Anasayfa Köşe Yazıları KEMAL SAĞLAM : BARIŞ SAVAŞIMI İÇİN

KEMAL SAĞLAM : BARIŞ SAVAŞIMI İÇİN

Paylaş

Bir çoğumuzun bildiği ama benim bir türlü göremediğim ve görmekte geç kaldığım “Yazko Çeviri”lerle bu aralar epey vakit geçiriyorum.

Onlarla çok geç tanıştım. Kendime o kadar kızıyorum ki. Geç tanıştım üstelik yedi yıldır elimin altındaydılar ve göremedim.

 

Şu an çalıştığım okula gelişimin ilk yılıydı. Dönemin sonunda Almanca öğretmenimiz Ekrem Hoca  Dikili’de emekli olmak için tayin istedi. Giderken de bana dokuz adet “Yazko Çeviri”bıraktı. Dediki: ”Bunlardan anca sen anlarsın”. Anlamam için yedi yıl geçti. Ara sıra eski kitap kokusu özlemimi gidermek için elime aldığım Yazko dergilerini gözümü yumarak okumuşum. Ekrem Hoca’nın “bunlardan sen anlarsın “  lafını kendimi beğenerek dinlemişim. Hatta onlara sıkılarak ders çalışmak zorunda kalan bir öğrenci edasıyla yaklaşmışım.

36855508_tn70_0

 

Şimdilerde her sayıyı –toputopu dokuz- kutsal kitapmış gibi bakıp inceliyorum. Bu incelemelerim sonucunda yaşadığımız şu zor zamanlara uygun çok şey buldum. Özellikle 1982 yılının Eylül- Ekim sayısında.Bu sayıda“Barış İçin Çeviriler” diye özel bölüm yayınlamışlar. Bu özel bölümde derginin her şeyi olan Ahmet Cemal barış için hayli kafa yorup güzel ifadelerle bizlere umut aşılıyor.Savaşların saçmalığını kendi cümleleriyle bundan otuz yıl öncesinden bir anıt gibi karşımıza dikiyor. Ondan bir iki cümle:

“Tarihler Birinci Dünya Savaşında askerleri cepheye uğurlayanların en büyük yanılgılarının, savaşın ancak birkaç gün süreceğine inanmaları olduğunu yazar. Gezinti havasındaki savaş dört yıl sürdü.

İkinci Dünya Savaşının büyük yanılgısı ise insanların “cephe gerisi ”diye bir kavramın varlığını henüzsürdüğüne inanmaları olmuştu. Gerçek, tüm kentler cepheye dönüşünce ortaya çıktı”

Ahmet Cemal birçok barışçıl konuya değindiği giriş yazısını edebi üsluba uygun bir şekilde bitirir.

Barış İçin Çeviriler başlığı altında okurlarımıza, barış arayışlarının edebiyat bahçesinde yetişme çiçeklerden bir demet sunmak istedik ve onları içimizden geldiği gibi, rastgele toplamayı yeğledik –bu özlem çiçeklerinin alacası, geçmiş savaşların karanlık yıldönümlerinde biraz olsun umudun ışığını taşıyabilir diye!”

Daha sonra Dünya Edebiyatından örneklerin olduğu toplam on altı ismimden çeviri aktarır. Bu isimler Almanya ‘dan (B.Brecht) Nikaragua’ya (Edvin Castro), oradan Venezuela ‘ya(Otto D’sola) Polonya’ya(Tadeusz Borovski) Filistin’e (Mahmut Derviş) kadar uzanır. Zaman zaman hepsi için birer giriş yazıp sizlere tanıtmak isterim. Ben dergide de ilk sırada yer alan A.Einstein’nın “ Barış Savaşımı İçin” yazısını çok beğendim.

khhs

  BARIŞ SAVAŞIMI İÇİN

Katı ekonomi öğretilerinin ya da geleneklerinin kölesi olacak yerde dünyanın zenginliklerini hakça dağıtabilseydik, herkese yetecek kadar para, iş ve yiyecek olacaktı şu yeryüzünde. Ama özellikle bir şeye, düşünce ve çabalarımızın yapıcı çalışmalardan saptırılıp yeni bir savaşın hazırlığı uğruna kötüye kullanılmasına asla izin vermemeliyiz. Ben de o büyük Amerikalının, Benjamin Franklin’in söylediğine katılıyorum. İyi bir savaş ve kötü bir barış, hiçbir zaman olmamıştır. “Ben yalnızca barışçı değil, bir barış savaşçısıyım.” Barış uğruna savaşım vermek istiyorum. İnsanlar savaşa karşı savaş açmadıkları sürece, hiçbir şey savaşları ortadan kaldıramayacaktır. Büyük ideallerin savaşımı hep önce küçük, ama yürekli bir azınlık tarafından başlatılır. Barış gibi inandığımız bir dava uğruna ölmek, savaş gibi inanmadığımız bir şey uğruna acı çekmekten daha iyi değil midir? Her savaş, insanlığın ilerlemesini engelleyen o kötülük zincirine bir halka daha ekler. Ama savaşa başkaldıran bir avuç insan, savaşa yönelik yaygın protestonun sözcüsü olabilir.- Kitleler, asla savaş düşkünü değildir, yeter ki propagandayla zehirlenmiş olmasınlar. Yapmamız gereken, savaş propagandasına karşı kitlelere bağışıklık kazandırmaktır? Yapmamızgereken, çocuklarımızı barışçı anlayış doğrultusunda eğitmek, böylece de onları savaşa karşı olmayı aşılamaktır. Avrupa’nın acınası yanı, ulusların yanlış hedefler doğrultusunda eğitilmiş olmasıdır. Okul kitaplarımız savaşı yüceltir, ama savaşın dehşetini hasıraltı eder, Çocuklara nefretin öğretisini aşılar. Banagelince, nefret yerine barışı, savaş yerine de sevgiyi öğretmeyi yeğliyorum.

Okul kitaplarının yeni baştan kaleme alınması gerek. Eğitim sistemimizin içeriğini, kökü ta eskilere uzanan çekişme ve önyargıların ölümsüzleştirilmesi değil, yeni bir ruh oluşturulmalı. Eğitimsürecimiz, daha beşikte başlar: bundan ötürü de yeryüzündeki bütün anaların sorumluluğu, çocuklarını barışı koruma anlayışıyla yetiştirmektir.

Savaş uğruna hiç direnmeksizin göze aldığımız özverileri, barış uğruna da göze almak zorundayız…

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here