Anasayfa Haber Kaçeroğlu davasında görüntüye rağmen tutuklama yok

Kaçeroğlu davasında görüntüye rağmen tutuklama yok

Paylaş

İzmir’de, Kobanê serhildanı sırasında silahla vurulduktan sonra linç edilerek ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Ekrem Kaçeroğlu’nun katillerinin yargılandığı dava İzmir Adliyesi 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kaçeroğlu ailesinin avukatları, tutuksuz sanıklardan Reşit Aktaş’ın hedef gözeterek ateş ettiğinin ve eş zamanlı olarak Kaçeroğlu’nun yere düştüğü anın tespit edildiği görüntüleri mahkeme heyetine sundu. Ailenin avukatlarının tüm ısrarına rağmen mahkeme, sanıkların tutuklanması talebini kabul etmedi.

İzmir’de, Kobanê serhildanı sırasında silahla vurulduktan sonra linç edilerek ağır yaralanan ve kaldırıldığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitiren Ekrem Kaçeroğlu’nun davası ile ilgili olarak 4 tutuksuz sanığın “adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istemi ile İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Davayı, HDP il ve ilçe yöneticileri, Kaçeroğlu ailesi ve insan hakları savunucuları da takip etti. Duruşmaya tutuksuz sanıkların avukatları ile Kaçeroğlu ailesinin 20’ye yakın avukatı ile tutuksuz sanıklar katıldı. Dinleyicilerin duruşmanın yapılacağı mahkeme salonuna aranarak alındığı ilk celse, tutuksuz yargılanan 4 sanığın kimlik kontrolünün yapılması ile başladı.
680x680nc-izm-25-03-15-kaceroglu-dava8
İlk olarak konuşan tutuksuz sanıklardan Murat Keskin, savunmasında pişman olduğunu söyledi. Keskin, “Bu olaylar ilk defa yaşanmıyor ben mahalledeki kahvede oturduğum sırada, bir arkadaşım bana telefon açtı ‘Evlerinize saldırı var taşlarla saldırıyorlar’ dedi. Benim de eşim o bölgede yanına gittiğim esnada karşılaştığım şey karşısında şoka girdim. Yüzleri gözleri kapalı kişiler, evlere taşlarla saldırıyorlar. Yakaladıkları insanları dövüyorlar. Sonra silahlar patladı. Çok silah sesi duydum silah nerden geliyor o konuda bilgim yok. O durumda kendimi korumakla uğraştım. Tanıdığım insanlardan ayağına taş gelmiş. Hastaneye götürüyorlar. Sonra biraz dağıldı kalabalık silah seslerinin kesilmesi ile kavga çıktı herkes birbirine saldırıyor. Sonra bana da taş geldi. Yerde yatan şahsa tekme attığımı hatırlıyorum. Maktulün omzuna doğru attım” dedi.

Tutuksuz sanık zor günler geçiriyormuş!

Mahkeme başkanı da Keskin’e “Yerde hareketsiz yatıyor neden tekme attın?” diye sorması üzerine sanık Keskin, “Pişmanlığını yaşadım o korku ile yaşadım gördüm bir anlık korku psikoloji ile şahsın durumunun ciddi olduğunu anlayınca baktım şahıs kalkmıyor çok dayak yediğini düşündüm. Olay yerini terk ettim. Şahsın hastaneye ambulansın ne şekilde götürüldüğünden haberim yok. Bir husumetim yok. Ben bu olaya karıştığım için pişmanım” diye konuştu. Daha sonra kendisini polislerin aradığını ve ifadesi alındıktan sonra tutuklanarak Buca Cezaevi’ne konulduğunu ve tutuksuz yargılanmak üzere şartlı olarak tahliye edildiğini anlatan Keskin, olay yerinde Suat Dinçer’i gördüğünü ve cebinden tabanca çıkartarak havaya 2 el ateş ettiğini gördüğünü söyledi. “Kötü amaçla ateş ettiğini düşünmüyorum” Keskin, Kubilay Aktaş ve Reşit Aktaş’ı da ateş ederken görmeğini ifade ederek, “Bu olaydan dolayı üzgünüm çok zor günler geçirdim. işimi kaybettim. Zor günler geçiriyorum” diye konuştu. Daha sonra Mahkeme Başkanı dosyada yer alan olay gecesine ait fotoğrafları tutuksuz sanık Keskin’e göstererek bazı kişileri teşhis etmesini istedi. Keskin, “Olayı hatırlıyorum. Havaya ateş eden kişinin Suat Dinçer olduğunu biliyorum” dedi. Keskin, ateş eden kişiyi tespit edemediğini belirtti.

