Anasayfa Haber İHD tutuklu 150 PYD’li için AYM’ye başvuracak

İHD tutuklu 150 PYD’li için AYM’ye başvuracak

Paylaş

Osmaniye T2 Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlalli, keyfi uygulama ve baskılara ilişkin raporu açıklayan İHD Akdeniz Bölge Temsilcisi Avukat Yasemin Dora Şeker, tutsakların gardiyanlar tahrik edilerek baskı uygulandığını belirtti. Görüşmelerden sonra tutsakların ayakkabılarının çıkartılıp yere vurmalarının istenilerek, küçük düşürüldüklerini söyleyen Şeker, tutsakların yaşananlar karşısında duyarlılık çağrısında bulunduğunu aktardı. İHD Adana Şubesi Eşbaşkanı İlhan Öngör ise,Türkiye cezaevlerinde 150’den fazla PYD’li veya Kobanêli siyasi tutsağın tutulduğunu belirterek, PYD’lilerin yasalara aykırı bir şekilde tutuklanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyledi.680x680nc-ada-190615-ihd-aciklama1

İHD Adana Şubesi, Osmaniye T2 Kapalı Cezaevi’nde tutulan tutsaklarla yaptığı görüşme ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu dernek binasında düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Toplantıya, İHD Adana Şubesi Eşbaşkanı İlhan Öngör, dernek yöneticileri, HDP Adana İl Eşbaşkanı Hüseyin Yıldız ve parti yöneticilerinin yanı sıra TUHAD-FED ile çok sayıda kurum temsilcisi katıldı. Toplantıda konuşan İHD Akdeniz Bölge Temsilcisi Avukat Yasemin Dora Şeker, Osmaniye T2 Kapalı Cezaevi’nde hak ihlallerinin yaşandığına dair başvuru ve duyumların artması üzerine 1 Haziran’da derneğin hukuk komisyonu olarak cezaevini ziyaret ettiklerini söyledi.

‘Kamera ile tutsaklar izlenerek psikolojik baskı yapılıyor’

Cezaevinde tutulan tutsaklar ve cezaevi yönetimi ile görüştüklerini söyleyen Şeker, tutsaklarla bire bir yaptıkları görüşmelerde ciddi hak ihlallerinin açığa çıktığını kaydetti. Şeker, tutsaklarla yaptıkları görüşmenin ayrıntılarına ilişkin şunları aktardı: “Osmaniye’ye sürgün edildiği için düzenli olarak avukatlarıyla görüşülmedikleri, bu şekilde hukuksal yardım almada zorlandığı, tepki vermeleri ve disiplin cezası almaları için gardiyanlar tarafından tahrik edildikleri, sıkça kendilerine ‘siz teröristsiniz’ gibi sözler sarf ederek omuz vurduğu, çıplak arama yaptırıldığı, cezaevi koşullarının kötü olduğu, 3 kişilik koğuşlarda 10-12 kişi kaldıkları, avukat ve aile görüşlerinden sonra ayakkabılarının çıkarttırılıp yere vurmaları istenerek küçük düşürüldükleri, bağırılarak sıraya girmelerinin istendiği, kamera ile izlenerek kendilerine baskı kurulduğu, yemeklerin kötü ve kalitesiz olduğu, küçük odalarda kalabalık kalındığı, TV kanallarının kısıtlandığı, özellikle İMC TV ve benzeri haber kanallarının engellendiği, görüşlerinin çok kısa ve yetersiz olduğu, hukuka aykırı herhangi bir suç işlemediği halde, aylardır tutuklu tutulmalarının hukuka aykırı ve haksızlık olduğunu belirterek bir an evvel serbest bırakılması için duyarlılık çağrısında bulunuldu.”

