Anasayfa Dergi Söylem İlkay Akkaya,İbrahim Akın,Bülent Küçük,Foti Benlisoy ve Pakrat Estukyan İç Güvenlik paketi...

İlkay Akkaya,İbrahim Akın,Bülent Küçük,Foti Benlisoy ve Pakrat Estukyan İç Güvenlik paketi ile çözüm sürecinin bir arada yürütülemez.

Paylaş

İmralı Heyeti ile hükümet yetkililerinin yaptığı ortak açıklamayı ve İç Güvenlik Paketi’ni değerlendiren aydınlar, paket ile çözüm sürecinin bir arada yürütülemeyeceğini ifade ederek, İç Güvenlik Paketi’nin bir an önce geri çekilmesini istedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sunduğu 10 maddelik çözüm önerilerinin pratikleşmesi ve somut adımların atılması için gözlerin çevrildiği hükümet, İç Güvenlik Paketi’nde ısrar etmesine tepkiler sürüyor. Yazar, akademisyen, sanatçı ve siyasetçiler, Öcalan’ın 10 maddelik çözüm taslağını ve toplumsal muhalefetin tepkilerine rağmen tartışılmaya devam eden İç Güvenlik Paketi’ni değerlendirdi.

680x680nc-izm-16-03-15-foti-benlisoy-rop

Araştırmacı yazar Foti Benlisoy, Kürt Özgürlük Hareketi’nin uzun yıllardır sürdürdüğü mücadelenin bugün AKP iktidarını belli başlı sosyal ve demokratik taleplerin kabulüne zorladığını ifade ederek, Öcalan’ın hazırladığı 10 maddelik çözüm taslağı ile barış meselesini toplumsallaştıracağını söyledi. AKP hükümetinin ise “kalıcı barış” meselesini yalnızca “silah bırakma” süreci olarak değerlendirdiğini belirten Benlisoy, “AKP barış meselesini teknik bir silah bırakma süreci olarak değerlendiriyor ve dolayısıyla bu 10 maddenin hükümet nezdinde ne kadar kabul edildiği şüphelidir. Bu 10 maddenin ortaya koyduğu talepler silsilesinin hükümet tarafından ciddiye alınması için hükümetin toplumsal muhalefet tarafından sıkıştırılması gerekiyor” dedi. Taslağın AKP hükümeti tarafından kabul edilmiş olarak algılanmaması gerektiğinin de altını çizen Benlisoy, yalnızca Kürt Özgürlük Hareketi’nin değil, tüm toplumsal muhalefetin 10 maddenin geliştirdiği talepler çerçevesinde toplumsallaşarak hükümete bir baskı uygulaması gerektiğini vurguladı.

‘Taslakla barış ve demokrasi mücadelesinin çerçevesi oluşturuldu’

680x680nc-izm-16-03-15-ibrahim-akn-rop

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP) MYK Üyesi İbrahim Akın, Öcalan’ın hazırladığı 10 madde ile Türkiye’de barış ve demokrasi mücadelesinin çerçevesinin oluşturulduğunu söyleyerek, bu taslağın tüm halklara ışık tutan bir özelliğe sahip olduğunu belirtti. Taslakta kadından ekolojiye Türkiye’nin mevcut siyasal yapısının nasıl ilerleyeceği noktasında maddeler olduğunu dile getiren Akın, “Taslak gerçekten Türkiye’deki değişik toplumsal dinamiklerin şimdiye kadar yürüttüğü mücadelenin bir ana çerçevesi olarak değerlendirilebilir. Birlikte bunun içerisini doldurmak zenginleştirmek geliştirmek çok önemli gözüküyor. Zenginleştiği ölçüde çok daha başarılı geliştirilebilir olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

İç Güvenlik Paketi’ne de değinen Akın, “AKP bir yandan kendi siyasal talepleri doğrultusunda yürütmeye çalışırken bu meseleyi daha baskıcı daha otoriter ve tek adam zihniyetinde bir siyasi mücadeleyi kurmaya çalışıyor. Dolayısıyla bu mücadele eğer başarılacaksa bu 10 maddenin içerisinde asla güvenlik paketinin yeri yoktur” dedi.

