Anasayfa Haber Kamulaştırma kamu yararına göre yapılır, Sur da yapılan devlet adına  el koymadır .

Kamulaştırma kamu yararına göre yapılır, Sur da yapılan devlet adına  el koymadır .

Paylaş

Sur’daki kamulaştırma kararını değerlendiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Fırat Anlı, kararın sivil bir darbenin en açık örneği olduğuna dikkat çekerek, “Bu şehirde yaşayan onbinlerce insanın hayatı bir günde, bir kalemde yok edildi. Burada en ağır insan hakları ihlali yapılıyor. Kimse kimseyi kandırmasın bu Sur’u Toledo yapma projesi, dünyanın sayılı merkezlerinden birini yapma projesi değildir. Bu Sur’u açık hava müzesinden, yarı açık cezaevine dönüştürme projesidir” dedi.
680x350cc-amd-26-03-16-sur-desteserkirin-firat-anli-
Kuşatma ve saldırıların 4 aya yakın süredir sürdüğü Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinin birçok bölgesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamulaştırılmasını değerlendiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, söz konusu durumu “Bir sivil darbe” olarak değerlendirdi. Kamulaştırmanın son dönemin bir uygulaması olmadığına dikkat çeken Anlı, “Uzun bir süreden beridir Ankara’nın Diyarbakır’ın kimliğine, muhalif, itiraz eden, demokrasi kültürüne sahip çıkan ve bölge açısından da önemli değerleri temsil eden bir şehir olmasından kaynaklı biriken bir öfkesi ve tepkisinin yansımasıdır bu” dedi.

‘Karar tarihe düşülmüş bir kara lekedir’

Sur’un 7 bin yıllık bir geçmişi olduğunu ve birçok savaşı geride bıraktığını hatırlatan Anlı, Sur’un birçok talan, katliam, işgal gördüğünü ancak her seferinde yaşamın bir şekilde devam ettiğini belirtti. Anlı, “Kadın çocuk sesi hiçbir zaman Sur sokaklarından eksik olmadı. Bugün yapılanlar ise ilçede insansızlaştırma politikalarıdır” diye konuştu. Sur’un sadece Diyarbakır ve ilçe halkının sorunu olmadığını tüm dünyanın sorunu olduğunu belirten Anlı, “Biz Ankara’nın, siyasi iktidarın, bu kadar gözü kara, demokrasiyi, hukuku, insani değerleri bir kenara bırakan bir yaklaşım sergileyebileceğine inanamazdık. Bakanlar Kurulu’nun verdiği karar tarihe düşülmüş bir kara leke oldu” ifadesinde bulundu.

‘Onbinlerce insanın hayatı bir kalemde yok edildi’

page_cizre-ve-sur-icin-sekiz-siddetindeki-deprem-bile-utandi_703708754

Hükümetin eşine az rastlanır bir uygulamayı devreye soktuğunu ve tarihin en kısa süreli büyük yıkımını gerçekleştirdiğini belirten Anlı, bu durumun bundan sonra gelişecek her türlü olumsuzluğun en bariz işareti olduğuna vurgu yaptı. Sur için kamulaştırma kararını vermesinin bir sivil darbenin en açık örneği olduğunun altını çizen Anlı, “Bu şehirde yaşayan onbinlerce insanın hayatını bir günde, bir kalemde yok edildi. Burada en ağır insan hakları ihlali yapılıyor. Kimse kimseyi kandırmasın bu Sur’u Toledo yapma projesi, dünyanın sayılı merkezlerinden birini yapma projesi değildir. Bu Sur’u açık hava müzesinden, yarı açık cezaevine dönüştürme projesidir. Orada sadece güvenlik birimlerinin, güvenlik kulübelerinin, karakolların olduğu bir mekan haline getirecekler” dedi.

‘Acı bir hatıra kalacak’

Kamulaştırma kararının 21 Mart Newroz gününde verilmesinin anlamını dikkat çeken Anlı, “Bayram günü olan bir tarihte bizi yasa boğan bir kararın altına imza atan, o imzası bulunan Bakanlar Kurulu’nun tümü bir biçimiyle yasadışı kararlarıyla tarihe geçtiler. Tarihimizde bu unutulmayacak ve acı bir hatıra olarak kalacak” diye belirtti.

‘Sur’a dair planlar çok kapsamlı’

Sur’u kamulaştırma sürecinin ve projelerin yıllar öncesinden hazırlandığını söyleyen Anlı, bunu kimsenin barikat ve hendekler üzerinden okumaması gerektiğinin altını çizdi. Sur’a dair planların çok kapsamlı, ciddi hazırlanmış ve bundan sonra devamının geleceği bir projeler olduğunu ifade eden Anlı, aynı kapsamda Silopi, Cizre ve Nusaybin’inde bu sürece girdiğini belirtti.

