Anasayfa Kadın İstanbul Feminist Kolektif raporu: ‘Erkek şiddetinin, kadın cinayetlerinin hızı kesilmiyor’

İstanbul Feminist Kolektif raporu: ‘Erkek şiddetinin, kadın cinayetlerinin hızı kesilmiyor’

Paylaş

İstanbul Feminist Kolektif, Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor / Eylül 2015 raporunu yayınladı: “Bir yandan hayatlarımıza bombalar düşerken, barışa sahip çıkmaya, erkek şiddeti karşısında hayatını savunma mücadelesi veren kadınların hikayelerini paylaşarak hep birlikte güçlenmeye çalışıyoruz.”

İFK raporu: Erkek şiddetinin, kadın cinayetlerinin hızı kesilmiyor

İstanbul Feminist Kolektif (İFK) aylık hazırladığı ‘Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor – Eylül 2015’ raporunu yayınladı.

Raporda, medyada yer alan haberler üzerinden yapılmış bir derleme yer alıyor. Bunların arasında, kendini korumak için erkekleri yaralayan, öldüren kadınların haberleri, devam eden davalar ve yargı kararları, konuyla ilgili eylemler ve örnekleri az da olsa erkek şiddetini izlemeyen, müdahale edenlerle ilgili haberler var.

Raporun sunuşunda şu ibarelere yer veriliyor:

“Erkek şiddetinin, kadın cinayetlerinin hızı kesilmiyor. Ancak, bir yandan da her gün daha çok sayıda kadın hayatına sahip çıkıyor. Kendi özgürlük alanlarını büyütüyorlar. Hazırladığımız bu raporlar, erkek şiddetiyle mücadele konusundaki tartışmalarımızda bize farklı yollar da açar diye umuyoruz. Bir yandan hayatlarımıza bombalar düşerken barışa sahip çıkmaya, erkek şiddeti karşısında hayatını savunma mücadelesi veren kadınların hikayelerine erişmeye, onları paylaşarak hep birlikte güçlenmeye çalışıyoruz. Konumuz: Yıllardır maruz kaldığı erkek şiddetine, işkencelere ‘şiddetle’ karşılık vermek durumunda kalan, yaşamak için öldürmek zorunda bırakılan kadınlar.”

İstanbul Feminist Kolektif tarafından hazırlanan ‘Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor / Eylül 2015’ raporun tam metnini yayınlıyoruz:

KADINLAR HAYATLARINA SAHİP ÇIKIYOR
Eylül 2015

Bir yandan hayatlarımıza bombalar düşerken barışa sahip çıkmaya, erkek şiddeti karşısında hayatını savunma mücadelesi veren kadınların hikayelerine erişmeye, onları paylaşarak hep birlikte güçlenmeye çalışıyoruz. Kadınların erkek şiddetine karşı türlü türlü mücadele biçimleri var. Sokakta, otobüste, evde hayatın her alanında karşı karşıya kaldığımız erkek şiddetine karşı bizler de türlü türlü savunma biçimleri geliştiriyoruz. Bu ay erişebildiğimiz haberlere baktığımızda kendisini kaçırmak isteyen minibüs şoförünü kamera ile kayıt altına alan, çocuğunu parkta taciz eden erkekleri vurmak zorunda kalan, sokakta uğradığı tacizi çevreye duyurarak destek isteyen, yıllarca kocasından gördüğü şiddetten tek kurtuluşu onu öldürmekte bulan kadınların hikayelerini gördük.

Kadınların hayatlarını savunma mücadelelerinin karşısında ise yargının ikiyüzlülüğünü, erkek adaleti görüyoruz. Kadın cinayetlerinde fail erkekler haksız tahrik yalanına sığınarak bir kaç yılla kurtulurken, kocasını bıçaklayan Nurhan için mahkeme 13 yıl 4 ay ceza verdi. Trabzon’da bir kadın sokakta kendini takip eden tacizciyi ifşa ederek yardım isteyince çevredekiler olaya müdahil oldu. İstanbul Feminist Kolektif olarak takip ettiğimiz Yasemin’in davasında ise yeni bir gelişme yok. Maruz kaldığı sistematik şiddete dair rapor beklenirken, Yasemin günlerini hapishanede geçirmek zorunda kalıyor. Adalet erkeklerin lehine tesis ediliyor; erkek egemen düzenin her gün, çeşitli biçimde cezalandırdığı kadınlara reva görülen adaletsizlik yargı kararlarıyla katmerleniyor.

