Anasayfa Kültür-Sanat Ankare Kökü -Kemal Sağlam

Ankare Kökü -Kemal Sağlam

Paylaş

 

Aslında bu konulardan biraz uzaklaşsam iyi olacak.

Dediler ya aşk hikâyesi her zaman rahatsız edicidir. Bu cümlede aşk sözcüğünün yerine “gerçek” sözcüğünü koyarsak birçok şeyi aynı anda halletmiş oluruz. Benim okuduğum kitaplarda-ki bu okuduklarımı siz hiçbir zaman okumamışsınızdır demek istemiyorum, zaten benim okuduğum kitaplarda da böyle cümleler geçtiği için bu cümleyi kurdum.  –  Bu arada ara cümlenin arası olur mu? Bu duruma benzer bir hikâye işin içine girdiğinde yazarımız uzun tasvirlere girip çevreyi tanıttıktan sonra ruh çözümlemesine geçer. Benim de buna benzer bir şeyler yapmam gerekiyor herhalde…

IMG-20150213-WA0000-180x180

Evlerin çatılarına damlayan küçük su damlaları kiremitleri daha da bir alımlı hale getiriyordu. Oturduğum yerden bu damlaları izliyordum. Bazen konudan uzaklaşmak için herkesin yaptığı gibi ben de etraftaki gereksiz ve birbirine benzeyen nesneleri sayarım. Bir an aklıma yapabildiğim kadarıyla yağmur damlalarını saymak geldi. Acaba havada yakaladıklarımı mı saysaydım yoksa tek bir kareye düşenleri mi bilemedim.  Etraftan yükselen yağmur kokusu ıslanmam gerektiğini söylüyordu. Sonrasında içime üşüme, titreme girecek ve ben bu hiç kimsenin umurunda olmayan anı yaşadığım müddetçe hatırlayacağıma dair sözler verecektim. Buna benzer sözleri kendime daha önce vermiştim. Bazıları hala aklımda… Bu aklımda tutmaya çalıştığım durum ya da anların aslında bir önemi yok ama birçok kere küçük ayrıntıların büyük mutluluklar yarattığına dair satış sloganları duymuştum. Hatta birçok filmde şeytanın ayrıntıda gizli olduğuna dair ipuçları edinmiştim.  İşte sırf bu yüzden ben de kendi hayatımın gereksiz birkaç ayrıntısını zorla aklımda tutmak istiyordum. Belki de bir psikolog benim bu durumumu çözebilir. Yine belki de küçük ayrıntıları tuta tuta yaşadığım bütün anlar aklımda, bilmiyorum…  Ancak şu an düşündüğümde –bütün bunları zaten şu an düşündüm- güzel olurdu yaşadıklarımın her karesini biliyor olmak.

İÇ NEFES

o bir çay istemişti, trenin içinde

biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin

o bir dile sığınmıştı, sözü içinde
yolu yoluma çıkmıştı, çölü içinde
ben eski kalmıştım, senin içinde
oysa kaç çocuğun yerine övmüştüm seni!

düşü geçtik, kendine bakabilirsin

o bir bende kırılmıştı, hayli içimde
ıssız otağ kurulmuştu, canım içinde
oysa kaç bahçe yerine açmıştım seni!

kimi geçtik, kimseye sorabilirsin

Haydar Ergülen

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here