Anasayfa Kadın Kadınlara ‘Yaşamına ses ver’ çağrısı

Kadınlara ‘Yaşamına ses ver’ çağrısı

Paylaş

Van ve çevre illerinde artan kadın katliamları ve intiharlarına karşı “Deng bidin jiyana xwe-Yaşamına ses ver” sloganı ile başlatılan kampanya hakkında konuşan KJA aktivisti Çimen Altürk, kadınların ne olursa olsun seslerini yükseltmeleri gerektiğini belirterek, “Kadınlar zılgıtla, şarkıyla yada konuşarak seslerini yükseltmeleri gerekiyor” dedi. Kadın direnişinin en büyük örneğinin Rojava’da yaşandığına dikkat çeken Altürk, “Kadın kimdir, dediğimizde aklımıza Rojava devrimi gelmelidir” dedi.

Kadınların her gün katledildiği, intihar sürüklendiği ve intihar adı altında cinayetlere kurban gittiği Türkiye’de, kadına yönelik şiddete karşı “Deng bidin jiyana xwe-Yaşamına ses ver” sloganı ile kampanya başlatan Kongreya Jinan Azad (KJA) Van bileşenleri, 1 Nisan ve 10 Mayıs tarihlerini kapsayan kampanya çerçevesinde çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Kadınların direniş ruhunu ortaya çıkarmayı ve kadın bilincini yükseltmeyi hedefleyen kampanya kapsamında geçen iki haftalık süreçte ilçelerde kadınlar ile toplantılar alınarak her ilçeden 5 kişinin bulunduğu bir komisyon oluşturuldu. Kadın sorunlarına yerelde çözüm geliştirmeyi hedefleyen KJA, kampanya etkinliklerine eğitimler, seminerler, paneller ve TV programları şeklinde devam ediyor.

Kampanya yürütücülerinden olan KJA aktivisti Çimen Altürk, kampanyanın gidişatını değerlendirdi.

‘Kadın artık çaresizliğe bir son vermelidir’

Toplumda kadına bakış açısını öncelikle gözden geçirdiklerini belirten Altürk, yaptıkları gözlem sonucunda kadınların bir sesinin olmadığını ve sessiz bir çığlık içerisinde olduğu ve bunun çok fazla dillendirilmediği tespitinde bulunduklarını ifade etti.

Bundan sonraki süreçte en azından kadının kendini ifade edebileceği, sesini yükseltebileceği ve duyurabileceği kişilerin yada kurumların olduğunu dile getiren Altürk, kadınların çözümsüz ve yardımsız kalmayacağı noktasında bir slogan açığa çıkardıklarını aktardı. “Deng bidin jiyana xwe” yani “Yaşamına ses ver” sloganı ile kampanyayı başlattıklarını kaydeden Altürk, “Kadının artık sesini yükseltmesi, varlığını, kimliğini, rengini her yerde dile getirme noktasında bir aşama kaydetmesi gerekiyor. Bugüne kadar ağzını tülbentle kapatıp, kendisini ifade edemeyip kendisiyle ilgili kararlar alamayan kadınlar çözüm noktası kalmadığında içlerine kapanıyor. Bundan sonraki süreçte kadının artık çaresizliğe bir son vermesi ve sesini ne şekilde olursa olsun zılgıtla, şarkıyla ya da konuşarak yükseltmesi gerekiyor. ‘Deng bidin jiyana xwe’ derken de bunu ifade etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

‘Örgütlü yapımızın ulaşmadığı noktaları hedef aldık’

Çalışmalara başlamadan önce bir komisyon oluşturulduğunu ve KJA aktivistleri ile farklı çevrelerden kadınların bir araya gelmesi ile örgütlenme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Altürk, “Öncelikle intiharların ve katliamların nasıl ve nerede daha çok ortaya çıktığı noktasında bir fizibilite çalışması yaptık. Yapılan çalışma sonucunda kadınların eve kapatıldığı yerlerde yoğunlaşmalarımız oldu. Bu noktalara ulaşmak için seferberlik ruhuyla çalışmalara başladık. Örgütlü yapımızın ulaşmadığı noktaları hedef aldık. Burada sosyolog ve psikologlarında eşliğinde programlarımız oldu. Özellikle kadının kendi çözümünü nasıl üretebileceği ve bundan sonraki süreçte kendini nasıl ifade edebileceğine dair eğitim çalışmalarını önümüze koyduk. Kadın bilinçlenmeden toplumdaki bu kriz ve kaosun aşılamayacağı gerçeği açıkça önümüzde duruyor. Mahalle ve köy toplantılarında bununla ilgili seminer, panel ve çeşitli etkinlikler ile başladık ve bunlar son hızıyla devam ediyor. Bundan sonrada programlarımız eğitimler, seminerler, yürüyüşler, TV programları ile devam edecek” dedi.

