Anasayfa Forum KCK Paris katliamını kınadı.

KCK Paris katliamını kınadı.

Paylaş

KCK’den Şengal ve Paris açıklamasıŞengal’i kurtaran tüm özgürlük savaşçılarını kutlayan KCK, “Şengal’in kurtarılmasından sonra atılacak en önemli adım, Êzidîlerin özerkliğine kavuşturulmasıdır” dedi. KCK, Fransa’daki katliamı da kınadı.

 KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Şengal’i kurtaran tüm özgürlük savaşçılarını kutladı. KCK, “Şengal’in kurtarılmasından sonra atılacak en önemli adım, Êzidîlerin özerkliğine kavuşturulması ve kendi kendini savunur hale gelmesi olmalıdır” dedi. Fransa’da 150’den fazla kişinin ölümüne neden olan katliamı da kınayan KCK, halkların ve dünya insanlığının bu çetelerden ve arkasındaki güçlerden mutlaka hesap soracağını ifade etti.

KCK, FRANSA’DAKİ KATLİAMI KINADI

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı  Fransa’da 150’den fazla insanın ölümüne yol açan katliamı şiddetle kınayarak, ölenlerin ailelerine, Fransa halkına ve tüm insanlığa başsağlığı diledi. KCK, bu katliamdan en başta da bu insanlık dışı çeteleri besleyip büyüten devletlerin sorumlu olduğunu kaydetti.  KCK açıklamasında, “Her türlü desteği veren ve bu çetelerin bu düzeyde eylem yapma kapasitesine ulaştıran devletler de bu katliamdan sorumludurlar. Bu çeteleri besleyip büyüten,  şimdi de bu çeteler üzerinden dünyaya şantaj yaparak pazarlığa girişen devletlerin de yargılanması gerekir. Bu katliamdan sadece insanlık dışı çeteleri sorumlu tutmak, ancak arkasındaki güçlerden hesap sormamak, bu tür katliamları önleyemez. Tüm dünya bu katliamı yapan çeteleri hangi güçler besledi, bu hale getirdi çok iyi bilmektedir. Bu açıdan bu tür cinayet şebekelerinin bir daha ortaya çıkmaması için bu tür faşist çeteleri destekleyen devletlerin de cezalandırılması gerekmektedir.

‘HALKLARIMIZ VE İNSANLIK BU ÇETELERDEN VE ARKASINDAKİ GÜÇLERDEN MUTLAKA HESAP SORACAKTIR’

Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak tüm insanlığın düşmanı olan bu faşist çetelere karşı bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da en aktif mücadeleyi vereceğimiz sözünü yineliyoruz. Eğer bugün bu faşist çetelerin gücü önemli oranda kırılmışsa, bunda Özgürlük Hareketimizin fedai güçleriyle Rojava Devrimcilerinin rolü belirleyici olmuştur. Bu saldırılar aslında sonları yakınlaşmış olan bu çetelerin kendilerini ayakta tutmak için gösterdikleri son çırpınışlardır. Eğer uluslararası ve bölgesel düzeyde bu çeteleri etkisizleştirmek ve bu çetelerle mücadele içinde olmak isteyen güçler samimi olur ve bu çetelere karşı mücadele veren özgürlükçü güçleri desteklerlerse, bu çetelerin ömrü çok kısa olacaktır. Halklarımız ve dünya insanlığı bu çetelerden ve arkasındaki güçlerden mutlaka hesap soracaktır” denildi.

ŞENGAL’İ KURTARAN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇILARINI KUTLUYORUZ

“Tarih boyu büyük acılar çeken Êzidî halkımızın ve Şengal’in HPG/YJA Star, YBŞ ve YPJ Şengal öncülüğünde kurtarılması ve özgürlüğüne kavuşturulması, Rojava’da Hol’un kurtarılarak özgürleştirilmesi Kürdistan halk tarihi ve Rojava Devrimi açısından unutulmayacak tarihi bir dönüm noktası olarak hatırlanacaktır” denilen KCK açıklamasında devamla şu hususlara dikkat çekildi:

“Bu tarihi hamleyi yapan ve Şengal’i kurtaran tüm özgürlük savaşçılarını kutluyor, bu hamlede şehit düşen tüm özgürlük savaşçısı gerillaları ve şehit düşen peşmergeleri minnet ve saygıyla anıyoruz. Şengal tüm Kürtlerin onur ve namusudur. 3 Ağustos 2014 katliamı Kürt halkının onuru ve namusuna yönelik ağır bir saldırı olmuştur. Bu nedenle Şengal özgürleşmeden sadece Kürtlerin değil, tüm insanlığın başı dik gezmesi mümkün değildi. Halkımıza ve tüm insanlığa tarihin mirası ve emaneti olan Şengal’in kurtarılması sadece Kürtlerin değil, tüm insanlığın onurunun kurtarılması olmuştur.

