İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nden rektörlere mektup

Paylaş

İZMİR (DİHA) – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan akademisyenler hakkında soruşturma başlatılmasını haksız ve kabul edilemez bulduklarını vurgulayarak, akademisyenlere soruşturma açılmaması için İzmir’deki üniversite rektörlüklerine mektup gönderdi.

DİSK, KESK ve TMMOB İzmir Şubelerinin oluşturduğu İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilmesinin ardından haklarında soruşturma başlatılan akademisyenlere destek olmak için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Akademisyenlerin yanı sıra HDP il yöneticileri, Konak Belediyesi Başkanı Sema Pektaş ile CHP İzmir milletvekilleri Murat Bakan ve Tacettin Bayır’ın da katıldığı toplantıda salona “Türkiye’ye barış akademiye özgürlük” yazılı pankart asıldı. Toplantıda konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, barış talebini dile getirerek metne imza vererek düşünce ve ifade özgürlüklerini kullanan akademisyenlerin günlerdir aşağılanmaya ve hedef gösterilmeye çalışıldığını belirtti ve Terörle Mücadele Kanunu uyarınca başlatılan soruşturmalarda akademisyenlerin gözaltına alındığını, işinden atıldığını ve görevinden uzaklaştırıldığını söyledi.

Rektörlere mektup gönderildi
Bütün bunları haksız ve kabul edilemez bulduklarını vurgulayan Sarı, İzmir’deki üniversitelerde çalışan akademisyenler hakkında YÖK emriyle idari soruşturma başlatmaya hazırlanan rektörlüklere mektup gönderdiklerini söyledi.

CHP’li vekiller: Akademisyenlerin yanındayız

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise bugün en çok tartışılan konunun anayasanın demokratikleştirilmesi olduğunu belirterek, mevcut anayasayı dahi uygulamayan bir hükümet olduğunu söyledi. Basının özgür olmadığını akademisyenlerin düşüncesini açıkladığında linç kampanyasına uğradığını belirten Bakan, bir milletvekili olarak akademisyenlerin arkasında olduğunu ifade etti.

CHP İzmir Milletvekili Bayır da demokrasinin askıya alındığı, meclisin by pass edildiği bir süreçten geçildiğini belirterek, özgürlüklerin, düşüncenin yazılmasının bile suç sayıldığı diktatörlüğü dayatan bir anlayışla karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Bayır, “Tüm sivil toplum kuruluşları örgütlü bir biçimde bağımsızlığı adaleti özgürlükleri savunmalıyız. Eğer üniversitelerdeki bilim adamlarımız özgürce düşüncelerini ifade edemeyecekse yeni nesilde özgürlükten bahsetmek mümkün değil” dedi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here