Anasayfa Haber İnadına Barış,İnadına HDP

İnadına Barış,İnadına HDP

Paylaş

 

HDP “Büyük İnsanlık Büyük Barış” seçim bildirgesini açıkladı. “İnadına barış, inadına HDP” sloganına yer verilen bildirgede, ekonomik vaatler kadar, demokrasi ve barış vaadi de öne çıkıyor. HDP beyannamesinde ilk bölüm kadınlara ayrıldı.

 Haziran seçimlerinde ‘Bizler Meclis’e sloganını kullanan HDP, 1 Kasım için ‘inadına’ diyor. HDP, bugün Ankara‘da seçim bildirgesini açıkladı.

 “İnadına” sloganı, çevreden, kadın sorunlarına, ekonomiden, demokrasiye kadar her konuda kullanan HDP’nin ana sloganı ise “İnadına HDP”

Hürriyet’ten Zeynep Gürcanlı ve Aysel Alp’in haberine göre, HDP’nin seçim bildirgesinde, 7 Haziran’daki göre çok büyük değişiklikler yok. Bildirgede, ekonomik vaatler kadar, demokrasi ve barış vaadi de öne çıkıyor.”İnadına yerinden yönetim” başlığı altında HDP, yerel yönetimin güçlenmesini savunuyor. HDP seçim broşüründe, “Valimizi, kaymakamımızı kendimiz seçmek istiyoruz” deniliyor.

Yüksekdağ ve Demirtaş Açıkladı: İşte HDP'nin 1 Kasım Bildirgesi
Fotoğraf: @Fehim_Isik
 

İlk bölüm kadınlara

HDP beyannamesinde ilk bölüm kadınlara ayrıldı. “Özgürlük ve eşitlik için kadınlar kazanacak” başlığı altında yer alan bölümde, “Diktatörlük kurmak için sindirmek, teslim alınamıyorsa da yok etmek üzere oyuyla, tutumu ve mücadelesiyle ortaya koyduğu iradeye sahip çıkan başta kadınlar olmak üzere herkese savaş açılmıştır.” ifadesine yer verildi. Aynı bölümde ayrıca kadınların eşdeğer işe eşdeğer ücret alacağı, kadına şiddet uygulayanların indirimsiz, ayrımcılık yapılmadan yargılanacağı mahkemelerin olduğu bir Türkiye’nin hedeflendiği de belirtildi.

Yüksekdağ ve Demirtaş Açıkladı: İşte HDP'nin 1 Kasım Bildirgesi
Fotoğraf: Zahidin Köşüş / Al Jazeera Türk
 

HDP‘nin Kürt sorunu konusundaki sloganı ise, “inandına barış” olarak belirlenmiş durumda. Parti broşüründe, “barış ve çözüm için mücadele ediyoruz. Karşılıklı konuşarak ve müzakere ederek çözemeyeceğimiz sorunumuz yok” deniyor.

Dolmabahçe mutabakatının “zemin”olarak belirlendiği HDP’nin Kürt sorunu politikasında, “Dolmabahçe mutabakatı zemininde muhattaparın özgür ve eşit koşullarda görüşmeleri sürdürebilmesi, ellerin tetiklerden çekilmesi ve karşılıklı güçlendirilmiş çatışmasızlığın sağlanması” hedef olarak konulmuş durumda.

HDP, seçim bildirgesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan‘a yüklendi. Bildirgede, Türkiye’de yaşanan son şiddet ortamından bizzat Erdoğan’ın sorumlu olduğu savunulurken, şöyle denildi;

Yüksekdağ ve Demirtaş Açıkladı: İşte HDP'nin 1 Kasım Bildirgesi
“7 Haziran sonrası, demokratik değişim rüzgarının kendini de silip süpüreceğinden dehşete düşen Erdoğan, ikna edici ve inandırcı hiçbir gerekçe olmaksızın ülkeyi savaş ve kaos ortamına sürükledi” denildi.

Radikal demokrasi vurgusu

HDP seçim bildirgesinde, “radikal demokrasi” vurgusu da yapılarak, “Gerçek demokrasiye ancak toplumun ve insanın, sermayenin ve siyasi iktidarın mutlak tahakkümü altında ezilmesine karşı etkili mücadele edenler erişebilir. Bütün bunlar acak radikal demokrasiyle mümkündür” denildi.