‘Maktule tekme attım ama başka birine denk geldi’

Keskin’in ardından tutuksuz sanıklardan Kubilay Aktaş’ın savunması alındı. Aktaş savunmasında, kahvede oturdukları sırada olaylar çıktığını duyduklarını ve mahalleye çıktıklarında kendilerine taş atıldığını ve eve gittikleri sırada 150 kişilik bir grubun kendi evlerine taş atmak için geldiklerini söyledi. Keskin, “Biz doğulu olduğumuz onlara katılmadığımı için bizim evi taşlamak istediler. Bizim eve doğru geldiler. Ağabeyime 3 kişi saldırdı dövdü. Olaydan sonra biz gittik, 25-30 kişilik grup geliyor. Yanımızda büyük ağabeylerim vardı. Bir kaç kişi vardı. 150 kişilik grup bize doğru geliyordu. Biz korktuk evimize gelecekler zarar verecekler diye. Biz de taş attık. Yarım saat taş attık. Çevik kuvvet ekibi geldi. Yerde yatan bir şahıs vardı. O esnada psikolojim bozuktu. Maktule sopa ile bir kere vurdum. İkincisinde de vurdum. Değmedi, başka birine denk geldi. Sopa yere düştü. Ben de sopayı tekrar aldım attım amacım yerdeki şahsa vurmak değildi. Polisler bizi geri çekti ben de evime gittim” dedi.

Mahkeme başkanı, “Psikolojin ona karşı mı bozuldu neden yerde yatan adama vurdun?” diye sordu. Bunun üzerine Aktaş, “Sopayı elimden attım. Bilmiyorum neden attığımı” diye yanıt verdi.

Avukat Aslan: Sanık beyanını değiştirdi

Aktaş son olarak şunları söyledi: “Karşı tarafta yüzü sarı kırmızı yeşil puşi ile sarılı adam gördüm. Elinde silah vardı. O da havaya doğru ateş etti. İkinci sıktığında tabelaya denk geldi tabela yere düştü. O adamın ayrıldığını gördüm eve geri kaçtım. Dedemin tüfeği var bir tek dedem kullanır. Çok önceden aldığı bu tüfeği bir iki kere tarlada kullanıyor, havaya ateş ederek kullandı, onun dışında kullanmaz” diye konuştu. Sanığın konuşması sonrası söz alan Kaçeroğlu’nun avukatlarından Nergis Tuğba Aslan, sanığın karakolda verdiği ifade ile bu ifadesinin çelişkili olduğunu belirtti. Aslan, “Çetin Ağabey denen şahsın ilk ifadesinde arsadan çevik kuvvetle gittiğini söyledi. Ancak bu ifadesinde bunu belirtmedi” dedi. Aslan konuşmasında Aktaş’ın ifadesindeki, “Polis bizi geri çekti” dediğine de dikkat çekti.

Kendilerini savunmak zorunda kalmışlar!

Aktaş’dan sonra güvenlik görevlisi olarak çalışan Suat Dinçer’in savunmasına geçildi. Dinçer, kendisine telefon geldiğini ve evlerinin taşlandığını söylediğini anlattı. Dinçer, “Pazaryerine doğru gittik. Bahçeden çıkan bir grup gördüm. Karşı grup bize saldırmaya başladı. Neden bize saldırdıklarını anlamadık. Kendimizi savunmak zorunda kaldık. Karşılıklı olarak taşlaştık. Ben de o sırada bir ya da iki el havaya ateş ettim. Sonra polis geldi. Tam hatırlayamıyorum” diye konuştu.

