Anasayfa Forum ILO’da Türkiye İşçi Sınıfı Memur-Sen’e Emanet

ILO’da Türkiye İşçi Sınıfı Memur-Sen’e Emanet

Paylaş

Hükümetten Türk-İş’e ILO golü: Memur-Sen gidecek

 

Hükümet, haziran ayında Cenevre’de yapılacak 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda çalışanları işçi delegesi olarak Türk-İş yerine en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu gerekçesiyle Memur-Sen’in temsil etmesine karar verdi.
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC)  ve Uluslarararası Dünya Sendikalar Konfederasyonu (ITUC )Memur-Sen’i üyeliğe kabul etmiyor.
 Türk-İş  ILO ya katılmama kararı aldı.Türk-İş’in Açıklaması:

 

ILO, toplu sözleşme ve grev hakkı başta olmak üzere, çalışma hayatı konusunda uluslararası normları belirleyen ve üye ülkelerde uygulanmasını amaçlayan üçlü yapıya sahip bir üst kuruluştur.

Türk-İş kurulduğu 1952 yılından bu yana, Türkiye’deki çalışan kesimi Uluslararası Çalışma Konferansı’nda başarıyla temsil etmekte, işçi hak ve özgürlüklerini korumak ve geliştirmek için çalışmaktadır. Bu görevi yerine getirmek amacıyla, Konferansın tüm komisyonlarında delege ve teknik danışmanlarıyla etkin bir şekilde yer almaktadır.

Ancak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Türkiye’deki çalışan kesimi Konferans’ta temsil edecek işçi delegesi hakkında Konfederasyonumuza gönderdiği resmi yazıda, bu yıl Memur-Sen’in işçi delegesi olarak belirlendiği tarafımıza bildirilmiştir.

İlgili yazıya göre, Haziran ayında Cenevre’de yapılacak 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda özelde ve pek çok sektörde üyesi olmayan ve kamu görevlilerinin bir bölümünü temsil eden Memur-Sen’in çalışan kesimi temsil etmesi beklenmektedir.

Uluslararası Çalışma Konferansı’nda işveren vekili konumunda olan kamu görevlilerinin temsil yetkisine sahip kılınması, Türk çalışma hayatı açısından büyük bir talihsizliktir.

Türkiye’de meydana gelen iş kazalarında binlerce işçi hayatını kaybetmiştir. Sendikalaşmanın önünde engeller vardır, taşeronlaşma emek sömürüsü haline gelmiştir.

İşte bu ortamda, çalışma yaşamı açısından uluslararası düzeyde en önemli kuruluş olan ILO ve Uluslararası Çalışma Konferansı’nda Türk İşçi Hareketi’nin en büyük temsilcisi ve çalışan kesimin sorunlarını gerçek anlamda Konferansa taşıyabilecek olan Türk-İş’in yerine, Memur-Sen’in işçi delegesi olarak gösterilmesi, Türkiye’de sosyal diyalogu, endüstriyel ilişkileri ve çalışma yaşamını olumsuz etkileyecek büyük bir talihsizliktir.

Uluslararası Çalışma Konferansında işçi delegesinin nasıl belirleneceği, ILO Tüzüğünde bellidir. Ne yazık ki, bu karar, Tüzüğe uygun bir şekilde çalışan kesimi temsil eden “en fazla temsile haiz kuruluşlar” arasında mutabakat sağlanmadan verilmiş bir karardır.

Mevcut şartlar altında TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu 106. Uluslararası Çalışma Konferansına katılmama kararı almıştır. Konuyla ilgili görüşlerimiz detaylı bir şekilde yazının ekinde yer almaktadır.

ILO, toplu sözleşme ve grev hakkı başta olmak üzere, çalışma hayatı konusunda uluslararası normları belirleyen ve üye ülkelerde uygulanmasını amaçlayan üçlü yapıya sahip bir üst kuruluştur.

Türk-İş kurulduğu 1952 yılından bu yana, Türkiye’deki çalışan kesimi Uluslararası Çalışma Konferansı’nda başarıyla temsil etmekte, işçi hak ve özgürlüklerini korumak ve geliştirmek için çalışmaktadır. Bu görevi yerine getirmek amacıyla, Konferansın tüm komisyonlarında delege ve teknik danışmanlarıyla etkin bir şekilde yer almaktadır.