Bildiride, “dikta yönetimine değil, halkın özyönetimine ihtiyacımız var” denildi.

 

Cumhurbaşkanı yetkilerine kısıtlama

Cumhurbaşkanı yetkilerine kısıtlama

HDP seçim bildirgesinde, partinin “tekçi değil, demokratik cumhuriyet” için çalışacağı vurgulanarak, Cumhurbaşkanı’nın mevcut yetkilerinin kısıtlanacağı vaadi bulundu. Vaatler arasında, “demokratik özerklik” de yer aldı. Bildiride, “Demokratik özeriklik, halkların yönetim ve karar süreçlerine katılımının sağlanması için hayata geçirilecek” denildi.

“Evrensel demokratik ilkelerle uyumlu olmayan bölümler değiştirilecek”

HDP bildirisinde, Milli Güvenlik Kurulu’nun kaldırılacağı, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) “evrensel demokratik ilkelerle uyumlu olmayan bölümlerin” değiştirileceği vaatleri de yer aldı. Bildiride, “İç Güvenlik yasası ve çeşitli isimler altında işleyen özel yetkilerle donatılmış mahkemeler kaldırılacak” denildi.

Anadilde eğitim

Anadilde eğitim

HDP bildirgesinde, anadilde eğitimin “hak” haline getirileceği ifade edilerek, “Anadilinde eğitimi bir kamu hizmeti olarak almak herkes için bir hak olarak kabul edilecek, eğitimin tüm aşamalarında resmi dil olarak Türkçe’nin öğretilmesinin yanında, anadilinde eğitimi bir kamu hizmeti olarak alma imkanı sağlanacak” ifadesi kullanıldı.

Köy koruculuğu kaldırılıcak

Köy koruculuğu kaldırılıcak
Bildirgede köy koruculuğu sistemi “özel savaş aygıtı” olarak nitelendirilerek, HDP‘nin iktidara gelmesi halinde koruculuk sisteminin kaldırılacağı yer aldı. Bildiride, “ayrıca diğer özel savaş aygıtları olan JİTEM, kontrgerilla ve benzeri tüm uygulamalara son verilecek” denildi.
HDP seçim bildirgesinin açıklandığı toplantıda, partinin 1 Kasım seçimlerin kullanacağı müzikler de tanıtıldı. HDP’nin seçim müzikleri arasında, Trabzon kolbastısı da var, halay da var. HDP 1 Kasım seçimlerinde Türkçe seçim şarkıları kadar, Kürtçe seçim şarkıları da kullanacak.

Filistin vurgusu

Filistin vurgusu
HDP bildirisinde dış politika bölümünde, Filistin vurgusu dikkat çekiyor. İsrailhükümetinin “katliamcı, işgalci politikalarına karşı durulacağının” vurgulandığı bildiride, “Filistin’in işgaline son verilmesi ve Filistin halkının kendi siyasi agelecğini belirlemesine imkan sağlayacak bağımsız devlet kurma hakkının tanınması için gerekli desteği verecek, uygulanan baskı ve zulme karşı Filistin halkının yanında olmaya devam edilecek” denildi.

Ermenistan’a ambargo kaldırılacak

HDP bildirisinde Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırın “koşulsuz” açılacağı, bu ülkeye yönelik “ekonomik ambargonun” sona erdirileceği vaadi de yer aldı. HDP, Karabağ sorunu konusunda ise “demorakratik çözüm çabalarını destekleyeceğiz” dedi.

Başkanlık sistemine geçit verilmeyecek

HDP bildirgesinde, önceliğin “eşit yurttaşlık” temelinde bir Anayasa yapılması olacağı ifade edilerek, Başkanlık sistemine izin verileceği ifade edildi. Bildirgede, “HDP, açık bir biçimde karşı olduğ başkanlık simteminin Anayasa değişikliklerinin temel koşulu haline getirilmesin kabul etmeyecek, başkanlık sistemine geçit vermeyecek” denildi.

Vicdani ret hakkı

HDP’nin vaatleri arasında öne çıkanlardan biri de, Türkiye’deki zorunlu askerlik hizmetine karşılık, “vicdani red” kavramının yasalara girmesi oldu.

Savcı ve avukatların “eşit temsili”

Savcı ve avukatların "eşit temsili"

 

 

HDP‘nin yargı alanındaki vaatleri arasında ise, HSYK’nin mevcut düzeninin değiştirilmesi, mahkeme salonlarında savcı ve avukatların “eşit temsili”, Adli kolluk sisteminin avukatlara da bilgi sağlaması yer aldı.

