Anasayfa Kültür-Sanat Tiyatrolar Günün Kutlu olsun Candeniz  

Tiyatrolar Günün Kutlu olsun Candeniz  

Paylaş

 

Bir tiyatro oyununda, oyunun kahramanı yazar artık kimse yazdıklarımdan etkilenmesin diye yazmayı bırakıyordu. Gerçekten de biz insanlar dünyaya adım atar atmaz başkalarının metinlerine bağlı ya da başkalarını örnek alarak yaşamaya çalışıyoruz.

Bunları ilk algıladığımda, tiyatronun bu kadar etkili bir yol olduğunu bilmiyordum. Öğretmenliğe başlayıncaya kadar tiyatronun farkında bile değildim. Zamanla öğretmenliğinde aktörlük olduğunu anladım. Sürekli sahnedeydim ve otuz kişilik salon her zaman doluydu. Derslerden arda kalan zamanlarda da oluşturduğum öğrenci grubuyla, kendimizce oyunlar sahnelemeye çalışıyorduk. Dönem sonuna doğru oynadığımız oyunlar grubun şevkini artırıyor ve gelecek sene için hırslanıyorlardı. Ayrıca grup içinde arkadaşlıklar da iyice ilerliyordu. Ama en önemlisi, yaptığımız her şey onların hayatlarının en önemli anlarıydı. Bu anılarda yer alıyor olmak çok hoşuma gidiyordu. Bu da belki de öğretmenliğin bencil tarafı.

İşte bu anlardan birinde  Candeniz’le tanıştım. Oluşturduğumuz tiyatro grubuyla yolu yarılamış oyunu sahneleme işine çok az bir zaman kalmıştı. Gruptan biri şu an hatırlayamadığım bir sebepten dolayı okuldan kaydını alıp bir başka okula gitti.Tabii bizim oyun da ortada kaldı. Kendimizce çareler ararken aklıma Candeniz geldi.Eskiden beri tanıdığım görme engelli bir arkadaşımdan ezber işini onlar kadar hızlı kimsenin  yapamayacağını öğrenmiştim.Candeniz’in de gözleri ezber işini çabuk yapanlardandı.Benim önerimi hemen kabul etti.Metni ona verdikten üç ya da dört gün sonra tamamını hafızasına yerleştirmişti.  Provalarında da oldukça başarılıydı.Diğer oyuncu arkadaşlarla birlikte o sene R.Coonay’in bir vodvilini sahneledik.Oyun okul tiyatrosuna göre oldukça başarılıydı.Oyunun  sıkışan pencere sahnelerinde Candeniz dekoru yıkacaktı ama neyse…

Biz artık grup üyeleri Ona oldukça alıştık.Telefonunun tuşlarının sesinİ ,bilgisayarının sesinİ iyice benimsemiştik.Yeni oyunlar planladık.O oyunlardan biri de “Oyun Nasıl Oynanmalı?”ydı.Metni Candeniz’e veriyoruz o metni bilgisayarında tarayıp sesli hale getiriyor böylece hemen hafızasına yerleştiriyordu.İşte oyunu tararken bir yer yanlış taranmış ve seslendirilmişti .Oyunun bir yerinde replik olarak “frendi buzumuzla içelim,kendi rakımızı “diyordu.Ben dahil herkes frendi’nin bir buz çeşiti olduğunu düşündük .Düşünemediğimiz onun bilgisayarının ‘kendi’ sözcüğünü frendi şeklinde seslendirmesiydi.

Daha sonra bir iki oyun daha sahneledik.En son oynadığımız oyunda zengin bir toprak ağası “Don Carlos”tu.Oyunu ta Antalyalar da bile sahneledik.Ordaki gösteride Candeniz’in karşısındaki oyuncu replik gereği  “Görmüyor musun?Alfansom geliyor adamlarıyla”dediğinde Candeniz,”Ben hiçbir şey görmüyorum” diye cevaplıyordu. İzleyiciler Don Carlos’un niye kör taklidi yaptığını bir türlü anlayamadılar.

Tiyatrolar günün kutlu olsun Candeniz.

“Selam sana ay!

Merhaba karanlık!

Yıldızlar ,hoşgeldiniz!

Hepinize binlerce kez teşşekkür…

Bize düş kurmayı,

Düş kurup

Peşinde koşmayı öğrettiniz.”

Kemal Sağlam

 

Paylaş

1 Yorum

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here