680x350cc-dyb-05-03-16-sur-saldiri1

‘Sur’un olmadığı yerde yaşamanın anlamı yok’

Bir hükümetin insanların kaderi üzerinde bu kadar söz sahibi olamayacağını söyleyen Anlı, sonuçları ağır ve insanların yaşamlarını derinden etkileyecek kararların alınamayacağını ve hiçbir mevzuatın buna izin veremeyeceğini söyledi. Anlık, “Hiç kimse insanların maddi tazminatlarla ödenecek paralarla memnun edebileceğini düşünmesin. Bu şehrin iradesi, sivil toplum örgütleri ve hangi siyasi parti olursa olsun AKP’ye oy vermiş insanlar bile Sur’a yapılan bu muameleye, zulme sessiz kalmayacaklardır. Hiçbirimiz bunu benimsemeyecek ve kabullenmeyeceğiz. Çünkü Sur’un olmadığı bir şehirde yaşamamızın bir anlamı yoktur” dedi.

‘Sur kararı Hiroşima’ya atılan bomba gibidir’

Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombalarla insana ait her şeyin yok edildiğini hatırlatan Anlı, Sur’u buralara benzeterek şunları söyledi: “Nükleer bombalarla oradaki her türlü yaşam sonlandırıldı. Bugün hükümetin Sur’a dair attığı adımın kıyaslaması ancak onlarla yapılabilir. O kadar ağır ve bu kadar net bir tabloyla karşı karşıyayız. Yani Sur’un kapılarına kilit vurulacak ve içeriye insan alınmayacak. Orada neler yapıldığını da burada yaşayan insanlar bilmeyecek. Zaten kamu malı olan belediye binalarının, yerel yönetim binalarını, kamu binalarını, okulları, sağlık merkezlerini, kültür merkezlerini, ibadethaneleri, dini merkezleri, oradaki mezarlıkları kamulaştırılarak Ankaralılaşacaklar. Ankaralılaştırmakla ne elde edilecek?” ifadesinde bulundu.

dyb-11-12-15-sur-genel-goruntu-saldiri-tahribat5

‘7 bin yıllık birikim bir kararla yok ediliyor’

“7 bin yıldır biriktirdiklerimizi bir Bakanlar Kurulu kararıyla kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Biz Dersim’i 70 yıl sonra yaşamakla karşı karşıyayız. Biz bir Ermeni kıyımını 100 yıl sonra yaşamakla karşı karşıyayız” diyen Anlı, buna karşı orada oturan insanlarla, kentin sivil dinamikleriyle, uzmanlarıyla, akademisyenleriyle ve uluslararası alanda çalışanlarla birlikte her türlü demokratik yol ve yöntemle mücadele edeceklerini belirtti.

‘Sur’a bağlılığımızı göstererek cevap vereceğiz’

Anlı, “Bizi Sur’dan söküp atmak isteyen iradeye karşı Sur’a daha çok sahip çıkarak, Sur’a daha çok ilgi göstererek ve Sur’la olan bağımızı güçlendirerek cevap vereceğiz” diyerek, kimsenin Ankara veya başka bir yerde halkın kaderi üzerinde kolay oynayamayacağını söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak sürecin hiçbir yerine dahil edilmediklerine dikkat çeken Anlı, bu nedenle kamulaştırma kararının meşruiyeti tartışmalı bir karar olduğunu vurguladı.

‘Sur’un demografik yapısı değiştirilecek’

“Sur’a başka insanlar mı yerleştirilmek isteniyor? Acaba Sur’un bu 33 medeniyetten gelen kimliği yok edilerek Suriye’den gelen mülteciler, radikal kimi gruplar, cihadist gruplar ya da başka türlü Avrupa’yla yapılan pazarlıklar sonucu Türkiye’ye geri gönderilmek üzere anlaşılmış olanlar mı yerleştirilmek isteniyor?” sorularını soran Anlı, “Yani Sur insansızlaşmayacak. Ama demografik yapısı değiştirilecek. Orada yaşayan insanlar değiştirilecek.

‘Sur için bedel ödemekten çekinmeyeceğiz’

“Tek tek o taşları toplayacağız. Attıkları her yerden arayıp bulacağız ve tekrardan Sur’un manevi mirasının ve maddi mirasının bir parçası olarak hepsini eski yerine koyacağız. Nasıl defalarca ve defalarca Sur yıkılıp yeniden inşa edildiyse Sur’daki yaşam yeniden inşa edildiyse biz yine inşa edeceğiz. Ne zaman olursa olsun bu sevdamızdan bu bağlılığımızdan bu hasretimizden, Sur’a karşı sonuna kadar dayanışmamızdan ve Sur için bedel ödemekten de çekinmeyeceğiz” diye konuştu.Diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here