Basın özgürlüğü

Basın özgürlüğü

HDP bildirgesinde basın özgürlüğüne ayrı bir bölüm açıldı. Basın etik yasası düzenleneceği, medya sahiplerinin başka sektörlerde faaliyetine izin verilmeyeceği, internete keyfi yasakların engelleneceği, RTÜK’ün “demokratik ve özgürlükçü anlayışla”yeniden yapılanması ve “tutucu ahlakçı konumdan çıkarılması” da vaatler arasında yer aldı.

Hakikat komisyonu kurulacak

HDP bildirgesinde, geçmişle yüzleşme çerçevesinde “hakikat komisyonu” kurulacağı vaadedildi.

Diyanet yerine “Din ve İnanç İşleri Kurulu”

Diyanet yerine "Din ve İnanç İşleri Kurulu"
HDP‘nin 7 Haziran bildirgesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılacağı vaadi yer almış, bu vaat büyük tartışma yaratmıştı.

HDP, 1 Kasım bildirgesinde yine Diyanet’in kaldırılacağı vaadini korudu. Ancak 7 Haziran’a göre bir rötuş yaptı. Kaldırılan Diyanet’in yerine “Din ve İnanç İşleri Kurulu” oluşturulacağı bildiride yer aldı. Bildiride, “Diyanet İşleri Başkanlığı, Din ve İnanç İşleri Kurulu olarak yeniden yapılandırılacak. Devletin din ve inanç alanından elini çekmesi sağlanacak, din ve inanç işleri topluma, inanç sahiplerine bırakılacak” denildi.

“Siyasi tutsaklara genel af getirilecek”

HDP bildirgesinde “siyasi tutsaklara genel af getirilecek” denildi. Bu ifade “Öcalan da af kapsamında” yorumlarının yapılmasına neden oldu.

HDP bildirgesinde çocuk cezaevlerinin kapatılacağı, cezaevlerinin sivil denetime açılacağı da vaat edildi. HDP bildirisinde, yeni oluşturulacak “Din ve İnanç İşleri Kurulu”nun yapısı da anlatılarak, “Kurul, din siyaseti üreten bir kurum olmayacak, inanç topluluklarının temsilcilerinden oluşacak, aralarındaki ilişkiyi düzenleyecek ve koordinasyonu sağlayacak. Diyanet İşleri çalışanlarının özlük hakları korunacak” denildi.

Cemevleri ibadethane olarak tanınacak

Cemevleri ibadethane olarak tanınacak

Cemevlerinin ibadethane olarak tanınacağının da vurgulandığı HDP bildirgesinde, “dini inançların gereği olarak tercih edilen kılık ve kıyafete hiçbir alanda müdahale edilmeyecek” denildi.

 “Soykırım ve katliamlar” karşısında devlet adına özür

HDP bildirgesinde, tarihte farklı halklara yapılan “soykırım ve katliamlar” karşısında devlet adına özür dileneceği vaadi de yer aldı. Bildirgede, “Bir halkın diğerine üstünlüğünü empoze eden ırkçı, şoven ve milliyetçi politikalar karşısında eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir perspektif geliştirilmek için çalışılacak” denildi.

Ekonomik vaatler

Ekonomik vaatler

Ekonomik vaatlerini “inadına sosyal adalet” başlığı altında sunan HDP, şu vaatlerde bulundu;

Temel güvence paketi ile her eve, her ay 10 m3 su, 180 kw saat elektrik ücretsiz verilecek, ısınma desteği sağlanacak.

Mülkü olmayan kiracılara 250 TL kira desteği verilecek

18 yaşına kadar çocuk ve gençlere, engelli ve emeklilere toplu taşıma ücretsiz olacak. Kamusal toplu taşıma, ülke genelinde kar amacı gütmeyecek şekilde yaygın bir hizmet olarak sunulacak. Yerel yönetimlerin de sunduğu bu hizmetler, merkezi bütçeden finanse edilecek.

Türkiye’nin ekonomik büyüme oranları, refah payı olarak ücret artışlarına yansıtılacak.

Kredi karı borçları, borçlular lehine yapılandırılacak, kredi kartı faiz oranları düşürülecek

Kooperatifler, kamusal destekli toplumsal sektör geliştirilecek.

