Anasayfa Emek KESK ,Çalışma Yaşamı Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı:6 ay da 705 üye sürgün

KESK ,Çalışma Yaşamı Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı:6 ay da 705 üye sürgün

Paylaş

ANKARA (DİHA) – 6 aylık “Çalışma Yaşamı Hak İhlalleri Raporu”nu açıklamayan KESK, son 6 ayda 705 üyelerinin sürgün edildiği, 13 yöneticinin işine son verildiği ve sendikal faaliyetler nedeniyle 71 üyelerinin de gözaltına alındığını kaydetti.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) hazırladığı Temmuz 2014 ve Ocak 2015 tarihlerini kapsayan “Çalışma Yaşamı Hak İhlalleri Raporu”nu sendika genel merkezinden düzenlenen basın toplası ile açıkladı. Toplantıya KESK ve bağlı sendikalarının yöneticileri katıldı. Toplantıda konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, fiili OHAL yasaklamaları ile sendikal hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını belirterek, “Bizlere çok azı yansıyan bilgilere bakıldığında OHAL uygulamalarından olan sürgün, isteği dışında görev yeri ve görev değişikliği uygulamaları kaygı verici düzeyde yaygınlaşmıştır” dedi.

Son 6 ayda 705 üyemiz sürgün edildi

Köse, Son 6 aylık dönemde 705 yönetici, iş yeri temsilcileri ve sendika üyelerinin istekleri dışında görev yerlerinin değiştirildiği sürgün edildiğini söyledi. KESK üye olan emekçilerin soruşturma ve disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Köse, “Sendikal faaliyetleri nedeniyle 13 yönetici/üyemizin görevine son verilmiş, bir şube yöneticimiz hakkında memuriyetten men istemiyle hakkında dava açılmış, sendikamız BES üyesi bir sözleşmeli çalışanın sözleşmesi yenilenmeyerek feshedilmiştir. 66 yönetici/üyemiz hakkında da disiplin soruşturmaları açılarak uyarı/kınama cezaları verilmiştir. Ayrıca Akdeniz Belediyesi Eğitim Destek Evinde ders veren sendikamız Eğitim Sen üyesi 6 öğretmenin ders vermeleri ‘terör faaliyeti’ kapsamında görülerek Terörle Mücadele Şubesi’ne çağrılmış ve ifadeleri alınmıştır” bilgisini paylaştı.

Fişleme olaylarında kimi yandaş sendikalarında rolü var’

Son dönemde üyelerine yönelik fişlenme olaylarının da artığına dikkat çeken Köse, “Basına yansıyan ilk haberler karşısında hükümetin savunma içerisine girerek ‘münferit vakalardır’ söyleminin gerçek olmadığı, sistemli bir çalışma yürütüldüğü art arda gelen haberlerle açığa çıkmıştır. Ancak vahim ve skandal olan açığa çıkan kimi fişleme olaylarında yandaş sendika yöneticilerinin de rolünün olmasıdır” diye konuştu. Köse, üyelerine yönelik mobbing uygulamaları ile sendikalarından istifa edilmeye zorlandığını da belirtti.

’71 üyemiz sendikal faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı’

Köse, AKP hükümetinin muhalif emek örgütlerinin sesini duymak istemediğini ve sadece sendikal faaliyetler değil, ifade özgürlüğünün de kısıtlandığını belirtti. Köse, “Altı aylık dönemde birçok eylem ve etkinliğimize gazla, copla, kimi zaman da sivil faşistler aracılığıyla saldırılmış, bu saldırılar sonrasında aralarında sendika MYK üyeleri ve şube yöneticilerimizin de bulunduğu en az 71 üyemiz sendikal faaliyetlerinden dolayı gözaltına alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Ceza verilen tüm eylemler Anayasal hak!

Köse, yüzlerce KESK üyesinin de 2911 sayılı yasaya muhalefet etmek iddiasıyla hakkında dava açıldığını ve en az 24 şube yöneticisi ve üyesinin 5326 sayılı kanuna muhalefet etmek iddiasıyla para cezaları verildiğini söyledi. Köse, üyelerine verilen cezalara konu tüm eylemlerin Anayasal hak olmasına da dikkat çekti.

Son 6 aylık dönemde en az 20 KESK yöneticisi ve üyesinin de Başbakana hakaret iddiasıyla davalar açıldığı dile getiren Köse, 2 sendika üyesinin 11 ay 20’şer gün hapis cezası aldığını ve ceza alan emekçilerin memurluktan men edildiğini kaydetti. Köse, AKP’nin “kişi değil makam korunuyor” söylemiyle savunduğu “hakaret davaları”nın yeni sindirme ve basık aracı olduğunu belirtti.

‘Havuz medyası üzerinden KESK hedef gösteriliyor’

Hükümetin, muhalif emek örgütlerini bastırmak için bir başka baskı aracının da yandaş ve havuz medyası olduğunu ifade eden Köse, şunları söyledi: “Yapılan yayınlarla bir yandan baskılar kamuoyundan gizlenmekte, diğer yandan başta KESK olmak üzere muhalif sendikal hareketler marjinal yapılar olarak gösterilmek istenmektedir. Özellikle Gezi direnişinden sonra iktidarın yönlendirmesi sonucu Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımızın yönetici ve üyeleri hedef haline getirilmiştir. Bu dönemde en az 5 provakatif ve manipülatif haber hakkında tekzip davası açılmıştır. Ne yazık ki, her basın açıklamamıza davalar açan savcılar ve cezalar veren mahkemeler söz konusu yandaş medya olunca provakatif ve yalan haberleri “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirmiştir.”

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here