“Kadın arkadaşlarım, hiçbir zaman kirpiğiniz yere düşmesin”

Biz ise bu adaletsizliği ifşa ederek, kadın dayanışmasını örerek direniyoruz. Halen cezaevinde olan Çilem’in mektubuyla daha da güçleniyoruz:

“Bir kadın isterse kendini doğurabilir. Bir kadın isterse dağ başında bile kalsa dimdik durabilir. Mücadele verebilir, sıfırdan başlayabilir. Burada karanlık çöktüğünde yalnız hissetmiyorum kendimi. Siz iyi insanlar iyi ki varsınız. Kadın arkadaşlarım, hiçbir zaman kirpiğiniz yere düşmesin. Alnınız hep dik; dimdik onurlu kalsın. Bir kardeş olarak ellerimi avucunuzda hissediyorum.”

Müdahil ol, ama nasıl?

Şiddete müdahil olunan haberlere baktığımızda çok sık karşılaştığımız durumlardan birinin, erkeklerin şiddet uygulayan erkekleri linç etmeleri, döverek cezalandırmaları olduğunu görüyoruz. Müdahil olmak, şiddete seyirci kalmamak hepimizin sorumluluğu. Kafamızı çevirdiğimiz, duymazlıktan geldiğimiz her olayda failden taraf oluyoruz aslında. Fakat müdahil olmak, “cezasını sen ver!” demek değil; kadınların hayatını dikizlemek de değil. Müdahil olarak hem faile yaptığının kabul edilemez olduğunu göstermek hem de kadınları verdikleri mücadelede güçlendirmek istiyoruz.

Kuşkusuz linç etmenin, bir kişiyi toplu olarak öldüresiye dövmenin erkeklikle ilgisi var. Kadınlar güçsüz oldukları için şiddete maruz kalmıyorlar. Erkek egemenliği kadınları güçsüzleştirdiği ve toplumsal olarak şiddete tepki verilmediği gibi, kadınlar suçlandıkları için çaresizlik hissediyorlar. Cansu’nun katilinin Özgecan için düzenlenen yürüyüşe katılmış olması tesadüf değil. Müdahil olmak, ses çıkarmak kadar kadınları güçlendirmek, kendi erkekliğine dönüp bakmak da demek.

KADINLAR ERKEK ŞİDDETİNE DİRENİYOR!

– Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde yaşayan K., kızını ve parktaki diğer kız çocukları taciz eden iki adamı 9 Eylül’de silahla yaraladı. Uğur Mumcu Parkı’nda 7 yaşındaki kızını oynamaya bırakan K., dönüşte çocuğunu parktan almak için gittiğinde orada bulamadı. Eve gelen çocuk telaşlı haldeydi ve bir hafta boyunca gece uykusundan ağlayarak kalktı, parka gitmek istemediğini söyledi. K., kızına ne olduğunu sorduğunda parktaki iki erkeğin bir başka kıza iğne yaparak götürdüğünü söyledi. K. ayrıca, kızının vücudunun çeşitli yerlerinde kızarıklık ve morluk olduğunu fark etti. Balkona çıkan K., kızına parkta gördüğü erkekleri göstererek onlar olup olmadığını sordu. Bunun üzerine evde bulunan tabanca ve bıçağı alarak parka giden K., parkta bulunan T.K. ve M.A.’ya ateş ederek yaraladı. Yaralıların tedavisi sürerken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

-Twitter’da paylaşılan bilgiye göre, İstanbul’da Avcılar metrobüs hattında 12 Eylül günü bir kadını taciz eden bir erkek, diğer kadınlar tarafından dövülerek metrobüsten atıldı.

– İstanbul’un Üsküdar ilçesinde kardeşleriyle birlikte 20 Eylül’de bindiği dolmuşun şoförü tarafından alıkonulmak istenen A., çektiği videoyu sosyal medyada paylaşarak polise başvurdu. Dolmuş şoförünün sormadan güzergâh dışına çıktığını ve bağırmalarına rağmen kapıyı açmadığını anlatan A.’nın camdan bağırması üzerine aracın etrafında biriken kalabalık artınca şoför kapıyı açmak zorunda kaldı. A., “Kayda girdiğimde olay çığırından çıkmıştı. Çünkü pek çok kadının, maruz kaldığı şeyi ispatlayamadığı için hakkını koruyamadığı onlarca olay takip ettim. Olay hukuki boyuta taşındı. Bunun için çabaladım çünkü bu olay ve emsalleri Özgecan yasasının ivedilikle çıkarılması için çok önemli,” dedi.

