Anasayfa Köşe Yazıları Kemal Sağlam yazdı: Yarın yine çarpacak

Kemal Sağlam yazdı: Yarın yine çarpacak

Paylaş

Bu sene domuzlar yine azıttı. Utanmasalar köyün ortasına kadar gelecekler. Her sene biraz daha çoğalarak geliyorlar. Neredeyse bütün köylü kavunlarını korumak için tarlalarda sabahlıyor. Ova ışıl ışıl sabaha kadar cümbüşte.

Biz de biraz kavun ektik. Ekmediğimiz yılı hatırlamıyorum. Çocukluluğumdan beri köyde kavunları domuzlardan korumak en büyük yaz hareketliliğidir. O zamanlar dedemle beklerdik tarlayı. Akşama yakın tarlaya varır, tarlanın kenarındaki zeytin ya da badem ağacına “Tonberg”marka radyoyu asar işe koyulurduk. Kestiğimiz küçük çalılardan bir kuytu yapar yatağı oraya sererdik. Bu arada “radyoda ince saz ney taksim”. Belki de bundandır kavun türkü birlikteliği beynimde. Sonra gece çökünce yatağımıza uzanır gökyüzünü seyrederdik. Oradan buradan konuşurduk. Tam uyuyacağımız sıra dedem tek kırma dolma tüfeği ateşler; “Kemal, uçak geçiyordu içinde de Demirel vardı vurdum” der “Bana hapiste bakarsın demi” diye de eklerdi. Sonra da yatardı. Bunu çok ciddiye almasam da etraftaki domuz tehlikesine karşı yaptığını ve onları korkutma amacı taşıdığını bilirdim. Zaten dedem Demirel’den önce öldü.

Üniversite yıllarında yazları bu bekleme işini bir iki sefer korka korka ben yaptım. Bu yaz ise babam ve annem yaptı. Domuzdan korumaya çalıştıkları kavun çok az olmasına rağmen bunu büyük bir iş olarak gördüler. Üstelik silahsız. Babam eskiden beri silahlardan uzak duran biridir. Köyde yaşamasına rağmen ava gittiğini hiç görmedim. Her köy evinde duvarda asılı duran tüfek motifi bizde hiç olmadı. Dedemin tek kırmasını eline almasına kızar dedemin kendini vurmasından korkardı. Babama göre kavun tarlası domuzlardan silahsız da korunabilir. Çünkü domuzlar insan kokusuna gelmezlermiş, tarlada yatmak yeterliymiş.

Biz de onların bu kampına iki üç kere gece on ikiye kadar katıldık. Semaverin etrafına doluşup yıldızlara bakarak sohbet etmesi çok güzeldi. Uçaklar ise daha sık geçiyor. İçlerinde kimler var bilmiyorum. Tonberg’de yok artık onun yerine cd çalarlar var. Geceleyin o da çok güzel. Özelikle her şeyi unutmaya çalıştığımız geniş yeryüzünün dar tarlasında Erol Evgin’in şarkısı çay kadar sıcak geliyor.

 

UMUT

Bu yaşlı yorgun dünya

Gözlerdeki bu kuşku

Bu çökmüş bezgin yüzler

Çevremdeki bu korku

Hiçbiri söndüremez

Hiçbiri söndüremez, içimdeki umudu.

 

Anlamlı bir söz duysam

Sevgiden aşktan yana

Nasıl çarparsa kalbim

Yine öyle çarpacak

Nasıl çarparsa bugün

Yarın yine çarpacak

 

 

Bu cansız küskün şehir

Gözlerdeki bu kuşku

Bu kavga, bu gürültü

Çevremdeki bu korku

Hiçbiri söndüremez,

Hiçbiri söndüremez, içimdeki umudu

 

Tertemiz bir yüz görsem

Aydınlık tek bir bakış

Nasıl çarparsa kalbim

Yine öyle çarpacak

Nasıl çarparsa bugün

Yarın yine çarpacak

 

Sevdiğim bir dost görsem

Yürekli tek bir insan

Nasıl çarparsa kalbim

Yine öyle çarpacak

Nasıl çarparsa bugün

Yarın yine çarpacak

 

Söz: Çiğdem Talu

Müzik: Melih Kibar           

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here