Anasayfa Forum HDP Hukuk Komisyonu üyesi Av. Pınar Akdemir :İktidar sorumluluktan kaçma, savcılık gizleme...

HDP Hukuk Komisyonu üyesi Av. Pınar Akdemir :İktidar sorumluluktan kaçma, savcılık gizleme çabasında

Paylaş

Yüzü aşkın kişinin yaşamını yitirdiği Barış Mitingi’ne dönük bombalı saldırıyla ilgili siyasi iktidar sorumluluk almaktan kaçınırken, saldırıyı araştıran savcılık ise soruşturma dosyasını mağdur aileler ve hukukçularla birlikte bir bütünen kamuoyundan gizleme uğraşında. Soruşturma ile ilgilenen HDP Hukuk Komisyonu üyesi Av. Pınar Akdemir, saldırıda sorumluluğu ve ihmali olanların silsile içerisinde yargılanmaya açık hale getirilmeleri gerektiğini kaydetti.

Ankara’da gerçekleştirilmek istenen Barış Mitingi’ne yönelik gerçekleştirilen ve yüzü aşkın kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıyla ilgili siyasi iktidar, hala sorumluluk almaktan kaçma çabasında. Saldırıyla ilgili sadece Ankara İl Emniyet Müdürü ile iki şube müdürünü görevden alarak tepkileri hafifletmeye çalışan hükümet, daha önce Suruç ve Diyarbakır’da yaşanan bombalı saldırılarda olduğu gibi “yayın yasakları” ve soruşturma dosyasına getirdiği “gizlilik” kararlarıyla da kamuoyunu bu gündemden uzak tutmaya çalışarak, olayın üstünü örtme telaşında.

Alınan yasak ve gizlilik kararlarıyla sürdürülen hukuksuzluklar, patlamanın daha ilk anlarından başladı. Patlama olduğu anda, ambulans ve sağlık çalışanlarından önce alana polisler gelerek, patlamanın olduğu patlamadan sağ kurtulanlara gaz bombaları sıktı.

Yine savcı da patlamadan ancak 1,5 saat sonra olay yerine gelebildi. Sonrasında savcıların sayısı 4’e çıktı.

Patlama ile ilgili soruşturma dosyası ise bir bütünen TEM Şube Müdürlüğü’nde yürütülmesi gerekmesine rağmen, dosyaya bakan tek ekip müdürlükteki PKK Masası birimi. Dosya kapsamında şu ana kadar 3 kişi gözaltına alındı. Her üç kişi de canlı bombalarla bağlantıları oldukları iddiasıyla gözaltına alındı.

‘Ambulans ve polislerin delillerin üzerinde gezdiğine şahit olduk’

Soruşturma aşamasıyla ilgili yaşana gelişmeleri değerlendiren HDP Hukuk Komisyonu üyesi Av. Pınar Akdemir, öncelikle patlama esnasında olay yerinde yapılan inceleme üzerinde durdu.
Akdemir, ayrıntılı bir araştırma yapılması gereken olay yerinde, delillerin üzerinde ambulansların ve polislerin gezdiğine şahit oldukları dile getirdi. Yine savcıların avukatlar olarak kendilerini alandan çıkarmaya çalıştığını paylaşan Akdemir, açılan soruşturma dosyasına getirilen kısıtlama kararı ile ise dosyanın hem kendilerinden ve müştekilerin ailelerinden hem de cenaze yakınlarından kaçırılmaya çalışıldığını ifade etti.
Olay yerinde yapılacak inceme için Adli Tıp’çısından, sağlıkçısına ve savcısına kadar tam bir görevlendirmenin olmadığını kaydeden Akdemir, yine yeterli oranda bir görüntülemenin yapılmadığını söyledi.

‘Gizlilik kararı’nın üzerinde tarih bile yok!

Çıkarılan bu “gizlilik” kararının hukuka aykırı olduğunu da söyleyen Akdemir, alınan kararın üzerinde alındığı tarihin bile yer almadığını paylaştı. Akdemir, kararı şu sözlerle eleştirdi: “Bir güvensizlik var ortada. Eğer bu dosyanın mağdurları bu dosyaya ulaşamıyorsa, gelişmelere hakim engelleniyorsa, bu şüphelilere yönelik alınan bir karar değil, katliamın mağdurlarına yönelik bir kısıtlılık kararı olduğunu söyleyebiliriz. Biz bu kısıtlılık kararının Adana MİT TIR’ları dosyasında olduğu gibi sorumlularının bağlarından ve ilişkilerinden endişe edildiğinden verilmiştir.”

Savcılık ailelere ve avukatlara duyarsız

İlk gün hukukçular olarak kendi çabamızla yaralılar başta olmak üzere görgü tanıklarını ifadelerini alma noktasında iletişim bilgilerini tespit ettiklerini belirten Akdemir, aynı şekilde cenazelerin teşhisi için ailelerin getirilip götürülmesi noktasında da ailelere eşlik ettiklerini ifade etti. Akdemir, ama savcılık merciinin soruşturmayı bizzat terörle mücadele üzerinden yürütürken aileleri ve ailelerin avukatlarını muhatap alma noktasında duyarsız yaklaştığını kaydetti.

‘Davutoğlu’nun söylemleri suçtur’

Akdemir, Davutoğlu’nun açıklamalarının da ciddi olarak araştırılması gereken iddialar olduğunu kaydetti. ‘Canlı bombaların listesi elimizde var’ söyleminin bizzat ülkenin Başbakanı tarafından dile getirildiğini ve bu söylemin çok açık ve net bir itiraf olduğunu belirtti.
AKP hükümeti tarafından çok sert tartışma ve eylemlere rağmen yasallaştırılan “İç Güvenlik Paketi”ne işarete eden Akdemir, “Bugün bir insan bildiri dağıttığı için tutuklanabiliyorsa, IŞİD gibi kanlı bir çetenin canlı bomba listesinde bulunan kişilerin tutuklanmaması skandaldır. Bu kapsamda Davutoğlu’nun söylemleri hukuken bulunduğu konuma yasal olarak sorumluluk yükleyen söylemlerdir” dedi.

‘Davada AİHM’e gitmek için koşulları oluşmuştur’

Akdemir’e göre, katliam davası dosyasının AİHM’e götürülmesi için de tüm koşullar oluşmuş durumda. Akdemir, “AİHM başvuru kriterleri tam da bu kriterlerdir. İç hukukta bunu çözmenin pratiği olmayacağı hallerde AİHM ‘başvuru yapabilirsin’ diyor. Bu anlamda bu dosyada AİHM önüne gidilebilecek esaslı dosyalardan biridir” diye konuştu.

‘Yargılamaya açık hale getirilmelidir’

Dosya kapsamında yetkililerin görevden alınmadığını, sadece görevden uzaklaştırıldığını kaydeden Akdemir, “Bu silsile içerisinde yer alan tüm amir, tüm devlet güvenlik memurlarının, gerekirse sorumlulukları olan tüm bakanların yargılanmaya açık hale getirilmesi gerekir” talebinde bulundu.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here