Sadece Êzidîler değil, tüm halkımız 3 Ağustos’tan bu yana acı çekmekteydi; Kürt yaralı hale gelmişti. Şengal’in özgürleştirilmesiyle bu acıdan bir nebze kurtulunmuş, yaraya merhem sürülmüştür. Şengal’in tüm köyleri kurtarılıp Şengal özyönetime kavuşup kendi öz savunmasını yapacak hale geldiğinde Êzidîlerin tarihte çektiği tüm acılar son bulacak, açılan yaralar kapanacaktır.

‘ATILACAK EN ÖNEMLİ ADIM ÊZÎDÎLERİN ÖZERKLİĞE KAVUŞMASI VE KENDİ KENDİNİ SAVUNMASI OLMALIDIR’

Şengal’in kurtarılmasından sonra atılacak en önemli adım, Êzidîlerin özerkliğine kavuşturulması ve kendi kendini savunur hale gelmesi olmalıdır. Bu konuda Şengal’in kurtarılmasına katılan KDP ve YNK peşmergeleri dahil, bu hamleye öncülük yapan HPG/YJA Star güçleri başta olmak üzere tüm Kürt siyasi partiler ve askeri güçleri Êzidîlerin böyle bir statüye kavuşmaları konusunda sorumluluk üstlenmelidirler. Başka konularda farklı görüşlerde olsalar bile Êzidîler ve Êzidîxan konusunda tüm Kürt siyasi güçlerinin ortak hareket etmesi tarihsel sorumlulukları olmaktadır. Kürt siyasi güçlerinin Êzidîlerin Güney Kürdistan federasyonu içinde böyle bir siyasi statüye kavuşmaları için çaba göstermeleri, Irak’ın da bunu kabul etmesi; Êzidîler, tarih ve insanlığa karşı yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk olmaktadır. Kürt siyasi güçler başta olmak üzere tüm insanlık Êzidîxan’da öyle bir statü ve öz savunma gücü oluşmasına destek sunmalı ki, Êzıdîler bir daha herhangi bir fermanla karşılaşmamalıdırlar. Bu bizlerin ve tüm insanlığın insanlık tarihine ve Êzidîlere karşı ahlaki, vicdanı ve siyasi yükümlülüğüdür.

‘ÊZÎDÎXAN’IN İNŞASI İÇİN ÇABA GÖSTERİLMELİ’

Şengal başta olmak üzere tüm Êzidîxan’ın her bakımdan inşa edilmesi, 3 Ağustos’tan sonraki 74. Fermandan sonra Êzidîxan’dan ayrılmak zorunda kalan Êzıdîlerin kutsal topraklarına dönmesi için tüm Kürt siyasi partileri, sivil toplum örgütleri ve vicdanlı tüm insanlık ortak bir çaba göstermelidirler.

Özgürlük Hareketi olarak biz dün olduğu gibi bugün de Êzidîler ve Şengal için hiçbir siyasi beklenti içinde olmadan üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. Êzidîler kendi kendini yönetir hale gelip özyönetimlerini savunacak hale gelene kadar da bu tutumumuz sürdürülecektir. Tüm Kürt siyasi partileri ve örgütlerinden, Irak’tan ve tüm uluslararası güçlerden beklentimiz de bu yönlüdür.

‘HOL İLE ŞENGAL’İN KURTARILMASI BİRBİRİNDEN KOPARILAMAZ SÜREÇLERDİR’

Hol’un kurtarılması ile Şengal’in kurtarılması birbiriyle koparılmaz süreçler olarak geliştiğini belirten KCK, “Hol hamlesi Şengal’i özgürleştirme hamlesini, Şengal’i özgürleştirme hamlesi Hol hamlesini güçlendirmiş ve her ikisi aynı anda kurtarılmıştır. Kuşkusuz Şengal’in ve Hol’un özgürleştirilmesi Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı mücadelede yeni bir dönem başlatmıştır. Özgürlük gerillalarının iki yıldır IŞİD’e karşı verdikleri mücadele sonucu IŞİD’in iradesi ve beli büyük oranda kırılmıştır. Bunu sağlatan özgürlük gerillası olmuş, bu fedai direniş IŞİD’e karşı savaşmak isteyen herkesi cesaretlendirmiştir. Bu tür insanlık dışı faşist çetelere karşı bir üstünlük sağlanmış ve inisiyatif bunlara karşı savaşan güçlerin eline geçmişse, bunu sağlatan özgürlük gerillamız ve Rojava Devrimci Güçleridir. Hiçbir güç bu gerçekliği görmezlikten gelmemelidir” dedi.

