Anasayfa Köşe Yazıları Kemalettin Yıldız yazdı:”o güzel atlara bindiler çekip gittiler..”

Kemalettin Yıldız yazdı:”o güzel atlara bindiler çekip gittiler..”

Paylaş

Hepimizin hemfikir olduğu bir gerçek 1980 sonrası toplumsal mücadelelerin yeniden başlamasının en önemli dinamiği Kamu Çalışanları Sendikalarının kurulma mücadelesi olduğudur. Toplumsal dinamiklerim susturulduğu bir dönemin içerisinde, faşist darbe öncesi devrimci demokrat güçlerinin mücadelesi ancak böyle bir mücadele zemini içerisinde yer bulabildi. Faşizmin işkencelerinden baskılarından bu döneme; kendini, düşüncelerini, hayallerini… aktarabilen bir avuç TÖB-DER’li ve kamu çalışanları kadroları 1989 bahar eylemleri ile birlikte yeniden siyaset ve sendikal mücadele sahnesine döndüler. Bu çaba bir domino etkisi gibi ülkenin her tarafında yayılarak gelişti. O günden bu güne, artık düzeninde durduramadığı sendikal siyaset, beraberinde demokrasi ve insan hakları mücadelesinin gelişmesi . bazen gerilemesi, bazen durağanlaşması … gibi bir ivmeyi geliştirdi.
O gün mücadeleye yeniden atılanlar geçmiş biriktirdikleri üzerinden bir hayat kurguladılar. Dolayısı ile değişen iş ilişkileri, değişen siyasi ve politik konjektür, değişen kitle psilolojisi… üzerine fazla kafa yor(a)madan, fazla zaman harca(ya)madan bu duruma uygun bir mücadele perspektifi geliştire(me)den ,Arada sırada kazanılan önemli mevziler ve başarılardan haz alan bir süreç işledi. Değişen koşullara ayak uyduramayan bir politik ve sendikal hareketin akibetine doğru hızla yol aldık. Bu yol alışı hala daha görmemek için, ya büyük bir çaba harcıyoruz ya ideolojik donanımız bu durumu kavrayacak düzeyde değil, ya da bir takım politik figürlerin ‘’bostan’’ muhabbetine kurban ediliyoruz. Tabii ki nedenleri içerisinde başka şeylerde sayılabilir.
Bu durumun örgütlerimiz içine yansıması daha vahim bir durum arz etmektedir. Kurduğumuz iktidar ilişkileri bozulmasın diye hasım hane tutumlardan dolayı birbirimizi çok kolay harcar duruma gelindi. Laf buraya gelmişken belirtmeliyim ki; sanki bazı yerlerde örgütleri nöbetleşe yönetir, nöbetleşe mücadele sürdürür duruma kadar geldik. Ortak paydalarımızı zedeleyen bir duruma doğru hızla ilerliyoruz. Aslında yazının konusu bu değil, Konumuza dönelim.
İşin diğer yanı artık 1989 dan beri mücadele bayrağını yükseltenler hızla aramızdan ayrılıyorlar. Bu gün Bursa’nın Karacabey ilçesinde Salih Tunç arkadaşımızı toprağa verdik. Bu zamana kadar KESK , Eğitim-Sen tarih yazmışsa , tarihine altın sayfalar eklemişse, bu tarih sayfalarının bir yerlerinde Salih Tunç gibi yoldaşlarımızın imzaları vardır. Bu gerçekleri unutur hale gelmemize üzülmemek elde değil. Salih her zaman hata yapanlarıda kucaklayan, her zaman geçer bir yol bulmaya çalışan, ömrünün bir dönemini vakfettiği örgütünün yara almaması için çaba harcayan bir kişilikti. Geçen gün hastanede söylediği laflar onun kişiliğini ortaya koyar. ‘’Hastalığımdan dolayı Emekli-sen örgütlenmesini ihmal ettim’’ Bu kişilikten alınacak dersler var, maalesef ders alması gerekenler de varız.
Salih Tunç ile çalışma fırsatını bende yakaladım. Onunla paylaştığım dostluğun, arkadaşlığın, yoldaşlığın hazzına vardım.Benim için büyük önemi olan bu dostluğun ve yoldaşlığın örgütümüzün tamamını sarmasını isterim. Keşke etrafımız böyle ilişkilerle dolu olsa, ne güzel olur.