‘Kadınlar kendilerini ifade edebilecekleri kurum ve kuruluşlar istiyor’

1 Nisan ve 10 Mayıs tarihleri arasında başlatılan kampanyanın sadece bu zaman dilimi içersinde sınırlı kalmayacağını dile getiren Altürk, seçim çalışmalarıyla ve oluşturulacak meclislerle kadının bilinçlenmesi ve kadının iradesinin açığa çıkması için çalışmalarının devam edeceğini söyledi. Altürk, “Yapılan çalışmalar çerçevesinde kadın nerededir, kadın haksızlığa uğradığında nereye başvurabilir gibi sorular soruluyor ve kendilerini görebilecekleri ve ifade edebilecekleri kurum ve kuruluşlar istiyorlar. Bundan doğru biz ilçelerde örgütlenmemiz gerektiği ve bundan sonraki süreçte kadınların rengiyle ve duruşuyla bir yapılanma istediklerini tespit ettik. Rojin Kadın Yaşam Merkezi gibi merkezlerin yoğunlaşması ve yaygınlaşması konusunda talepleri var. Bu konuyla ilgili de Yerel Yönetimler bir çalışma başlattı” diye konuştu.

‘Feodal zihniyetten kaynaklı kadına bir yönelim var’

Son bir ay içerisinde 15 kadının “intihar” ederek yaşamını yitirmesinin çeşitli nedenleri olduğunu belirten Altürk, bunun için toplumun içinde bulunduğu krizi de ele almak gerektiğine vurgu yaptı. Bu konuyu derin ele almak gerektiğini kaydeden Altürk, “Devletçi ve erkek egemenlikli bir sistemde yaşıyoruz. Feodal zihniyetten kaynaklı kadına olan yönelimler var. Kadınların kendilerini ifade etmelerine izin verilmemesi noktası, aile baskısı, eğitim sisteminin kadınların beklentilerine cevap olamaması, sistemin şu anda gençleri düşürdüğü uyuşturucu ve fuhuş ve en önemlisi çocuk yaşta yapılan evlilikler gibi yaşanan toplumsal sorunlar kadını çözüm noktasına getirmede sorunlar yaşatıyor. Aile kadından bir şey istiyor, sistem başka, erkek ise başka bir şey istiyor. Kadın bilinçlendikçe bunları kabul edemez noktaya geliyor. Kadın çıkış yapmak istiyor, ancak çıkış yapamayınca böyle bir sonuçla karşı karşıya kalabiliyoruz. Kadına kendi isteği dışında bir kölelik durumu dayatılıyor. Kimi çocuk yaşta oyun oynarken bir hapishaneye kapatılıyor. Kadın üzerinde yaşanan tüm bu sorunlar katliamlarının ve intiharların birebir nedenidir” şeklinde konuştu.

‘Kadın kimdir dediğimizde aklımıza Rojava devrimi gelmeli’

Herkesin kendisini görmesi ve bilmesi gerektiğinin altını çizen Altürk, “Kadın kimdir?’ dediğimizde aklımıza Rojava devrimi gelmelidir. Kadın direnişinin en büyük örneği Rojava’da yaşandı. Bu devrimde öncü olan kadınların çözümlerini nasıl geliştirdiği ve öz savunma, ekonomik, kadın özgürlüğü ve diğer 9 boyutta nasıl örgütlendikleri açık bir örnektir. Yeni bir yaşam arayışı çerçevesindeki yoğunlaşmalarını örnek alabilmeliyiz. Bu yüzden bizde bir bilinçlenme çalışması başlattık. Kadın bilinçlendikçe özgürleşecek ve toplumu bu şekilde özgürleştirecektir. Sloganımızda ‘Kadın yaşamı örgütlüyor ahlaki politik toplumu inşa ediyor.’ Eğitimlerle, kadının örgütlenmesiyle bundan sonraki süreçte özellikle seçim çalışmalarıyla devam edecek aynı zamanda inşa çalışmalarına da devam edeceğiz” dedi. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here