Anasayfa Köşe Yazıları İsmail GÜNER : Sahibinin yansımalarını yansıtanlar

İsmail GÜNER : Sahibinin yansımalarını yansıtanlar

Paylaş

Günümüzde farklılıklara hâlâ tahammül edilmiyor.

Farklılıklar bir zenginlik olarak kabul görmüyor.

Kişiyi yaftalamak, aşağılamak zavallıların başvurduğu yöntemlerden biridir.

Bu yönteme başvuranlar da genellikle muhatap olmak isteyip de karşı tarafı kendi dengi yapamayanlar tarafından yapılır.

Bakıyorsunuz, hasmına karşı mücadele veren kimseler; insanlığa karşı kullandığı üslup hasmınınkinden farksızdır.

Sözde haktanır edebiyatı yapan egosu şişkin bazı kimseler, aslında her zaman zulüm yapan zalimlerin egemen sistemine öfkelenmiyorlar; onlar mazlumların arasında olmalarından dolayı kızgınlık duyuyorlar sadece…

Bugün kuzu postuna bürünmüş mazlumun, fırsatı yakaladığında zalimler kadar zulümkâr olabileceğini unutmamak gerekir!

Zaman zaman yazım alanıyla ilgili sorgulayıcı bir yaklaşım gösterdiğim için, piyasayı iyi bilen yayıncısı tarafından parlatılarak; vitrinde olup gerdan süzmenin derdinde olan bazı ahmak kimseler tarafından çeşitli yaftalarla itham edilerek aşağılanmaya tabi tutulurum.

Demek ki, bu kimselerin yazdıklarını hakkaniyet bir telemde eleştiriyoruz…

Bu kimseler, çeşitli dönemlerde tarihe mal olmuş bazı kanaat önderlerin hikâyelerini sistemin istemi doğrultusunda kurmaca metinler kaleme alarak ufak meblağlar elde etmek için belli ölçekteki yayınevi vasıtasıyla hikâyelerini kaleme almaktadırlar.

Değerli okuryazarlar; bu kimselerin kaleme aldığı kurmaca anlatıda kronolojik bir sıralamayla yeni nesile bir hizmet sunuyor olabilmesini inkâr da edemeyiz…

Bazen bir topluluğu ikna etmek için, en akılcı bir biçimde hakikatli metinler yazarsınız.

Fakat onları hakikatin eşiğine getirmeniz uzun bir süre alır.

İşte, bu kimselerin kısa bir süre sonra tarihin tozlu raflarında kaybolmayla yüzyüze gelecek ve aynı tema olarak iyinin en kötüsü sayılabilecek metinler olsa bile; kaleme aldığı eserlerle insanları bir bakmışsınız ki, hakikatin eşiğine taşımış.

Sözüm ona kronikleşmiş zihniyetini sorgulamaktan muzdarip bu kimseler kalemini insanlık yararına keskinleştireceğine; yazdıklarına baktığımızda klişe bir üslup ya da düzen dili egemendir.

Hele hele tamamen insanlık ve doğaya dayalı bir öğretinin özünü kavrayamadan; bu öğretinin yol ehlilerini çok yüzeysel değinmelerle geçiştirmek gibi bir küstahlıkta bulunabiliyorlar.

Bunların yazdıklarını sorgulamayan bazı densizler de basmakalıp övgülerle insanlığa en büyük kötülüğü yapmaktadırlar.

İnsanlar, bu kimselerin kaleme aldığı eserleri sorguladığında sahibinin yansımalarını yansıtan; egemen sistemin ideologları tarafından onaylanmayı bir tevazu olarak gören ve popüler olma hevesiyle sağa sola savrulan kimselerin son çırpınışlarını gösteren bir dönemi geride bırakmaya az bir zamanın kaldığını söyleyebiliriz.

Demem o ki, geleceği karartılan insan topluluklarının güzel yaşamasına çığır açacak olan en önemli sanat, edebiyattır.

İsmail GÜNER

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here