Daha sonra söz alan savcı olay yerinde 7 boş kovan bulunduğunu belirterek, bu kovanları sordu. Sanık Dinçer de buna, “Bilemem. Hatırlamıyorum. Ben sadece bir ya da iki el ateş ettiğimi hatırlıyorum” dedi.

‘Tüfekle bir el ateş ettim’

Bir diğer tutuksuz sanık Reşit Aktaş ise olay günü misafirliğe hemen yan binada oturan babasına gittiğini ve eve dönerken değişik elbiseler giyinen yüzleri kapalı bir grubu gördüğünü, ancak eve girerken 3-4 kişinin bahçesinde olduğunu gördüğünü ve ellerinde sopa ve taş gördüğünü savunarak, “O anda onlarla boğuşmaya başladım. Üzerimde kırmızı gömlek vardı. Bu esnada eşim dışarı çıktı bağırdı. Ben de evden dışarı çıktım. Yol boşluğu vardı 150’ye yakın insan var kimisi molotof atıyorlar taş atıyorlar. Kendimizi korumak için başka çaremiz yoktu. Ya ölecektik ya da kendimizi koruyacaktık. Sonra ben de babamın evine gittim. Oradan dedemin tüfeğini aldım, TOMA geçiyordu. O an havaya bir el ateş attım. Sonra tüfeği eve dönüp yerine astım” diye konuştu.

Kaçeroğlu ailesi avukatlarından Mustafa Rollas ise sanığın eve dönerek tüfeği evine bıraktığını söylemesine rağmen fotoğraflarda elinde tüfekle maktulün yanında olduğunu gösteren fotoğraf bulunduğunu belirtti ve “Peki boş kovanı ne yaptınız?” diye sordu. Bunun üzerine Aktaş, “Büyük ihtimalle cebime koydum. Ancak üzerinden 7 ay geçti ve hatırlamıyorum. Karşı tarafa taş sanıp atmış olabilirim” dedi. Aktaş’ın “Babam tüfeği Kemalpaşa’ya götürüp kıracağını söyledi” sözlerini hatırlatan Rollas, “Neden buna ihtiyaç duyuyorsunuz?” diye sordu. Bunun üzerine Aktaş,”Bizim evimize silah girmez. Haftada bir bizim evlerimiz basılır. Mahallede eylem olduğu için babamın evinde silah bulunur” diye yanıtladı.

‘İnsanlar ölmesin diye gitti öldürüldü’

Ekrem Kaçeroğlu’nun eşi Dilşah Kaçeroğlu da duruşmada söz alarak, “Olayı görmedim eşim insanlar ölmesin diye gitti öldürülmeye gitmedi. Adalete bıraktım. Davanın sonuna kadar takipçisiyim. Şikayetçiyim. Çocuklarım adına da şikayetçiyim” dedi.

Kamera kayıtları ile oynandı mı?

