Anasayfa Demokratik Emek Meclisi İZMİR DEM’İN 21 ŞUBAT ‘SENDİKA SİYASET İLİŞKİSİ’ TOPLANTI NOTLARI

İZMİR DEM’İN 21 ŞUBAT ‘SENDİKA SİYASET İLİŞKİSİ’ TOPLANTI NOTLARI

Paylaş

Yeni sol-özgürlükçü sol un oluşumunu, kapitalizmin dönüşümü ve solun durumu ile birlikte yakın tarihsel süreciyle genel bir değerlendirme yaptığımızda;

60-70 li yıllar,büyük işçi grevlerinin eylemlerinin olduğu işçilerin sokağa çıktığı aynı zamanda solu yükselten dönemlerin taleplerinin sendikal talepler olduğu görülür.Zaten Almanya, İngiltere de olduğu gibi işçi partileri sendikaların dönüşümüyle oluşmuştur.Bu dönem aynı zamanda örneklerinin de olduğu yeni düzen,yeni dünya taleplerinin olduğu,sorunların sonraya havale edildiği bir dönemdi.Süreç sendikal kazanımlar getirmiş, sosyal devleti ortaya çıkarmıştır.Bu süreç kapitalizmin başka bir şey yapmaya başlamısıyla kırılmıştır;kapitalizm  binlerce işçinin çalıştığı fabrikalardaki grev tehlikesine karşılık  işçileri bölerek işi atölyelere ,  firmalara vererek işçi sınıfı kavramının altını boşaltmaya başlamıştır.Sendikalar üye kaybetmeye başlamış, oluşan güvencesiz , taşeron çalıştırma biçimlerine karşı kimi nasıl örgütleyeceğinin belli olmadığı kriz dönemini yaşamaya başlamıştır.Tabandan gelen bir şeylerin,toplumsal hareketliliğin olmamasıyla,işçi hareketleri ile yükselen sol düşüşe geçmeye başlamıştır.90 lar sonrasında ise siyasi taleplerle sokağa çıkan sendikalar yeni bir hareketlilik sağlamış ancak,  siyaseten örgütlü güç oluşamamıştır. .Günümüze baktığımızda ise siyaseten bir çok şeyler yapılırken ,sendika geri adım atıyor ve aynı talepleri söyleyemiyor.13 şubat eyleminde bir çok yerde  anadil talebinin söylenmemesi,arkasında durulamaması bunun en yakın örneğidir..Emek alanını örgütlemek için var olan sendika, sadece emek açısından ezilen söylemiyle örgütleme yapamıyor.Emek alanı,özgürlükçü sol anlayışla göçmen olduğu için ,dilini kullanamadığı için,kadın olduğu için yani tüm sorunları kapsayacak şekilde  ezileni söylemleştirmeli.Azınlık, cinsiyet ,ekoloji, estetiğe müdahil olunması gerekir. Öğretmene çalışan değil kadın öğretmen göçmen öğretmen dilini kullanamayan öğretmen..olarak bakmalıdır. Ücreti iyi olan ülkelerde işçilerin dil eğitimsizlik..vb sorunlarının da gösterdiği gibi toplumsal süreci kuşatan bir söylem gerekiyor.Bu da politikleşmeyle olabilir.Toplum kürt meselesi ve laiklik tarafında kutuplaştırılmışken emek diyerek hepsini kucaklayamayız. Eğitimsenin diğer sendikalarla birlikte nöbet eylemlerini sürdürürken farklı bir söylemi olmadığı gibi ‘niye eğitim sen e üye olunmalı’ sorusuna bile cevap üretemez durumdayız..Tüm bunlar  sorun alanlarının devletle yüzleşmesini sağlayan bir siyaset izlemekle çözülebilir.Genel seçimler için HDP ye geniş birleşmeler önerisi aslında Kürtleri dövmeye devam etmekken,etnik siyaset yapmakla eleştirilen HDP  kadar emeğin haklarından konuşan olmadığı da aşikardır.

Eşitlik ilişkisi ‘benim için problem senin içinde problem’ şeklinde kurulduğu için cumhurbaşkanlığı seçimlerinde son dönemlerin en iyi siyaseti yürütülmüştür..Sendikalarda da olması gereken budur; sendikalarla partilerin farkı sendikaların  iktidar hedefinin  olmamasıdır.(Dem İzmir)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here