Anasayfa Forum Kanalistanbul’da devasa yolsuzluklar varmı ? Konuyla ilgili Kaşıkçı cinayeti arasında bir...

Kanalistanbul’da devasa yolsuzluklar varmı ? Konuyla ilgili Kaşıkçı cinayeti arasında bir ilişkimi var ?…

Paylaş

CIA, Kanalİstanbul dosyasını çıkardı mı?

 


Jamal Khaşogi cinayeti, uluslararası medyada içinde bol şiddet, politik entrika, casusluk, izleme hatta uluslararası para trafiğine uzanan bir dizi kıvamında ilerliyor… İktidar medyasından yaptıkları alıntılar, referanslar tam da bu amaca hizmet ediyor. Ayrıca kaynağı yalanlandığı halde bir takım pornografik vahşet görüntüleri elden ele dolaşıyor.

Ancak korkunç cinayet, bir gazetecinin Suud rejimince, Türkiye’de öldürülmesinden ziyade uluslararası krizin nasıl yönetileceğine kilitlendi. İktidara yakın SETA Vakfı, cinayetin üzerinden 3 hafta geçmeden (ki cinayetin kesinleşmesi 2 haftadan biraz fazla) ‘Kaşıkçı Cinayeti ve Ortadoğu’nun Geleceği Analizi’ kitabını yayınladığını duyurdu!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Salı günü “her şeyi açıklayacağım” dediği açıklaması, doğal olarak dünya basınında büyük merakla izlendi. Anadolu Ajansı, Erdoğan’ın konuşmasının “dünya basını”nda olduğunu gururla duyurdu.

Ancak Erdoğan’ın cinayetle ilgili söylediklerinden ziyade, söylemedikleri üzerine yorum yapılabildi. Hem konuşmadaki maddi hatalar, hem de soruşturma sürecindeki soru işaretlerine dair Ragıp Duran’ın yazdığı yazıönemli.

Yabancı kaynakların, cinayet, uluslararası ilişkiler ve medyaya üçgenine dair yazdıkları, bozuk, çürük düzene dair son derece düşündürücü bilgiler içeriyor.

CIA’İN ‘MBS’Yİ SIKIŞTIRMAYIN’ BRİFİ

Bunlardan en çarpıcısı, eski İngiliz diplomat Craig Murray’in yazısıydı. (Yazının bir bölümünün çevirisi şurada)

Murray öncelikle, Khaşugi cinayetinden evvel, ondan daha etkin muhaliflerin Avrupa’dayken kaçırılıp Riyad’a getirilerek öldürüldüğünü ve buna dair haberlerin, BBC Dünya Servisi bölümünde adeta ‘gizlendiğini’, yetkililerin hiç gürültü çıkarmadıklarını vurguluyor.

Biz kendi medyamızdaki sansüre ve patronaja odaklanmışken, “demokrasinin beşiği”nde Suudi PR’ıyla nelerin haber yapılmadığını ya da nasıl haber yapıldığını anlamak açısından çok önemli.

Ancak Murray’in yazısında Türkiye’yi ilgilendiren kısım, CIA Başkanı Gina Haspel’in ani ziyaretine ilişkin.

Murray’in kaynağı, Haspel’in Erdoğan’a “üst düzey yetkililer” tarafından Kanalistanbul’daki devasa yolsuzluklar yapıldığına dair istihbarat sunduğunu belirtmiş. (Üst düzey yetkili her kimse, hayalinizi kullanın.)

Yani ABD’nin, Erdoğan’ın cinayete dair –her istihbarat biriminin haberdar olduğu- yeni kanıtları kamuoyuna açıklamasını engellemeye yönelik bir şantaj yaptığı iddia ediliyor.

Normalde yapılması gereken, böyle bir iddianın derhal yalanlanması. Vatandaş için yalanlamanın anlamı kaldı mı meselesi ayrı. Ne de olsa mega projelerden irili ufaklı ihalelere, hiçbirinin yolsuzluktan muaf olmadığını biliyoruz. Medya ve yargı bağımsızlığı kalmadığı için hesap da sorulamıyor. (Bakınız: Man Adası belgeleri ve CHP’ye açılan dava. Üçüncü Havalimanı’yla ilgili yolsuzluk, Erdoğdu’nun yaptığı açıklamalara cevap gelmemesi.)

GERÇEK DÜNYA DİZİDEN BİN BETER

Velhasıl, hiçbir şey şeffaflıkla yönetilmediği gibi, hesap sormanın da şeytanlaştırma ve cezalandırma ayinine çevrildiği bir düzenekte, CIA’in Cumhurbaşkanı’nın önüne koyacağı/kullanacağı çapta, ciddiyette bir yolsuzluğun olup olmadığını öğrenme şansımız şimdilik yok. Öğrensek ne olur, ayrı tartışma konusu. (Bakınız: Çalıyor AMA çalışıyor.)

Eğer böyle bir dosya gündeme gelmişse Türkiye açısından skandal, ABD bunu Suudilerle maddi ve siyasi ilişkilerini korumak adına kullanıyorsa ayrı skandal.

Kanalİstanbul iddiası doğru ya da değil… CIA, Trump’ın talimatıyla bir şekilde Cumhurbaşkanı’nı “daha fazla MBS’i sıkıştırmamak” için ikna etti mi? O zaman şu soru doğuyor: Neyin karşılığında?

İngiltere, ABD ve Almanya gibi ülkeler, Suudi Arabistan’ın Yemen ve Bahreyn’deki katliamları ve hak ihlallerine milyar dolarlık silah, petrol anlaşmalarının karşılığında göz yumarken Türkiye, Khaşugi cinayetini “kirli tezgah”ı sarsacak koz olarak mı kullanıyor?

Biz bunları kara kara düşünürken ahaber’de “İnfaz emrini CIA mi verdi” haberi servis edildi bile.

Bir insanın –muhtemelen işkenceyle- öldürülüp katledilmesini Netflix dizisi kıvamında izlemeye belli ki devam edeceğiz. Gerçek dünya, en kanlı ve entrika dolu diziden bin beter.

 Kaynak : Gazete Duvar

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here