‘Suç işleyeceğine önceden kanaat getiren bir polisimiz olacak’

AGOS Gazetesi yazarı Pakrat Estukyan, hükümetin 10 maddelik taslakla nasıl bir müzakere yürütüleceğinin halen belirsizliğini koruduğunu belirterek, 2015 Newrozu’nun sürecin nasıl ilerleyeceği açısından çok önemli olduğunu kaydetti. İç Güvenlik Paketi’nin ise kaygı verici olduğunu söyleyen Estukyan, şöyle devam etti: “İç Güvenlik Paketi çok kaygı verici bir pakettir. Çünkü demokratik hakların kısıtlanmasına yönelik bir pakettir. Bizi git gide bir polis devletine ve baskısına yöneltmeyi amaçlıyor. Bu paketle demokrasi ve müzakere nasıl olacak merak ediyoruz. Artık insanların suç işleyeceğine öncesinden kanaat getirecek bir polisimiz olacak. Böyle bir şeyi hayal etmek bile korku veriyor.”

680x680nc-izm-16-03-15-pakrat-estukyan-rop
‘Taslak hem müzakerenin hem de mücadelenin izlerini taşıyor’

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Bülent Küçük, taslaktaki bazı maddelerin toplumsal özellikler taşıdığını ifade ederek, taslağın bu anlamda hem müzakerenin hem de mücadelenin izlerini taşıdığını söyledi. Tartışılan İç Güvenlik Paketi ile sürecin bir arada yürütülemeyeceğini de belirten Küçük, “Güvenlik paketiyle daha önce Kürdistan’da uygulanan OHAL uygulamaları ve kanunsuzluk Türkiye’de de yaygınlaştırılacak. Bu kanunsuzluğu kanun haline dönüştürülme meselesi yıllarca yaşandı ve çok ağır bedeller ödendi. Demokratikleşme süreci, demokratik çözüm süreci çok net bir şekilde bu İç Güvenlik Paketi’ne ters düşüyor. Türkiye’nin batısı ve doğusunda özgürlük mücadelesi veren herkes ortaklaşa bu pakete karşı mücadele etmelidir” diye kaydetti.

680x680nc-izm-16-03-15-bulent-kucuk-rop
‘Sorunlar toplum nezdinde ele alındığında süreç hızla ilerleyebilir’

Sanatçı İlkay Akkaya, taslakla birlikte yıllardır aşılamayan sorunların toplum nezdinde tartışılır hale getirildiğini ifade ederek, sorunların bütünlüklü olarak toplum nezdinde tartışılıp ele alındığında hızlı adımlarla müzakere sürecinin gelişebileceğine dikkat çekti. İç Güvenlik Paketi’ni ise ülkede savaş halinin süreceğinin bir belirtisi olarak değerlendiren Akkaya, şöyle konuştu:

 

680x680nc-izm-16-03-15-ilkay-akkaya-rop

“Geçtiğimiz yaz ve kış boyunca yaşananlara, Gezi’den bu yana yaşananlara baktığımızda ve orada katledilen, yaralanan insanların durumundan hareket ettiğimizde hükümetin bu tarzda devam etmeye niyetli olduğunu görüyorum. Bu nedenle o paketin geri çekilmesi lazım. Bu nedenle yine 10 maddenin tümünün toplumda en geniş olanaklarla doğru aktarılıp tartışılmalı. Çünkü insanların inançları, etnik kimlikleri, cinsiyetleri üzerinden kutuplaştırıldığı bir süreci derinleştirmeye çalışıyorlar. Bu da zaten savaş halinin bir göstergesidir. Bunu boşa çıkarabilmek için hep birlikte çabalamamız lazım.”

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here