Anasayfa Köşe Yazıları KEMAL SAĞLAM: ONUNCU ADAM

KEMAL SAĞLAM: ONUNCU ADAM

Paylaş

                                                          350e7aa

Sevgili Gökçen;

Dün Efe aradığında sıcaktan bunalmış kendime gölge aramaya çalışıyordum. Ne kadar sıcak geçiyor bu yaz. Efe’nin kazandığı bölüm güzel. Onun adına çok sevindim. İkidir arayıp “Hocam ne zaman görüşüyoruz” demesi beni ayrıca mutlu ediyor. Ama dün beni asıl mutlu eden şeylerden biri de sevgili Gökçen, “Bu ara niçin yazmıyorsunuz?” demen. Kendimi Gökçen isimli okuyucusuna karşı sorumlu hissettim. Ancak bu ara yazacak pek bir şey bulamıyorum. Malum yazmak için olayların, gelişmelerin olması gerekiyor, elbette bazı şeyler oluyor ama yazacak kadar değil. Geçen gün arkadaşım Aydın’la mangal yaparken  O  söylemişti  İskandinav ülkelerinin birinde haber spikeri bugün ülkemizde kayda değer bir şey olmamıştır şimdi hava durumu demiş. Bizimki de ona döndü.

Tabii futboöldeki gelişmeleri unutmayalım.(Futboöl şeklinde yazmamın nedeni Halit Kıvanç) Oralarda nasıl bilmiyorum ama buralarda herkesin aklında V.Persie  takıma uyum sağlayacak mı sağlamayacak  mı  sorusu var.Bana sorarsan çok faydalı olacak. Entivide son dört yılına ait gol istatistiklerini gördüm   gerçekten iyi. Aklımdayken Arda’yı da unutmayalım göğsümüzü kabartı. Entivi demişken şu koalisyon bir kurulsaydı. İstanbul menkul kıymetler borsası gidişatı iyi görmüyor. Alt yazı haberlerinde de şu dikkatimi çekti. Türkiye bu sene 3,2 milyar dolarlık oyuncak ithal etmiş.

Sizin evde Gökçen fazla oyuncak var mı?

Bir de şey diyeceğim. İtiraf ediyorum İzmir’i özledim. Burada- Hülya’nın memleketi Turhal’da- zaman zor geçiyor. Gidebileceğin pek yer yok. Mesela büyük AVM yok  ,Börgirking yok.Bazen diyorum çocukları atayım arabaya onları Tokat’taki Börgirking’e götüreyim. Bu kış açılışının dualarla ve tekbirlerle yapıldığını gazetede okumuştum. Ne güzel olur . Hem çocuk mönüsünde oyuncak da veriyorlar.

Oyuncak deyince fazla oyuncak var mı?

Gökçen çok soru soruyorum ama Kipa’da “Her şey 1 TL “günleri başladı mı? Çok merak ediyorum. Ne kalabalık oluyor o zaman .Her sene gidiyoruz biz. Özellikle okullar açılacağı zaman yapıyorlar ya, kalem defter bol oluyor. Biz de bol bol alıyoruz .

Yürüyen merdivenlerini bile özledim. Neyse çok uzatmayayım. Her zaman olduğu gibi bir de şiir ekliyorum. Biliyorsun bu şiiri kimse senin kadar ne okuyabiliyor ne canlandırabiliyor.

 

 

TEL CAMBAZININ TEL ÜSTÜNDEKİ DURUMUNU ANLATAN ŞİİRDİR

sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
tanrınız büyük âmenna
şiiriniz adamakıllı şiir
dumanı da caba
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
ama ağaçlar şöyleymiş
ama sokaklar böyleymiş
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıpırıl dalgalı bir denize karşı
yangelmişim dizboyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle döğüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

turgut uyar

Paylaş

1 Yorum

  1. Sevgili Kemal Sağlam, bu yazınızda leitmotiv olarak kullandığınız “oyuncak” kavramıyla gündemdeki mizahi ayrıntıyı yakalama konusundaki başarınızı tebrik ediyorum. Ayrıca allarının al olduğuna, morlarının mor olduğuna inandırıp altında yatan renk yelpazesini unutturanlara inat “Benim dengemi bozmayınız” diyen Turgut Uyar ustanın şiirini görünce şimdilerde insanın içi burkuluyor. Bu aralar ortalık cambazdan geçilmiyor ve insanın “Bir ipte iki cambaz oynamaz.” diyesi geliyor ama nafile, en iyisi “Benim dengemi bozmayınız.” demek sanırım. Üstat yürüyen merdivenleri hep özlüyoruz çünkü yürümüyor, bu aralar yürüyen başka şeyler var sanki, 1TL günleri 1Dolar günlerine dönerse şaşmamak lazım. V. Persie uyum sağlar, parasıyla değil mi, futboölde sorun yok. Kıyma ne kadar olursa olsun Börgirking’de fiyatlar aynı da oyuncak konusu muallak. Sevgili Gökçen’in ruhunun güzelliği Turgut Uyar ustanın şiirine can katmaya devam ederken, Efe’nin kazandığı bölüm kadar geleceği de güzel olsun umarım. Sen de gölgede kal üstat bu yaz ısındıkça ısınıyor. Sıcak bir yana çekilir de… önemli olan içimizin ısınması. İçimizi ısıtan yazılarınızı dört gözle bekliyoruz. Ha bu arada bizim ülkemizde de kayda değer bir şey yok ki, hep bildik şeyler. Belki İskandinav ülkelerinde olsak şaşırırdık, kanıksadık. Saygılar.

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here