Anasayfa Haber Zeynel Özgün yazdı: HDP’yi keşfetmek size de heyecan verecek

Zeynel Özgün yazdı: HDP’yi keşfetmek size de heyecan verecek

Paylaş

HDP, genel seçimlere bağımsız adaylarla değil de parti kimliğiyle gireceğini açıkladığı günlerde kimi çevreler iyi niyetle açılanabilecek bazı kaygılarla, kimileri de bir takım spekülatif ve fantastik komplo senaryolarıyla bu kararın yanlış olduğunu söyleyip duruyordu.

Hatta bazıları işi daha da ileri götürerek HDP’nin bu kararının, AKP ile yapılan örtük bir anlaşmanın göstergesi olduğu, asıl amacın AKP’nin değirmenine su taşımak olduğu safsatasını dillendirecek kadar ileri gitmişti.

Başından beri ısrarla vurgulandığı gibi HDP, Kürt siyasal hareketi ile Türkiye’deki sol, sosyalist, demokrat, ekolojist, gruplar ve kendini etnik, dinsel aidiyetlerle ifade eden çeşitli çevreleri bir araya getirme ve yeni bir siyasal seçenek oluşturma projesidir.

HDP, toplumun bütün mağdur kesimlerinin demokrasi ve eşitlik temelinde bir araya gelmesi iddiasının hayata geçirilmesi hedefini gözeten bir siyasal öznedir.

HDP, başta Kürt sorunu olmak üzere, yıllardır toplumdaki ayrışmaları ve çatışmaları derinleştiren bütün toplumsal sorunların barışçıl ve demokratik yollarla çözülmesini savunma ihtiyacından kaynaklanan bir oluşumdur.

HDP,  emek, doğa ve insanın sömürüsüne son vermeyi hedefleyen ve Kapitalizmin yarattığı sorunların eşit, demokratik, ekolojik bir hayat kurmakla aşılabileceği iddiasını hayata geçirmeyi amaçlayan bir projedir.

HDP, bütün etnik ve dinsel aidiyetlerin çoğul bir zenginlik içinde bir arada yaşamasını sağlayacak bir geleceğin mümkün olduğunu kanıtlayacak tarihsel olanağı işaret eden bir siyasal zemindir.

HDP’yle ilgili bu tanımlamaları benzer şekilde çoğaltıp alt alta yazmak ve bu listeyi uzatmak elbette mümkün, ama şimdilik yeterli.

Türkiye’deki toplumsal sorunların tamamına ilişkin bu denli bütünlüklü, bir biri ile tutarlı ve hayatta sınanabilen gerçekçi çözümler öneren bir öznenin, ülkenin siyasal atmosferinin en yoğun biçimde politize olacağı genel seçimlere parti kimliği ile girmemesi, kendi iddialarına olan güvensizliğini ifade ederdi. HDP’nin böyle bir güvensizliği hak edecek bir parti olduğunu söylemek de ona büyük bir haksızlık olurdu. Çünkü HDP’nin bugüne kadar gösterdiği siyasal performans, onun Türkiye’nin geleceğine ilişkin iddialarına güven duyulabileceği yönündeki güveni hak ettiğini açık bir şekilde gösteriyor.

Kaldı ki seçim aritmetiğinin bir başka boyutu vardı ki HDP de bunu ilk günden itibaren ısrarla ifade etmişti. Birçok çevrenin “AKP durdurulmalı, geriletilmeli” yaklaşımının gerçekleşebilmesinin en kestirme ve etkili yolu da HDP’nin meclise girmesi olacaktı. Gerek HDP’nin etkili ve inandırıcı muhalefet çizgisi ve gerekse seçim aritmetiği, AKP’nin durdurulabilmesi için zorunlu olanın HDP’yi meclis sokmak olduğunu gösterdi.

Son günlerde ardı ardına yapılan açıklamalar ve yazılan köşe yazıları, önümüzdeki dönemde HDP’ye olan ihtiyacın bir çok çevre tarafından daha net anlaşıldığı gösteriyor. Bunların bir kısmının içi çok rahat olmasa da, Türkiye’nin demokratikleşmesinde lokomotif görevi görecek siyasal odağın HDP olabileceğine yönelik beklenti giderek hızlı bir şekilde güçleniyor.  İlk anda akla bile gelmeyecek bazı çevreler hızla HDP’yi keşfetmeye başladı.

Ergun Babahan, Cüneyt Arcayürek ve Hikmet Çetinkaya gibi, HDP’ye destek çağrısı yapan bazı isimlerin bu çıkışı sürpriz gibi görünse de aslında haksız ve şaşırtıcı değil.

Doğrusu bir çok  çevrenin demokratikleşme adına HDP’den bu yöndeki  beklentileri hiç de yersiz değil. Çünkü HDP’de demokratikleşmeyi hayata geçirebilecek o maya var. Bunu herkes daha iyi görüyor, görecek. Çünkü herkesin demokrasiye ihtiyacı var.

Kalbi emekçiden, ezilenlerden, yok sayılanlardan, sömürülenlerden, mağdur edilenlerden yana atan her kes bu konuda daha cesur ve daha etkili bir tutum ifade etmelidir. Çünkü bu  eşikte bu nitelikteki bir toplumsal muhalefet hareketine güç katmak, her kesimin tarihsel sorumluluğudur. Bir iki gün içinde seçimlere yönelik tutumunu açıklaması beklenen BHH ve bileşenlerinin de bu tarihsel eşiği görmezden gelmeyeceğine inanıyorum

8 Hazirandan itibaren bizi daha iyiye taşıyacak bir Türkiye’ye uyanabilmemiz için mecliste güçlü bir HDP grubunun varlığına ihtiyaç var. HDP meclise girdiğinde uykusu kaçacak olanlar, sömürülenler, ezilenler, yok sayılanlar, solcular, sosyalistler, demokratlar, Kürtler, Aleviler, gayrı müslimler, demokrasi talep eden inançlı kesimler, ateistler, LGBT bireyler, ekolojistler, kadınlar, gençler olmayacak.

HDP meclise girdiğinde bütün bu mağdur ve mazlum kesimlere her türlü eziyeti edenlerin uykusu kaçacak.

Hala tanımadıysanız, emin olun HDP’yi keşfetmek size de heyecan verecek.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here