– İzmir’de yaşayan N. sürekli şiddetine maruz kaldığı kocası M.U.’ya karşı direndi, kendini korumak için adamı dövdü. Bunun üzerine mahkemeye başvuran M.U., “Karım bana şiddet uyguluyor,” diyerek koruma kararı çıkarttı. N., 21 Eylül’de M.U.’dan boşandı.

DEVAM EDEN MEŞRU MÜDAFAA DAVALARI VE YARGI KARARLARI

– Evliliğinin başından beri sürekli şiddetine maruz kaldığı, kendisini ve çocuğunu ölümle tehdit eden Özkan Kaymaklı’yı hayatını savunmak için öldüren Yasemin’in Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davasının 7. duruşması 16 Eylül’de görüldü. İstanbul Feminist Kolektif olarak takip ettiğimiz davada, Yasemin’in gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddetin belgelenmesi için talep ettiğimiz rapor geçtiğimiz celsede kabul edilmişti. Rapor hâlâ gelmediğinden, duruşma 1 Aralık’a ertelendi.

– Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde kocası Fedai Burun’u geçtiğimiz Mart ayında bıçakla yaralayan Nurhan, 17 Eylül’de görülen duruşmada13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Nurhan, kahvaltı sırasında çıkan tartışmada, Fedai Burun’u sofradaki bıçakla yaralamıştı. Eskişehir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan Nurhan, ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken “suçun teşebbüs aşamasında kalması” nedeniyle ceza, 13 yıl 4 aya indirildi.

– Çorum’da yaşayan Yıldız, 10 yıllık evliliği boyunca şiddet gördüğü kocası Kenan Siğiniç’i geçtiğimiz Nisan ayında öldürmüştü. Tutuklu yargılanan Yıldız hakkında 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Eylül’de görülen duruşmada ömür boyu hapis istedi. Yıldız mahkemedeki ifadesinde, “10 yıllık evliydik. Kocam sürekli alkol alıyor ve beni dövüyordu. Olay günü gece eve alkollü gelmişti. Yatağa yattı ve sürekli horluyordu. Ben de çok sinirlenmiştim. Dayanamadım. Horlamasını kesmek için başına evde bulunan bir poşeti geçirdim. Hareketsiz kaldığını görünce komşulardan yardım istedim,” dedi. Savunmasının ardından mahkeme heyeti Yıldız’ın, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınmasına gönderilmesine karar verdi.

ŞİDDETİ İZLEME, MÜDAHİL OL!

-Adapazarı’nda 21 Eylül günü 12 yaşındaki kız çocuğa sözlü ve fiziksel tacizde bulunan 41 yaşındaki İ.T., çevredeki esnaf tarafından darp edildi. Adapazarı’nın Çark Caddesi’nde annesiyle birlikte yürüyen 12 yaşındaki kız çocuğunu sözle ve fiziksel olarak taciz eden İ.T.’ye, çocuğun yanında bulunan annesinin tepki göstermesiyle esnaf da olaya müdahil olarak tacizciyi dövdü. Polisler tarafından çevredekilerin elinden alınan İ.T. adliyeye sevk edildi.

-Trabzon’da 21 Eylül’de Uzun Sokak’ta genç bir kadını takip eden bir adam, kadını sözlü ve fiziksel olarak taciz etti. Kadının tacizciye tepki göstermesi ve çevreden yardım istemesi üzerine orada bulunan esnaf adamı önce dövdü, ardından polise teslim etti.

-İstanbul Çekmeköy’de 2 yıl önce boşandığı karısı Ayşe ve yanında çalışan Leyla’yı 14 Eylül günü çalıştıkları kuaför salonunda öldüren ve olay yerinden kaçan Behçet Y., 23 Eylül’de aynı bölgede dolaşırken kendisini tanıyan kişiler tarafından yakalandı. Çevredekilerin tepki göstermek amacıyla ciddi şekilde dövdüğü Behçet Y., olay yerine gelen polisler tarafından uzaklaştırılarak adliyeye sevk edildi.

İstanbul Feminist Kolektif
feministler@gmail.com

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here