KEMAL SAĞLAM YAZDI:ÜÇYÜZBİR  YA DA ÜÇ YÜZ BİR

Paylaş

Bornova Eğitim-Sen Tiyatro Topluluğu olarak bu dönem sergilemeye  çalıştığımız oyun olan Irving Shaw’ın yazdığı  “Ölüleri Gömün” de karakterlerden biri olan Martha savaşta ölmesine rağmen gömülmeyi reddeden kocasını ikna etmek için geldiğinde kocasının ayağa kalktığını gömülmek istemediğini görür ve ona şöyle der:

“-Neden bu kadar geç kaldın? Neden şimdi? Neden bir ay önce ,bir yıl önce değil? Neden o zamanlar ayağa kalkmadın? Niye ölene kadar bekledin? Yıllardır tek kelime söylemeden yaşıyor ve sonra seni öldürdükleri zaman ayağa kalkıyorsun!”kemal ssss (1)

Gerçekten de ayağa kalkmak için ölmek mi gerekir? Bunu tam olarak cevaplayamıyorum. Öyle olsa diye düşündüğümde içimizde yaralar açan o rakamlar aklıma geliyor.Hepsine birer bütünmüş gibi baktığımız sayılar. İçinde binlerce öykü, binlerce aşk barındıran o sayılar. Binlerce ezgi eşliğinde türkü söyleyen o sayılar. Biz o sayılara öylece bakıp geçiyoruz. Birileri onları oraya yazıyor , biz bakıyoruz. Öyle bir yazıyorlar ki o sayıları. Şöyle tane tane bir kural dahilinde. Hatta bu kuralları sizde bilirsiniz. Hatırlarsanız sayıların yazımı şöyledir;

Bütün sayı basamakları (matematiksel ifadeler hariç) ayrı yazılır( yüz yedi, otuz yedi, üç yüz bir…). Ancak bu sayıların  bitişik yazıldığı tek yer çek defterleridir. Sebebi ise araya herhangi bir sayının yazılmaması içindir.

Bütün bunlar tamam da insanları ifade eden sayıları nasıl yazalım? Onların  aşklarının , öykülerinin sayılarını nasıl yazalım? Ayrı mı, bitişik mi? Hele hiç yere öldüklerinde ,katledildiklerinde  kaç kişinin öldüğünü nasıl yazalım? Ayrı mı, bitişik mi? Soma’yı nasıl yazalım? Suruç’u nasıl yazalım? Ankara’yı nasıl yazalım? Çek defterlerindeki sayıları bitişik yazalım araya bir şey girmesin diye ama ölümleri ayrı yazalım araya her an birini koymak içim öyle mi?

Yoo hayır! Ayağa kalkmak için o kadar beklemeyelim….

maxresdefault

 

ÜÇYÜZBİR             

Bir fesleğen kokusuna yazıldı ölüm

Yeşil ve lacivert şişelere konuldu sonra

Yanlarında taşınılsın diye küçük

Ve dokunulduğunda kırılan şişelere.

Kollarında ve omuzlarında

Bütün olumsuzluk eklerinden döv-me

yaptıran ucubeler

kendilerinde olmayan bir serçe parmağıyla

Alınlarına çaldılar

Tam üçyüzbir şişe aldılar….

Kemal SAĞLAM

 

Paylaş

1 Yorum

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here