Ancak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Türkiye’deki çalışan kesimi Konferans’ta temsil edecek işçi delegesi hakkında Konfederasyonumuza gönderdiği resmi yazıda, bu yıl Memur-Sen’in işçi delegesi olarak belirlendiği tarafımıza bildirilmiştir.

İlgili yazıya göre, Haziran ayında Cenevre’de yapılacak 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda özelde ve pek çok sektörde üyesi olmayan ve kamu görevlilerinin bir bölümünü temsil eden Memur-Sen’in çalışan kesimi temsil etmesi beklenmektedir.

Uluslararası Çalışma Konferansı’nda işveren vekili konumunda olan kamu görevlilerinin temsil yetkisine sahip kılınması, Türk çalışma hayatı açısından büyük bir talihsizliktir.

Türkiye’de meydana gelen iş kazalarında binlerce işçi hayatını kaybetmiştir. Sendikalaşmanın önünde engeller vardır, taşeronlaşma emek sömürüsü haline gelmiştir.

İşte bu ortamda, çalışma yaşamı açısından uluslararası düzeyde en önemli kuruluş olan ILO ve Uluslararası Çalışma Konferansı’nda Türk İşçi Hareketi’nin en büyük temsilcisi ve çalışan kesimin sorunlarını gerçek anlamda Konferansa taşıyabilecek olan Türk-İş’in yerine, Memur-Sen’in işçi delegesi olarak gösterilmesi, Türkiye’de sosyal diyalogu, endüstriyel ilişkileri ve çalışma yaşamını olumsuz etkileyecek büyük bir talihsizliktir.

Uluslararası Çalışma Konferansında işçi delegesinin nasıl belirleneceği, ILO Tüzüğünde bellidir. Ne yazık ki, bu karar, Tüzüğe uygun bir şekilde çalışan kesimi temsil eden “en fazla temsile haiz kuruluşlar” arasında mutabakat sağlanmadan verilmiş bir karardır.

Mevcut şartlar altında TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu 106. Uluslararası Çalışma Konferansına katılmama kararı almıştır. Konuyla ilgili görüşlerimiz detaylı bir şekilde yazının ekinde yer almaktadır.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır haberi:

 Hükümet, haziran ayında Cenevre’de yapılacak 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda çalışanları işçi delegesi olarak Türk-İş yerine en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu gerekçesiyle Memur-Sen’in temsil etmesine karar verdi.

Türk-İş, “büyük bir talihsizlik” olarak nitelendirdiği kararın, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Anayasası ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın daha önceki kararlarına aykırı olduğuna dikkat çekti.

AKP iktidara geldiğinde 42 bin üyesi bulunan Memur-Sen, son istatistiklere göre 956 bin 32 üyeye ulaştı.

AKP ile büyüdü

Şimdiye kadar Türkiye’deki çalışanları ILO Konferansı’nda Türk-İş temsil ediyordu. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türk-İş’e gönderdiği yazıda, bu yıl konferansta Türkiye’deki çalışan kesimi temsil edecek işçi delegesi olarak Memur- Sen’in belirlendiğini bildirdi. Karara tepki gösteren Türk-İş yönetimi, Memur-Sen’in özelde ve pek çok sektörde üyesi olmadığına, kamu görevlilerinin de bir bölümünü temsil ettiğine dikkat çekti.

Türk-İş yönetimi, “Uluslararası Çalışma Konferansı’nda işveren vekili konumunda olan kamu görevlilerinin temsil yetkisine sahip kılınması, Türk çalışma hayatı açısından büyük bir talihsizliktir” yorumunu yaptı.

Türk-İş konferansa Memur- Sen’in işçi delegesi olarak gösterilmesinin, Türkiye’de sosyal diyaloğu, endüstriyel ilişkileri ve çalışma yaşamını da olumsuz etkileyeceğine işaret etti.

Konferansa katılacak işçi delegesinin nasıl belirleneceğinin, ILO Tüzüğü’nde yer aldığına işaret eden Türk-İş, kararın çalışan kesimi temsil eden “en fazla temsile haiz kuruluşlar” arasında mutabakat sağlanmadan alındığını belirtti. Türk-İş bu karar sonrasında 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’na katılmama kararı aldı. ILO’da etkili olan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Memur- Sen’in üyelik başvurusunu reddetmişti. Türk-İş de notunda bu duruma dikkat çekti. ITUC’un üyeliğe kabul etmediği Memur-Sen, hükümetin kararı ile ILO’da işçileri temsil edecek.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here