‘BAKURÊ KÜRDİSTAN’DA KAHRAMANLIK ÇİZGİSİNDE DİRENİŞ SÜRÜYOR’

KCK, Kürt halkının özgürlük güçlerinin Şengal ve Hol’de bir hamle başlatarak başarılar elde ederken, Bakurê Kurdîstan’da da halkın özyönetim direnişlerinin kahramanlık çizgisinde sürdüğünün altını çizdi. KCK, Türk devletinin binlerce polisi ve askerine, ağır silahlarına karşı Farqin, Sur, Nusaybin, İdil, Cizre, Silopi, Gever ve Hakkari halkı başta olmak üzere tüm Kürdistan halkı direndiğini vurguladı.

Farqin’de 12 gündür azgınca bir saldırı yapıldığını ifade eden KCK, “Bu saldırılarla Kürt halkının iradesi kırılmak istenmektedir. Farqin gençliği kahramanca direnmekte, Farqin halkı zılgıtlarıyla AKP’nin faşizmine geçit vermemektedir. Farqin halkı, Agîtlerin, Delîlaların, Cesurların ruhuyla özgür yaşamda kararlı olduğunu zalimlerin yüzüne haykırmaktadır. Farqin halkı direnerek AKP’nin faşist yüzünü Cizre’de olduğu gibi tüm dünyaya göstermektedir” dedi.

‘TÜM KÜRDİSTAN HALKI ÖZYÖNETİM HAMLESİ ETRAFINDA GÜÇLÜ KENETLENMELİ’

KCK Yürütme Konseyi açıklamasında devamla şunlar belirtildi:

“AKP hükümeti yüz yıllık kültürel soykırımcı sömürgeci kafayla asayişi sağlamak adına Kürt halkının özgürlük iradesini kırıp teslim alma politikası izlemektedir. Asayişi sağlama dedikleri, Kürt halkının teslim alınması ve ölüm sessizliğine gömülmesidir. Kültürel soykırımcı sömürgeci işgalci bir gücün asayişten söz etmesi, sizleri bu politikama boyun eğdireceğim söylemidir. Kürt halkı bu politikalara 90 yıldır olduğu gibi bugün de direnmektedir. Artık asayişi sağlama adı altında Kürt halkı ölüm sessizliğine sokulamaz. Kürt düşmanı bu politika direnişle kırılacak, sahiplerinden de mutlaka hesap sorulacaktır.

AKP’nin faşist saldırganlığı şimdi de Nusaybin’e yönelmiştir. Bu gerçeklik AKP’nin Kürt düşmanlığının kanıtı olmaktadır. PKK ile halkı ayırmak adına Kürt halkına karşı bir zulüm saldırısı başlatılmıştır. Bu saldırılar sadece Farqin, Nusaybin ya da Gever’e değildir, Kürt halkının 90 yıllık özgür ve demokratik yaşam mücadelesine ve özlemine saldırıdır. Bu açıdan halkımızın meşru demokratik direnişi birkaç şehirle sınırlı kalmamalı, Kürdistan’ın tümüne ve Türkiye metropollerine yayılmalıdır. Kürt kadını ve gençleri bu mücadeleye öncülük ederek kültürel soykırımcı sömürgeci faşist güçlerin saldırılarını kırmalıdır.

Kürt halkının özgürlük güçlerinin Şengal’de, Rojava’da yaptıkları hamle ile Bakurê Kurdîstan’daki özyönetim direnişleri Kürdistan halkının özgür ve demokratik yaşamının yakın olduğunun habercisidir, müjdecisidir.

Tüm Kürdistan halkı da Bakurê Kurdîstan halkının özyönetim hamlesi etrafında daha güçlü kenetlenerek bu hamlelerin Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamıyla taçlanmasında tarihsel rollerini oynamalıdırlar.”anf

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here