Anasayfa Haber İstanbul Barosu’na Elçi protestosu

İstanbul Barosu’na Elçi protestosu

Paylaş

 İHD İstanbul Şubesi üyeleri ve Cumartesi Anneleri, düzenledikleri yürüyüşle Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesi sonrası hiçbir açıklama yapmayan İstanbul Barosu yönetimini protesto etti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyeleri ve Cumartesi Anneleri, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesi sonrası hiçbir açıklama yapmayan İstanbul Barosu yönetimini ve Elçi hakkında ırkçı açıklamalar yapan İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ı, Galatasaray Meydanı’ndan Tünel Meydanı’nda bulunan İstanbul Barosu önüne gerçekleştirdikleri yürüyüşle protesto etti. Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatların da destek verdiği yürüyüşte, “İstanbul Barosu’nu Elçi’nin katledilmesi ile ilgili olarak sessizliğine son vermeye çağırıyoruz” yazılı pankartın açılarak, Elçi’nin fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşıyıp, “Bijî aşiti,”, “Bijî Tahir Elçi”, “Tahir Elçi ölümsüzdür” sloganları attı.

‘İstanbul Barosu’nun sessizliği kabul edilemez’

Yürüyüşün sonlanmasının ardından ilk olarak Avukat Eren Keskin kısa bir konuşma yaptı. Devletin kontra yapısını ortaya çıkarmak için Elçi’nin bütün ömrünü adadığını ve bu kontra örgüt tarafından katledildiğini söyleyen Keskin, Elçi’nin öldürülmesine yönelik İstanbul Barosu’nun sessizliğinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

‘Kocasakal, Elçi’yi suçladı’

Keskin’in ardından basın açıklamasını, İHD İstanbul Şubesi Başkanı Zeynep Ceren Boztoprak yaptı. İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal’ın Tahir Elçi’nin hedef olduğu dönemlerde buna karşı çıkmak yerine, Elçi’yi suçladığını belirten Boztoprak, Elçi’yi tutuklamak isteyenlere değil, Elçi’ye tepki gösterdiğini söyledi. Elçi katledildikten sonra Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun tüm baro başkanlarını Diyarbakır’a çağırmasına rağmen Kocasakal’ın gitmediğini hatırlatan Boztoprak, Kocasakal’ın gitmeme nedenini de “Tahir Elçi’ye karşı bir tavır” olarak açıkladığını ifade etti. Boztoprak, “Bir gazetede, ‘Kocasakal, Elçi’yle fikir farkı olsa bile onu seviyordu’ şeklinde haber yapılınca buna ilişkin özenle vahim ifadeler seçti. ‘Şu an bir şey söyleyecek durumda değilim. Konuşmayacağım. Ben bir Türk evladıyım gerekirse bu minvalde açıklamamı yaparım, cenazesine katılmamam da bir açıklamadır’ dedi. Hukuktan önce devletinizi ve ırkınızı korumak mı sizin hukukçuluktan anladığınız?” diye sordu.

‘Bir baro başkanı hangi gerekçeyle vurulursa cenazesine katılırsınız?’

“Her seferinde ya devletin ya da Türklüğün hakları, hukuku, bekası için vurgu yapmanın anlamı nedir” diye soran Bozoptak, “Baro başkanı bir hukukçu, ‘terör’ kavramının hukuka aykırı olduğunu bile bile neden kullanır? Devletle aynı dili konuşmuyor diye bir meslektaşı hakkında neden böyle bir açıklama yapar? Diyelim ki politik emelleri nedeniyle kullanılmış olsun, bir ölümün, bir suikastın ardından, ‘Ben bir Türk evladıyım’ niye der? Elçi, Kürt olduğu için mi şart görülmüştür bu vurgu? Cenazesine katılmayarak ne açıklamış oldunuz, bir baro başkanı hangi gerekçe ile vurulursa cenazesine katılırsınız mesela?” ifadelerini kullandı.

‘Hem vaktini hem canını kaybedenlerden size ne?’

Boztoprak, son olarak şunları söyledi: “Sizi kurtaracak olan sizi hukukçuluk sıfatına yakıştıracak olan cenazeye gelmeniz de değil elbette. Yargısız infazların peş peşe yaşandığı, haksız gözaltıların her gün onları bulduğu bir dönemde ihlal edilen hakların karşısında durmanızdan başka bir şey bekleyen yok sizden. Kısa süre önce Dilek Doğan evinde vurulduğunda, daha dün Dilan Kortak evinde vurulduğunda, polise, savcılara, devlete ‘Neler oluyor?’ diye sormanız yeterdi. Ama sizin çok işiniz var, hukukla kaybedecek vaktiniz yok. Hem vaktini hem canını kaybedenlerden size ne?”

Açıklama, “Tahir Elçi ölümsüzdür” sloganları ile sona erdi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here