Anasayfa Köşe Yazıları Kemal Sağlam:MOSMOR

Kemal Sağlam:MOSMOR

Paylaş

 

“Hey hey yine de hey hey.Kaytan bıyıklarım delişmen çağım”

unnamed

İçimden iki gündür bunu söylüyorum.Kime rastlasam kimi görsem gülümsüyor.Diyorum ki şu parklardan birine gideyim,kendime bir bank bulayım zaten boyum da kısa ayaklarımı sallandırıp çocukluğumdaki çizgi film karakterinin yaptığı gibi “narı narınanı” diyeyim.Sonra kalkayım şehri dolaşıp insanlara dokunup yine bir reklam filmde olduğu gibi bütün  şehri mora boyayayım.

İki gündür her şeyi hatırlamaya başladım ilk aşkım da buna dahil.Hala haberi yok ama olsun.Onun ismini elime geçirdiğim taşlara yazıp kimseler bulmasın diye çalılıkların içine atardım.Sonra ya biri bulursa diye evham getirir taşı aramaya çıkardım.Net hatırlıyorum artık.Lise yıllarında da aşık olduğum kızın kabanını sınıfın dışında asılı gördüğümde kalbim çarpardı.(Bizim dönem de sınıf askıları koridorlardaydı.)Yine fakülte yıllarımda garajda kız arkadaşımı elimde bir gülle beklemiş,o geldiğinde ise utandığımdan elimdeki gülü verememiş ve kabanımın içinde ziyan etmiştim. Bunları nasıl unuturum.Hadi diyelim bunlar çok eski de ondan .Ya Ulaş’ın doğduğu ilk günler onlar bile bulanıktı. Şimdi net.Eve getirdiğimizde burnu yastıkla tıkanır nefes alamaz diye beşiğinin yanında sabahlamıştım.Kim unutturdu bunları.

Meğer ne bahar varmış bizim buralarda.Ağaçlar ta Fi’ye kadar yeşil.Çilek bütün naylonları yırtmış da kızarıyor.Okulun yanındaki kilise bahçesinde papazın eriği yerli yerinde. Kavunun kokusu tam,  rengi kavuniçi,karpuz kahvaltılara hazır.

Kadehler iki gündür  akşamları  balkon konuşması yapıyor.Türküler” Güzel sever isen gerdanı benli”de.Komşular bahçelerindeki dutları ,ıhlamurları paylaşıyor.Çocuklar mahalle mahalle gezen dondurmacının sesini dinliyor.

Kafam o kadar dolu ki her şeyi bağırarak okumak, haykırmak istiyorum:

”1962’ler deki Küba’nın resmini yapabilir misin Abidin”.

Her yöne bakıyorum artık.Gökyüzüne  bile.Sanki yukarılarda biri vardı da bana sakın kafanı kaldırma diyordu.Şimdi o gitti.  İkide bir elini bana doğru sallayıp azarlayan zat yok.

Dokuna dokuna şehri mora boyayıp göğe bakmaları için ayaklandırdım.

Kemal Sağlam

 

GÖĞE BAKMA DURAĞI

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları  da

Göğe bakalım

 

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım

 

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

 

 

Turgut UYAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here