SIKIŞMA VAR. İLERLEMEMİZ GEREKİYOR” bağırtısı üzerine, bulunduğumuz kahrolası yerden Ulus’a doğru yüz yüz elli metre ileriye taşındık. Yerimizi Demiryolu (KESK-BTS) ve Haberleşme(KESK/Habersen)’ li emekçilere bırakıyorduk.

Derken, saat 10.04’te yerleri sarsan büyük patlamalar ardı ardına gerçekleşti. İŞİD militanı canlı bombalar emek barış ve demokrasi yanlısı insanları hedef yapmıştı.
Neye uğradığımızı bilemeden, panikle Ulus’a doğru çekilmeye başladığımız anda, kolluk güçleri ellerinde coplarıyla, kalkanlarıyla saldırıya uğramış topluluğu yara yara ilerlemeye, patlama yerine doğru gitmeye çalışıyorlardı…

Opera köprüsüne ulaştığımızda, katliamın ilk görüntüleri şekillenmeye başlamış, ambulanslar, özel araçlar, polis otoları yaralıları taşımaya başlamıştı. Bende sessizce, büyük üzüntüyle elimdeki azot dolu, yerçekimine meydan okuyan, kırmızı, üzerinde büro emekçileri ve büyük harflerle EŞİTLİK yazılı balonumuzu, sarı ve beyaz renkli KARDEŞLİK ve BARIŞ balonumuzla buluşması dileği ile gökyüzüne bıraktım.

Akşam üzeri; korkunç kabus tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmış, siyasiler bildik ucu açık mesajlarını yayınlamaya başlamış, devlet yetkilileri, görevlileri kendilerince açıklamalar yapıyordu.

Garın tam önündeki birinci patlamadan dolayı ağır yaralı hastaneye kaldırılanlardan, İstanbul’dan arkadaşımız üyemiz ÖZVER GÖKHAN ARPAÇAY’ı o akşam kaybettik. Yer darlığından dolayı yerimizi terk ettiğimiz Demiryolu Çalışanları (BTS) ve Habersen üyesi onlarca arkadaşımız da bizim yerimize ikinci patlama yerinde hayatlarını kaybetmişlerdi… Sonrasında tablo korkunçtu. Emek demokrasi ve barış mitingine katılanlardan 107 si ölü ve yüzlercesi yaralı…

O gün yöneticimiz AKIN ŞİŞMAN, yer darlığı tespitinden hareketle iradi bir müdahaleyle BÜRO EMEKÇİLERİ’ nin hayatını burun farkıyla “kurtarmıştı”. Keşke o günlerin koşullarını –bilenler bilir- yer darlığından öte, iyi okuyabilen ortak akıl da tezahür etseydi de, o mitingi erteleseydi. Ama olmaz olsun, olan olmuştu. Kahrolası gerçek; olanda ve ölende geri dönüş yok…

Yazının konusu dışında olsa da; o dönemki siyasal iktidarın, diğer siyasilerin, idari sorumluların olay hakkındaki tutum ve davranışları ibretliktir. İlaveten 15 Temmuz darbesinden sonra basından öğreniyoruz ki; saldırının yapılacağı bilgisi, bir gün önceden FETÖ nün kullandığı by lock iletişim sisteminde paylaşılmış olduğunu da belirtmek gerekir.
Eminim o büyük ozanın “… sorarlar birgün… sararlar birgün…” dediği gibi güzel günler bir gün gelecek; unutmayacağımız, unutturmayacağımız emek barış ve demokrasi şehitlerinin de sessizce katılacağı emek egemen bir ülkede toplumsal barışın hakim olduğu bayram havasındaki mitinglerimizi yapacağız.

Halim ÖZPINAR
Büro Emekçileri Sendikası İstanbul Şube Yöneticisi 10 Ekim 2016

Halim Özpınar halim_ozpinar@hotmail.com

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here