Anasayfa Haber İKİZLER AĞIDI

İKİZLER AĞIDI

Paylaş

Bayat dağının eteklerinden Sevim ananın sesi yükseldi : Mayısın içinde nedir bu ayaz, Ey ölüm beni de listeye yaz

Kemal Sağlam yazdı:İKİZLER AĞIDI

Ne zaman bir şey yazmaya çalışsam ilk kelime soru belirten bir sözcük oluyor. Niye bu kadar soru biriktirdim hiç bilmiyorum. Bu sorular kime soruluyor onu da bilmiyorum? Galiba kendime diyorum öylece bırakıyorum. Sonra…

Bayat köyü bizim köye 5 kilometre. Aramızda Bayat dağı dediğimiz küçük bir dağ var. Bizim köy Bayat’ın  kuzeyinde ,üstte. Çocukluğumda uyanır uyanmaz bu dağa bakardım.Çünkü babamın verdiği bazı görevler vardı.Yazları tütün zamanında ,sabahları çiğ yağdığından akşamdan kurumaya bıraktığımız tütünlerin  üstlerini örterdik. Benim görevimde sabah onların üstünü açmaktı.Babam Bayat dağına güneş vursun, hatta güneş bir adam boyu yükselsin ,tütünlerin üstünü öyle aç derdi.O zamanlar sadece tek acımıztütündü.O da ellerimizden yemeğimize bulaşır bir zaman damağımızda durur bir müddet sonra  giderdi. Sonra…

Nasıl oldu anlayamadım. Tütün para etmemeye başlayınca –ya da olaylar öyle tertiplendi-bütün akranlarım, bizden küçükler madene yazılmaya başladı.Bu sadece bizim köy için değil etrafımızdaki bütün köyler için de böyle oldu.Olayı daha da cazip hale getirmek için servisler koydular.Bu servisler bizim köyden de yukarılarda yer alan köylerden başlayıp aşağıya doğru madene işçi toplamaya başladı.Madene giden işçiler vardiya saatleri geldiğinde yol üstlerine çıkıp servis bekliyorlardı.Sonra…

Bayat bize yakın olduğundan –yürüyerek de gittim-kendimize arkadaş dost çok edindik.Zaten bu eskilerden kalma bir gelenek.Düğünlerde ölümlerde çok gidip geliriz. İsmail ve Süleyman benden 10 yaş kadar küçük öyle çok muhabbet etmedik.Çünkü akran olayı köylerde önemlidir.Ancak her ikisini de tanırdım.Çalışkan çocuklardı, ikiz oluşları ve her şeyi birlikte yapıyor olmaları bizlerden büyük takdir topluyordu.Onlarda askerden gelir gelmez-ikisi de aynı yerde yapmışlardı-madene yazıldılar.Sonra…

7894

Büyük bir istekle sarıldılar işlerine .Aldıkları emeklerinin karşılıklarını anne babalarının yüzünde gördükçe daha da gururlandılar alın terleriyle.Aynı günde yaptılar düğünlerini ,evlerine çift gelin arabası geldi. SevimAna daha  da bir sevindi gururlandı ikiyken dört oluşlarına.İsmail’in kendileri gibi ikiz kızları oldu, Süleyman’ın bir oğlu.Daha da çok çalıştılar yuvaları büyüyünce.Sonra…

Sonra bir gün ta üst köylerden yola çıkan servis toplaya toplaya geldiği maden işçileriyle Bayat’ta yolun üstünde bekleyen İsmail ve Süleyman’ı da aldı.Süleyman uykusunu alamadığından uyukluyordu.İsmail ise dışarıyı seyrediyordu.Yol kenarlarındaki badem çağlalarının kartlaştığını görünce içinden yine unuttum diyordu çağla toplamayı. ServisMusa Hoca’dan Çavdır’dan geçip Kılıçça köprüsünde yavaşlayınca uyandı Süleyman, tren  yoluna uzun uzun baktı. Soma’ya yaklaşırken santralin bacalarını ilk gördüğü günü hatırladı İsmail. Sonra…

Sonrası yok ,sonrasıhiç. Sevim Ananın sesi yükseldi diğer 299 anayla beraber Bayat dağının eteklerinden.

knnn

Santralin dumanı üstüme çöktü

Zeytinler bile yaprağı döktü

Ölümün acısı ciğerler yaktı

 Koca koca kara kömür dağlarım

İsmail’im İsmail’imdiye ağlarım

 Kılıçça size nasıl yol verdi

Soma üstüne karalar serdi

“Ana akşama döneriz ”derdi

 Koca koca kara kömür dağlarım

Süleyman’ım Süleyman’ım diye ağlarım

 Yüzündeki kara sütümden beyaz

Mayısın içinde nedir bu ayaz

Ey ölüm beni de listeye yaz

  Koca koca kara kömür dağlarım

Oğullarım oğullarım diye ağlarım

 Kemal SAĞLAM

Paylaş

1 Yorum

  1. kemalim.benim özlemekten başka birşey yapamadığım kadim arkadaşım.somayı sen yazmalıydın yazmışsın.bir sürü kendini anlatamamış gariban haksızlığa uğramış ama asil insan adına sana teşekkür ederim

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here