Kobanê’de yaralanan YPG’li tutsaklardan Muhammed Muhammed, Erkin Selanik, Savaş Sönmez ve Halis Bozkaplan’ın sağlık durumlarının kötü olduğunu ve tedavilerinin aksatıldığını söyleyen Şeker, bu durumun hayati risk ve kalıcı sakatlıklara yol açacağı tespitinde bulunduklarını aktardı. Şeker, YPG’li Seyithan Baydar, Halit Ahmed, Mehmet Mehmet Ali, Harun Açık ve Hüseyin Serbest isimli tutsakların tutuklanmadan önce kısmen tedavi edildiğini ancak tutulduktan sonra tedavi ve ameliyatlarının aksatıldığını ifade ederek, bu durumun kalıcı hastalıklara davetiye çıkardığını kaydetti. Cezaevi idaresinin bu durum karşısında gereken hassasiyeti göstermediğini dile getiren Şeker, koşulların düzeltilmesi ve sağlık hizmetleri konusunda cezaevi idaresinin pasif kaldığını aktardı.

Cezaevi değil işkencehane!

Hasta tutsakların durumuna ilişkin iletişim içerisinde bulundukları cezaevi idaresinin her seferinde sorunların çözüleceğine dair beyanda bulunduğunu ancak herhangi bir beyanın yerine getirilmediğini belirten Şeker, “Hasta tutsakların tedavilerinin yapılacağı söylendi ancak halen yapılmadı. Mahpus Savaş Sönmez ile ilgili sağlık sorunu aktarıldığında, onun da sağlık dosyasından ‘ameliyat olması uygudur’ şeklinde bir bilginin mevcut olduğu ve ilgilenileceği belirtilmesine rağmen bu raporun hazırlandığı güne kadar hastaneye sevk edilmediği öğrenilmiştir. Diş tedavilerinin yapılmadığı yönünde şikayetler aktarılmış olup, cezaevinde sadece 1 doktorun olduğu ve cezaevine haftada bir gün geldiği, tutuklu sayısının çokluğu sebebiyle yetersiz kalındığı belirtilmesine rağmen halen bu soruna çözüm üretilmemiştir. 3 kişilik odalarda 10-12 kişi kalındığı yönündeki şikayetlere çözüm üretilmeye çalışılacağı bilgisi verilmesine rağmen, halen sorun devam etmektedir. Yemeklerin kötü ve yenilemeyecek durumda olduğu şikayeti heyetimizce aktarılmış olup, bu durumun Adalet Bakanlığı ile ilgisinin olduğu, günlük üç öğün için verilen iaşe bedelinin toplam 5,00 TL olduğu, çok düşük olan bu iaşe bedelinden dolayı yemeklerin bu şekilde çıktığı, ilgili birimlerle görüşülüp yemek sorununun çözümü konusunda adımların atılması gerektiği üzerinde mutabık kalındı. Ancak geçen süre zarfında bu sorunların devam ettiği ve çözüm bulunmadığı bilgisi alınmıştır. Heyetimiz tarafından tespit edilen söz konusu hak ihlallerinin üzerine gidilerek acil çözümlerin üretilmesi, en temel insani hakların dahi çiğnendiği kötü cezaevi koşullarının düzeltilmesi ve Kobanê’de IŞİD vahşetine karşı insani duyarlılıkla savunma yaparken yaralanan mahpusların sağlık durumlarının acil takibi ve tedavilerinin geciktirilmeden yapılması gerekmektedir” diye belirtti.

Cezaevlerinde tutulan PYD’liler için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulacak

Şeker’in ardından konuşan İHD Adana Şubesi Eşbaşkanı İlhan Öngör ise, Türkiye cezaevlerinde 150’den fazla PYD’li veya Kobanêli siyasi tutsağın olduğuna dikkat çekerek, söz konusu kişilerin DAİŞ’e karşı savaştıkları için cezaevlerinde tutulduğunu kaydetti. Öngör, “IŞİD’e karşı savaşmak ve PYD, YPG’li olmak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre suç olmadığı gibi PYD ile YPG’nin yasadışı bir örgüt olmadığına dair Bakanlar Kurulu kararı vardır. Bu kişilerin cezaevinde tutulmasının tek dayanağı emniyet tarafından hazırlanan bir raporda PYD’nin PKK ile bağlantısının olabileceği ibaresidir” dedi.

Öngör, bu kişilerin usule aykırı olarak cezaevlerinde tutulduğunu belirterek, bu kişilerin cezaevinde tutulması ile suç işlendiğini kaydetti. Konuyla ilgili en kısa zamanda hukuki süreci başlatacaklarını ifade eden Öngör, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyledi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here