Son olarak avukatların talepleri alındı ve avukat Mustafa Rollas, Pazaryerindeki kamera görüntülerinin dosyaya dahil edilmesini istediklerini söyledi. Olayın gerçekleştiği pazaryerinde 16 adet kameranın görüntüsünün eklenmesini isteyen Rollas, “Tüm kayıtlarının bulundukları yer itibari ile krokisini sunuyoruz. Aynı zamanda gerek dosyada yer alan gerekse kamera kayıtlarında bir oynama yapılıp yapılmadığını saptanmasını istiyoruz ve ayrıca söz konusu kayıtların eksik verildiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Ailenin bir diğer avukatı Nergis Tuğba Aslan da “Kolluğun suçluların tespiti için görevini yapmadığını ve delilleri kararttığını düşünüyoruz. Sorumlular bulunsun diye yeterli bir etkin soruşturma yapılmadı. Dosyada tanık yok. Muhtara sormuşlar. Onun dışında kimseyi tanık sıfatı ile dinlememişler. Bu nedenle ısrar ediyoruz” diye konuştu. Ali İsmail Korkmaz davasını da hatırlatan Aslan, “Görüntüler yok denildi. Ancak görüntüler ortaya çıktı. Bizim talebimiz şu, pazaryerindeki kameraların ivedilikle istenmesi. Emniyet dışında Jandarma Krimal görevlileri tarafından silinen görüntülerin incelenmesini talep ediyoruz. Telsiz kayıtlarının istenmesini talep ediyoruz. Üzerindeki elbiseler ne oldu? Buna dair de bilgi yok. Ege Üniversitesi’ne yazı yazılarak üzerinden çıkan elbiselerin ne olduğuna dair bilginin sorulmasını istiyoruz. Olay yerinde keşif yapılmasını istiyoruz ayrıca olay yerinde tanıkların dinlenmesini talep ediyoruz” taleplerini sıraladı. Son olarak konuşan Avukat Eylem Yıldız da tutuksuz 4 sanığın tutuklanmasını talep etti.

‘Reşit’in hedef alarak ateş ettiğini gösteren görüntü var’

Yıldız, “Ekrem Kaçeroğlu’nun vurulduğu anı 4 saat süren kamera kayıtlarını izledik. İçinden 3-4 parça görüntüyü seçtik. Ancak görüntülerde eksiklik ve tahrip yapıldığına da inanıyoruz. Sanık Reşit’in tüfeğini hedef gözeterek ateş ettiğine dair görüntüyü, aynı zamanda ateş etme ile eş zamanlı olarak pazaryerinde Kaçeroğlu’nun yere düştüğü anı tespit ettik. Son olarak dikkatinize sunmak için sanık Reşit’in olayda kullandığı tüfeği katlayıp kolunun altına çektiği daha sonra Kaçeroğlu’nun yanına giderek, bakıyor. Kubilay ile konuşuyorlar. Reşit kameraya bakıyor. Kamera yere dönüyor. Ayaklar çekiliyor. Bir zaman sonra kamera tekrar kalabalığa yönelince Reşit orada olmuyor. Murat Keskin’in ifadesi çelişkili. ‘Kimseyi tanımam’ diyor. Ancak bizim size sunduğumuz fotolarda tanığı ortaya çıkıyor. Kubilay isimli sanık, yerde yatan Kaçeroğlu’na gidiyor tekme atıyor. Suat 2 el ateş ettiyse 5 boş kovan nerde? Suat isimli sanık da görüntülerde var. Sivil polislerle görüşüyor. Kubilay isimli sanık utanmadan sıkılmadan oğlunun yanına giden baba Bedrettin Kaçeroğlu’nu da darp ediyor. Bu şahısın tutuksuz yargılanması kabul edilemez. Bu dosyanın faillerinin bu kadar ortada olduğu belli. Bu sanıklar halen serbest olarak dolaşıyorlar. Biz de öldürme kastı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle tutuksuz sanıkların tutuklanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Son olarak tutuksuz sanıkların avukatları savunma yaptı ve sanıkların tutuklanmaması gerektiğini savundu. Savcı ise Kaçeroğlu’nun kafasından çıkartılan mermi parçalarının incelenmesi için İstanbul Adli Tıp’a gönderilmesini, incelenmesi ve eksik görüntülerin ilgili kurumlardan istenmesi yönünde mütalaa etti.

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, güvenlik, TOMA, film ve belediye kayıtlarını taleplerini kabul ederken, keşif taleplerini reddetti. Mahkeme sanıkların tutuklanması talebini de kabul etmeyerek, duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.

Duruşmanın ardından adliye binası önünde konuşan Kaçeroğlu’nun babası Bedrettin Kaçeroğlu, oğlunun herhangi bir suçu olmadığını dile getirerek, “Adalet talebimizin mutlaka bir gün karşılanacağını düşünüyoruz. Bizim davamız asıl bugün başlıyor” ifadelerini kullandı. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here