Anasayfa Köşe Yazıları KEMAL SAĞLAM : YAMYAMLAR

KEMAL SAĞLAM : YAMYAMLAR

Paylaş

“ Günlük hayatımızda kullandığımız sözcük sayısı yüz, yüz elli civarıymış. Bu sayıya ulaşanlarda kendini yetiştirmiş ulema kişilermiş. Aynı sözcükler etrafında dönüp duruyormuşuz.” Yanımdakiler bu konuşmaları yaparken çok umursamadım. Ancak daha sonra aklıma şu son beş gündür acaba kaç sözcükle konuştuğumuz geldi.   Birçoğumuzun konuşamadığı bu günlerde büyüklerimizin rahatlıkla konuşabilmeleri onların ulema olduklarını gösteriyordu herhalde. Ama buna rağmen onların yıllardır –burada yıllardır ifadesi bir asır bile düşünülebilir- aynı sözcüklerle konuştuklarını, aynı cümleler kullanıp bu cümlelerle kitaplar yazdıklarını düşününce çelişkiye kapıldım. Bu sözcük ve cümleler kafamdan sırayla geçmeye başladı.

“  Failler yakalanacaktır…”

“Dış mihraklar…”

“Amerika’nın işi…”

“Ruslar sıcak denizlere açılmak istiyor…”

Bu söylemleri Dersimden tutun, Madımak’ta ,Suruç’ta ,Rojova’da hatta Soma’da bile duydum. Tabii son olarak Ankara Katliamı içinde duydum ve daha çok duyacağız. Olaylar değişse bile cevaplar değişmiyor. Günlük hayat, sözcükleriyle akıp gidiyor.

Ha birde atasözü ve deyimler var. Onlar da aynı hiçdeğişmedi. Değişse zaten atasözü olmaz.

“Tarih tekerrürden ibarettir…”

“Armut dibine düşer…”

“Çama çıkan keçinin, çama çıkan keçisi olur…”

“ Huylu huyundan vazgeçmez…”

Bakın bu son ata sözünü hatırlayınca aklıma giriş gelişme ve sonucu olan kompozisyonlarım geldi. En iyisi ben bu sözü size “Düşünceyi Geliştirme Yolları’ndan olan Örneklendirme ve Tanık göstermeyi kullanarak ifade edeyim.

Midillili yazar KostasValetas “Yamyamlar” öyküsünde bu sözü şöyle anlatmış.

Kabile reisinin oğlu NkomoOxford ’ta sekiz yıl öğrenim gördükten sonra köyüne geri döner. Bütün kabile onun dönüşünü kutlamak için yemek tertipler. Hazırlıklaryapılır, yemeklerpişirilir. Yemek vakti gelip sofraya oturulduğunda kabile reisinin oğlu hakkında endişeleri vardır. Ya pişirilen eti yemezse diye. Eğer öyle olursa kabile reisliği bile tehlikeye düşecektir çünkü. Yemek başladığı an herkesin bakışı Nkomo’ya çevrilir. O şöyle bir tabaktaki ete bakar, biraz duraksar sonra yere doğru eğilip çantasından çatal bıçak çıkarıp eti yemeğe başlar. Herkes çok sevinir baba bir oh çeker. O ise yanındakilere çatalı nasıl tutacaklarını göstermeye çalışır.

BARBARLARI BEKLERKEN

 

Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine?

 

Bugün barbarlar geliyormuş buraya.

 

Neden hiç kıpırtı yok senatoda?

Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?

 

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün.

Senatörler neden yasa yapsınlar?

Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar.

 

Neden öyle erken kalkmış imparatorumuz,

şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,

başında tacı, törene hazır?

 

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,

onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz.

Bir de koca ferman hazırlatmış

ona rütbeler, unvanlar bağışlayan.

 

İki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle

işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?

Neden böyle yakut bilezikler, parlak,

görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?

Ellerinde neden böyle altın,

gümüş kakmalı asalar var?

 

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,

onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.

 

Ünlü konuşmacılarımız nerde peki,

nedenherzamanki gibi söylev çekmiyorlar?

 

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,

onlar pek aldırmazlarmış güzel sözlere.

 

Neden bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?

(Nasıl da asıldı yüzü herkesin!)

Neden böyle hızla boşalıyor sokaklarla alanlar,

neden herkes dalgın dönüyor evine?

 

Çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi.

ve sınır boyundan dönen habercilere göre,

barbarlar diye kimseler yokmuş artık.

 

Peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?

Bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.

 

 

Constantino KAVAFİS
Çeviri: Cevat ÇAPAN

 

 

Paylaş

3 Yorumlar

  1. Yazılış tarzı gerçekten ilginç. Tadını damağınızda bırakacak bir şekilde anlatılmış .
    İnsan her nefesini mezardan uzakIaşmak için aIır ama her nefes aIışında ömründen bir nefesIik zaman azaIır…
    Umarım bu yorumla kafanız karman çorman olmamıştır.
    Ayten şiirini okuyan arkadaşım ( ismail ) gibi okuyun :))

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here