Anasayfa Kadın ‘Kadınlar bir bütün eril zihniyete karşı özsavunmada’

‘Kadınlar bir bütün eril zihniyete karşı özsavunmada’

Paylaş

Kadın Özgürlük Meclisi, Mersin’de kadın örgütleri ile bir araya gelerek, kadınların toplumsal barışı yerellerde nasıl inşa edeceği tartışıldı. KÖM’ün oluşturduğu birçok heyette yer alan Evrim Kurdoğlu, katliam girişimlerinin sürdürüldüğü merkezlerde yaptıkları inceleme sırasında devletin vahşi katliamlarının yanı sıra örgütlü bir direnişle karşılaştıklarını belirterek, Sur Mahallesi’nde barikatta nöbet tutan bir genç kadının “Biz kadınlar bu hendekleri oluştururken, sadece devletin asker ve polislerine karşı özsavunma almıyoruz. Aynı zamanda beni okutmayan babama karşı, benim irademi tanımayan eril zihniyete karşıda özsavunmamızı alıyoruz” dediğini aktardı.

Kadın Özgürlük Meclisi, Mersin’de bulunan kadın örgütleri ile Akdeniz Belediyesi Kent Konseyi’nde bir araya geldi. Toplantıya, KÖM ve İmralı Heyeti üyesi Ceylan Bağrıyanık, KÖM’den Evrim Kurdoğlu, Akdeniz Belediye Eşbaşkanı Yüksel Mutlu, Kadın Emeği Kolektifi, Mersin Kampüs Cadıları, Eğitim Sen’li kadınlar, Mersin Kadın Platformu, KJA, HDP Mersin Milletvekili adayı Hülya Doğan ve Mersin Üniversitesi’nden kadın akademisyenler katıldı. Saygı duruşunun ardından toplantıda konuşan

Mutlu, KÖM’ün kuruluş süreci hakkında bilgi verdikten sonra Kürdistan’da katliam girişimlerinin sürdürüldüğü il ve ilçelerde KÖM’ün gerçekleştirdiği ziyaretler sonucu hazırlanan slayt gösterimi yapıldı.

‘Sadece devlete karşı değil eril zihniyete karşı özsavunmadayız’

Gösterimden sonra konuşan ve KÖM’ün oluşturduğu birçok heyette yer alan Evrim Kurdoğlu, halkın anlatımlarına kimi yerlerde kendilerinin de tanıklık ettiklerini söyledi. Heyetlerle katliam yapılan bölgeleri incelediklerinde devletin halka yönelik vahşi katliam girişimlerinin yanı sıra kadınların ve halkın özyönetimleri inşa ettiklerini ve çok örgütlü bir direnişle karşılaştıklarını söyleyen Kurdoğlu, Sur Mahallesi’nde barikatta nöbet tutan bir genç kadının “Biz kadınlar bu hendekleri oluştururken, sadece devletin asker ve polislerine karşı özsavunma almıyoruz. Aynı zamanda beni okutmayan babama karşı da, benim irademi tanımayan eril zihniyete karşıda özsavunmamızı alıyoruz” dediğini aktardı.

‘Sayın Öcalan’ın çabaları ile müzakere masasına kadınlar dahil edildi’

Ardından konuşan Ceylan Bağrıyanık ise, “Demokratik Çözüm ve müzakere süreci”nin başlatılmasıyla birlikte bu sürece kadınların da dâhil olabilmesi için bir mücadele içerisine girdiklerini belirterek, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadının eşit temsiliyeti ile kadın özgürlük sorunlarının da o masa çerçevesinde iradeleşmesini isterken, devlet ve hükümetin tavrının ise “Kadın gündeminin barış süreci ile ne alakası var” olduğunu kaydetti.

Bağrıyanık, şöyle devam etti: “Özellikle Sayın Öcalan’ın bu müzakere masasında kadının eşit temsiliyeti ile bu müzakere sürecine katılması ve tartışması çabaları vardı. Bunu müzakere sürecide bizzat gördük. Sayın Öcalan ‘eğer kadınlar dahil olmasa bu müzakere masası eril bir masaya dönüşür ve burada ortaya çıkacak sonuçlarda eril olacağı için ben bu masa da oturamam’ dediği için o masaya dahil olduk.”

Çözüm masasının tüm Türkiye toplumunu ilgilendirdiğini kaydeden Bağrıyanık , “Toplumsal özgürlük tartışılırken, o zaman toplumun yarısını oluşturan kadınların ortaklaştırdığı özgürlük ölçülerinin o masaya götürülmesi ve orada iradeleşmesi gerekir. Bizde bunu nasıl yaparız bu tartışmaları nasıl yürütürüz yoğunlaşmasına girerek Demokratik Çözüm süreçlerinde Kadın Özgürlük Çalıştayı ile tüm kadın örgütlerinin katıldığı bir iki günlük çalıştay yaptık ve akabinde Kadın Özgürlük Meclisi’ni kurduk” dedi.

’90’da kontra güçler vardı şimdi devletin resmi yetkilileri katlediyor’

Kürdistan ve Ankara’da yaşanan katliamların 90’lı yılları da aşan katliamlar olduğunu ifade eden Bağrıyanık, “Evet, Maraş, Sivas, Çorum katliamı oldu ama bunlar devletin söylemi ile başkaları elliyle veya kontrol edemedikleri güçler tarafından yapıldığını ifade ediyorlardı. Şimdi ise devlet tüm görevlileri ve kurmayları giriyor, vahşi şekilde katlediyor ve çıkıyor. Biz kadınlar yıllardır kendi özgürlük mücadelemizi ve haklarımız ile ilgili bir yasallaşmanın mücadelesini verirken devlet kendi katliamların yasallaşmasını sağladı bunun adı ‘İç güvenlik yasası’dır” dedi.

‘Kürdistan ve Ankara’da yapılan katliamlar bütünlüklüdür’

Yapılan saldırıların bütünlüklü ele alınması gerektiğini söyleyen Bağrıyanık, “Aslında bu saldırılar, kadınlara, halklara, doğaya, kültürlere yani bütünlüklü bir saldırıdır” diye belirtti. Tüm sorunların çözümlerini tartışabilmek ve Kadın Özgürlük Meclisi’ni yerellerde merkezileştirmek gerektiğine dikkat çeken Bağrıyanık, “Bugün burada yapacağımız tartışmalar ve planlama ile kadınlar toplumsal barışı yerellerde nasıl inşa edecek onu belirleyeceğiz” dedi.

Bağrıyanık’ın konuşmasının ardından kadınlar, Ankara’da barışa yönelik yapılan katliama karşı nasıl bir yol izleyeceklerini tartıştı.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here