Özelleştirmeler durdurulacak, KİT’lerdeki mevcut bürokratik işleyiş, demokratikleştirilecek. İşçilerin ve sendikaların üretim üzerinde söz hakkı olması sağlanacak.

Örtülü ödenek kaldırılacak

Savunma güvenlik harcamaları azaltılacak ve etkin bir biçimde halkın denetimine tabi tutulacak. Savunma sanayi fonu bütçeye katılarak denetime açılacak

Örtülü ödenek kaldırılacak

Esnafların vergi yükü azaltılacak. Borçları esnaflar lehine yapılandırılacak.

KOBİ’lere sıfır faizli finansman desteği sağlanacak.

Şehir merkezlerine yeni AVM ruhsatı verilmeyecek.

GDO yasak

GDO yasak

Tarım işçilerinin tümüne sosyal güvence sağlanacak

Küçük çiftçilerin kullandıkları mazot ve gübreden vergi alınmayacak. Su ve elektrik, küçük çiftçilere ücretsiz verilecek, elektrik borçları silinecek

Gıda üretimi, işlemesi ve et halinde, genetik olarak değiştirilmiş unsurlar (GDO) yasaklanacak.

Mayınlı araziler temizlenip, tarıma açılacak. Topraksız köylüye dağıtılacak

Hayvanların ticari amaçlı deneylerde, sirk ve sokak tanıtımlarında kullanılması önlenecek *Hayvanların itlaf edilmelerini, kürkleri ve varlıklarıyla sermaye birikiminin parçası haline getirilmesini sağlayan düzenlemeler, yasalar ve uygulamalar iptal edilecek

Hayvan toplama kampları kaldırılacak.

Yerel yönetimler tarafından oluşturulacak işletmelerin “özyönetime dayalı kooperatifler biçiminde örgütlenmesi sağlanacak.

Asgari ücret 2 bin TL olacak

Asgari ücret 2 bin TL olacak

Güvencesiz çalışmaya son verilecek.

Özel istihdam büroları kapatılacak ve kiralık işçi uygulamasına son verilecek.

Taşeronluk sistemi kademeli olarak kaldırılacak. İlk etapta kamudaki taşeron çalışanlar kadrolu çalışan haline getirilecek. Taşeron çalışılan döneme ait kıdem tazminatları ödenecek.

Ev işçileri 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kapsamına alınacak.

Madenler kamu tarafından işletilecek.

Asgari ücret 2 bin TL olacak.

Emeklilerde en düşük ücret asgari ücretle eşitlenecek, 2 bin TL olacak. Emekliler için gerçek anlamda.

Emeklilerin sendikal örgütlenmesinin önü açılacak.

Emekliden hastane katkı payı alınmayacak.

 4-4-4 sistemi kaldırılacak

İdeolojik saiklerle ve özgürlükçü laiklik ilkesini ortadan kaldıran bir anlayışla okulları ayrıştıran 4-4-4 sistemi kaldırılacak.

Ataması yapılmayan tüm öğretmenler atanacak.

Özerklik yerine özyönetim ifadesi

7 Haziran seçimleri sonrasında bazı belediye başkanlarının tutuklanmasına yol açan “özerklik” talebi beyannamede bu defa “özyönetim” olarak yer buldu. Özyönetimin özerk ve demokratik yerinden yönetim modeli olduğu belirtilirken, “Türkiye’nin ‘üniter devlet yapısı’ ve ‘demokratik parlamenter sistem’ içerisinde gerçekleşmesi mümkündür.  Beyannamede özyönetim, gönüllü birliğin güvencesi ve demokratik çözümün adresi olarak ifade edildi. Bu kapsamda beyannamede yer alan vaatlerden bazıları şöyle:

“Merkezin yerel üzerindeki vesayetini ortadan kaldıracak anayasal adımlar atılacak. Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde sosyal, siyasal, kültürel, ekolojik, ekonomik ve coğrafi nitelikler göz önüne alınarak bölgeler belirlenecek ve bölge meclisleri oluşturulacak. Bütçesini halkın belirlediği, rantı ve hırsızlığı, taşeronlaştırmayı önleyen yerel yönetim anlayışını geliştirecek. Kamusal alanda anadilin kullanımını ve çok dilli belediyeciliği yaygınlaştıracak.”

Sosyal içerik platformu

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here