Anasayfa Haber Irmak: Kadınlar toplumu yeniden inşa edecek

Irmak: Kadınlar toplumu yeniden inşa edecek

Paylaş

Dünyaya Başkaldırıyoruz Uluslararası Kadın Konferansı’nda konuşan DTK Eş Başkanı Selma Irmak, özyönetim alanlarında kadınlar öncülüğünde yeni yaşamın inşa edildiğine vurgu yaparak, “Hem Türk hem de Kürt kadınları olarak bu toplumu yeniden inşa edeceğiz. O yüzden diyoruz ki özgür bir toplum inşa ediyoruz. Bize unutturulanları yeniden hatırlayacağız. Bu sistemle hem kadını hem erkeği hem toplumu özgürleştireceğiz” dedi.

Emekçi Kadınlar tarafından düzenlenen Dünyaya Başkaldırıyoruz Uluslararası Kadın Konferans’ın, “21’in yüz yılda kadının durumu mücadele yol ve yöntemleri” başlıklı oturumunda konuşan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Selma Irmak, Kobanêli kadınların da konferansta olduğuna dikkat çekerek, “Onlar dişi ile tırnağı ile mücadele ede ede başardılar. Biz de diyoruz ki Kobanê başardı biz de başarabiliriz. Biz de başarmak zorundayız. Çünkü Suruç’ta 33, Ankara’da 104, Kürdistan’da, Kandil’de, Kobanê’de binlercesini kaybettik. Onların adına başarmak zorundayız” dedi.

Türkiye’de şuan var olan savaş sürecinin tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini belirten Irmak, “Temizleyeceğiz dedikleri şeyin bir etnik temizlik olduğunu herkes biliyor. Ev ev, mahalle mahalle temizleyeceklerini söylüyorlar. Temizledikleri 80 yaşında yaşlılar, 35 günlük bebek ve çocuklar, sokak ortasında infaz edilen gençler. Bunların hepsi terörist onların görüşlerine göre. Teröristler çünkü onların sisteminin dışına çıkanlar ‘hayır’ diyenlerdi onlar. Biz de hayır diyeceğiz. ‘Hayır’ merkezi bir yönetimle yönetilmek istemiyoruz, ‘hayır’ bize dayatılan dili konuşmak istemiyoruz, ‘hayır’ onursuz bir yaşamı reddediyoruz diyeceğiz. Biz kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Biz yeni inşa ettiğimiz yaşamda daha ekolojik, daha kadın özgürlükçü, daha özgür yaşamak istiyoruz. Bütün istediğimiz budur” diye konuştu.

‘Dert çözülmediği sürece yara kanamaya devam edecek’

“Kürtler diyorlar ki ‘bizim bir derdimiz var ve bu dert çözülmediği sürece bu yara kanamaya devam edecektir” diyen Irmak, 19 Aralık’ın Cezaevi Katliamları, 28 Aralık’ın Roboski katliamı yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Irmak, konuşmasına şöyle devam etti: “O kadar çok günümüz var ki acı ile geçen. Şimdi bir kez daha Sur’da, Dargeçit’te, Gever’de, Cizre ve Silopi’de aynı katliam, kıyım, kılıçtan geçirilme yöntemi devam ediyor. Dün gece Silopi 10 bin asker, 6 üst düzey rütbeli asker ve sayısız derecede ağır silahlarla abluka altına alınmış durumda. Dün genç bir arkadaşımız beni aradı ‘Üç gündür mahalleye giremiyorlardı. Hendekleri aşıp girdiler ve bizi katledebilirler. Bir şeyler yapın. Şimdi bir şey yapmazsanız daha sonra taziyemize gelmeyin’ dedi. Dün geceden bu sabaha kadar 3 insan katledildi. Silopi’de 20 yaralı var, Cizre’de 10. Bunlar hastaneye gidemiyor çünkü hastaneler karakol haline getirilmiş. Şimdi bunun karşısında direnen halka kim haksızsın diyebilir?”

‘Direnerek kazanabiliriz özgürlüklerimizi’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sorunu diyalog yolu ile çözmek istediğini ancak hükümetin yaklaşımının bunun tam tersi olduğunu belirten Irmak, “Cumhurbaşkanı masayı devirdi ve hiç bir şeyi tanımıyorum noktasına geldi. Dolmabahçe mutabakatıyla ortak yaşam tablosu ortaya çıktı ancak bu da çok uzun sürmedi. İradenin tanınmadığı bir noktaya geldik. Şimdi bir kedi bile köşeye sıkıştırıldığında kendini savunur. Birisi size yöneldiğinde ilk yapacağınız şey savunmadır. İşte Kürt halkının şuan yaptığı budur. Kürt halkının kazdığı hendekler, kuruduğu barikatlar kendini korumak içindir. Katledilmeye karşı kendini savunma pozisyonudur. Bugüne kadar hiç bir zorba devlet güzel sözle yola gelmemiştir. Direnmek zorundayız. Direnerek kazanabiliriz özgürlüklerimizi. Kürt halkı da bu aşamadadır. Tıpkı bundan 30 yıl önce başka ifade şansı olmadan dağa çıkması gibi bugün de hendek ve barikatla kendini korumak dışında seçenek bırakmamıştır” diye konuştu.

‘Kadınların zılgıtlarına söz geçiremeyecekler’

Barikat ve hendeklerin direnç duvarları olduğunu söyleyen Irmak, barikatların arkasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların olduğunu ve baskı politikalarının kadınların zılgıtlarına söz geçiremeyeceğini ifade etti. DAİŞ’e karşı bütün dünyadan gençlerin Rojava’da mücadele ettiğini hatırlatan Irmak, “Bugün de aynı şekilde kadınlar ve erkekler onurlu bir gelecek için mücadele ediyor. Demokratik toplum renkleri, dilleri ne olursa olsun tıpkı bir nar tanesi gibi herkesin yan yana durduğu toplum demektir. Ben böyle bir kongrenin eşbaşkanıyım. Çünkü biz kuracağımız sistemle iktidarın tek elde toplanmasını istemiyoruz. Biz bu toplumun yarısı kadınlarsa kadınlar adına bir kadının söz sahibi olması gerektiğini düşünüyoruz. DTK yüzde elli kadın temsiliyetli sitemden oluşur. Bunu sağlayan da Kürdistan kadınlarının başarısıdır” ifadesinde bulundu.

‘Özgür bir toplum inşa ediyoruz’

Hendeklerin arkasında yeni bir yaşam olduğunu söyleyen Irmak, bu yeni yaşamın başını ise kadınların çektiğini ve sistemin kadınlar tarafından kurulduğunu söyledi. Özgürleşmenin yeterli olmadığını söyleyen Irmak, son olarak şunları söyledi: “Biz bu ülkeyi alacağız hem Türk hem de Kürt kadınları olarak bu toplumu yeniden inşa edeceğiz. O yüzden diyoruz ki özgür bir toplum inşa ediyoruz. Bize unutturulanları yeniden hatırlayacağız ve bir sistem oluşturacağız. Bu sistemle hem kadını hem erkeği hem toplumu özgürleştireceğiz. Hendeklerin arkasında bu yeni yaşamı kurmaya çalışan kadınları tekrar selamlıyoruz.”

diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here