305453_107516966028840_1617507150_n
Onun kişilik özellikleri cenaze törenine de yansıdı. Karacabey için hatrı sayılır bir kalabalıkla yapıldı cenaze töreni. Soma mitingine denk geldi tören. İlk tören ikinci evi olarak bildiği ve uzun yıllar temsilciliğini yürüttüğü Eğitim- Sen Karacabey Temsilciliği önünde yapıldı. Tören Eğitim-Sen Bursa Şube sekreteri Ersel Ataç’ın sunumuyla başladı. Törende Bursa Şube Başkanı Güney Özkılınç, Karacabey Baştemsilcisi Zakir Üngör, yakın mücadele arkadaşlarından eski MYK üyemiz Sayım Gültekin ve Eğitim-Sen Bursa Şubesi eski YK üyesi Ümit Gülenç birer konuşma yaptılar. Törende duygulu anlar yaşandı. Daha sonra cenazemiz evinin önüne getirildi. Burada yapılan törenin ardından Karacabey Ulu Camide ki cenaze namazından sonra toprağa verildi.
Unuttuklarım olabilir ama Bursa Şube, İnegöl, Gemlik, Mustafakemalpaşa Temsilcilikleri, Yalova Şube, Balıkesir Şube, Bandırma Temsilciliği, Denizli Şubeden arkadaşları ve dostları cenazesine katıldılar. Karacabey halkından önemli ölçüde bir katılım gözledik. O cenazesiyle de birleştirici ve bütünleştirici oldu. Bursa Demokratik Emek Meclisi, Eğitim-Sen Bursa Şubesi, Eğitim-sen Mustafakemalpaşa Temsilciliği, Eğitim-Sen Karacabey Temsilciliği, SES Temsilçiliği, ADD ve CHP İlçe Başkanlığı cenazeye çelenk gönderdiler. Halkların Demokratik Partisi İl Eşbaşkanı Yüksel Akgün ve bir heyet , Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İl Eş sözcüsü Serdar Esen cenazeye bizzat katıldılar.

11140195_10153402680049835_5349608367348554315_n
Seni çok arayacağız sevgili kardeşim;
‘’….. Bir zamanlar bu şehirde konuksever, sıcak yürekli, dost canlısı iyi
insanlar,
ceren gibi, kırmızı mercan gözlü, uzun boyunlu, kalem kulaklı, suna
gibi cins atlar vardı.
Onlara ne oldu?”

Yaşlı adamdır ki, azıcık doğruldu, ak saklı kirli, titredi, yüzü eski
bir ışıkla parıldadı,
derin bir aaah dedi, ciğeri söken. Aaaah! Duvara sırtını iyice verdi.

Neden sonra gözlerini açtı:

“O iyi insanlar,” dedi, “o güzel atlara bindiler çekip gittiler…
Aaaah! Aaaaah! Aaaaaah!”
Biz bize kaldık, kendimizle… Sırtımızı dayayacak ne bir dost arar olduk, ne aşk…
O iyi insanların ardından bir kova su bile dökemedik şaşkınlığımızdan…
Güzel atlarını sürdüler batan güneşe doğru toz duman!’’ Yaşar KEMAL
…….
Gitmeseydin be kardeşim. Daha yapacak çok işimiz vardı. Madem gittin, gittiğin yere senden önce giden arkadaşlarımız oldu. On’lara Mahir’e, Deniz’e İbo’ya kucak dolusu saygılarımızı ilet.
Gezi’nin ve Roboski’nin çocuklarına sevgilerimizi götür.
Uğur’a, Ceylan’a , Berkin Elvan’a ,öğretmenlerinin şefkatlerini göster. öp onları bizim için…
Yıldızlar yoldaşın olsun canım gardaşım…. 16.05.2015
Kemalettin YILDIZ

 

Paylaş

2 Yorumlar

  1. Ağlamadan Anlamak Anlayabilmek…!
    Mücadele edenler bizimkiler bizler gelenlerimiz yarınlarımız. Direnenler de bizimkiler. Savaşanlar ise biz, bizimkiler, bizler, yol aldık yürüdük düştüğümüzde arkadan gelenimiz sırtladı. Omuz verdi. Kendini heba edercesine emek verdi.Yazanlar dün olduğu gibi bu gün de bizim arkadaşımız; Biz kimiz kim olmalıyız kim için nerede olmalıyız, bize biz el uzatır kucaklayamazsak, Emeğimiz acır. atlarımız yalnız koşar güneş farlı doğar, yağmur başka yağar, umutlarımız başka bahara kalır. Umutlarımızı yeşerecek heyecanı kendimize katamasak yolumuz doğrudur diyebilir miyiz. Gidenlere yıldızlar yoldaşı, canlar arkadaşı olsun. Eline diline emeğine sağlık….selamlar.

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here