Anasayfa Köşe Yazıları Kemal Sağlam : GAMALI EMOJİ

Kemal Sağlam : GAMALI EMOJİ

Paylaş

Zekeriya’nın oğlu Face’de ilişkisi var diye güncelleme yapınca içimde garip bir sevinç uyandı. Bizim köyde biri böyle bir şey yapınca yakında nişan sonrada düğün var demektir. Tabii ben de Zekeriya’nın kankası olduğumdan düğünle ilgili bir sürü hayaller kurmaya koyuldum.

En başta düğüne giderken diğer davetliler gibi gidemeyecektim. Yanımda klarnetçi götürmeliydim. Aklıma bizim Çingen Samet geldi. Hemen hemen her düğüne gelir kulağımızın dibinde saatlerce taksim geçerdi.  Biz de o öyle çaldıkça efkârlanır naralar atardık. Fakat ne kadar göğü yırtan naralar atsak ta köylünün gözünde yeterli olmazdı. Çünkü köyde rakı içmesi narasıyla meşhur olan dedem bütün birincilikleri elimizden yıllar önce almıştı.

Nüfusta adı Mustafa olmasına rağmen hemen hemen her akşam rakı içtiğinden köylü ona Kemal demeye başlamış.  . Bu Kemallik Atatürk’e kadar uzanıyordu.Onun gibi muntazam sofralar kurmuş. Sonrada köyün içinde küçük dağları ben yaratım diye nara atar cebinde taşıdığı küçük gamasını(Doğrusu kama ama bizde gama derler) yerlere sürtermiş. Metalin taşa sürtmesinden kıvılcımların bile çıktığını gören yaşlılar hala anlatır.

İşte dedem ben doğduğumda” Benim adım kemal değil bari torunumun adı kemal olsun”demiş. Benim adım da böylece kemal olmuş. Fakat köye gelen tapu kadastro memurları dedemin tarlalarını kemal adıyla kayda geçirmişler.  Sonradan uzun uğraşlar sonucu düzeltirdik bu durumu. Hala evin elektrik faturası kemal diye geliyor. Bende öyle bıraktım, hiç değiştirmedim.

Her neyse ben böyle içme hayalleri kurarken kutlama babında Zekeriya’yı aradım. Aramaz olaydım. Bizimkinin olan bitenden haberi yok. Çokta umursamadı. “Artık köyde böyle şeylerin önemi yok. Hem olsa ne olur benim düğün yapacak halim mi var ”dedi. Söylendikçe söylendi aradığıma pişman oldum. Bizimki menüsküs ameliyatı olmuş.“Maden somumda beni sakat bıraktı. O yerin üç kilometre altına giriyoruz ya o dipsiz kuyudan yukarı  çıkmak ölüm gibi geliyor. Hem sana söyleyeyim  ben içkiyi bıraktım. Nasıl bırakmam bizim ocak zarar ediyormuş maaşların üçte birini kesmeye başladılar . Güya sonra vereceklermiş” . Ne dedimse bir türlü susturamadım. Konuyu değiştirmeye de çalışarak referandumu sordum . 195 hayır 245 evet dedi . Muhtarın ağzı kulaklarında sevincinden ne yapacağını bilmiyor . Akıllanmaz  bu millet .

Telefonu kapattım. Kapattım ama Çingen Samet’in klarneti kulaklarımda yankılanmaya başladı .Zekeriya’nın oğlu  beynimde bana sürekli gülümseyen  emoji gönderiyordu. Dedemse adının Mustafa olmadığını yere sürtüğü kıvılcımlar çıkaran gamasıyla naralar eşliğinde anlatmaya çalışıyordu. Muhtarda hilal bıyıklarının altından gülümseyip seçim zarflarının üzerine gamalı emoji’inler yapıştırıyordu.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here