Anasayfa Emek KESK ‘in Düzenlediği Ortadoğu Barış Konferansı başladı.

KESK ‘in Düzenlediği Ortadoğu Barış Konferansı başladı.

Paylaş

 

KESK tarafından düzenlenen ve iki gün sürecek Ortadoğu Barış Konferansı Legacy Ottoman Otel’de başladı. Konferansın açılış konuşmasını yapanKESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen yaptı.

680x680nc-ist-28-02-15-kesk-ortadog-konferans-ozgen5

 

İnsanlığın gelişim sürecinin Ortadoğu’dan bağımsız ele almanın imkansız olduğunu söyleyerek Ortadoğu’nun erkek egemen sistemin ortaya çıkışıyla iktidar endeksli savaşların yeri haline geldiğini ifade etti. Özgen, bu savaşların çoğu zaman soykırımlara vardığını ve emperyalist devletlerin Ortadoğu’nun çok kültürlü yapısına göz diktiğini dile getirdi. Ortadoğu’da adeta “üçüncü dünya savaşının” yaşandığını belirten Özgen, Kürt ve Filistin sorununun bölgeyi kilitleyen iki temel sorun olduğunun altını çizdi. Özgen, “Ortadoğu, etnik, mezhepsel, jeostratejik özellikleri barındırmaktadır. Emperyalistlerin çıkarları gereğinden dolayı Ortadoğu’da çözümsüzlük hali sona ermemektedir” dedi.

‘Şimdi emperyalistlere karşı mücadele etmenin zamanıdır’
680x680nc-ist-28-02-15-kesk-ortadog-konferans4

Ortadoğu Barış Konferansı’nda konuşan Prof. Dr. Abbas Vali, Ortadoğu’da şu anda iktidar krizinden kaynaklı bir geçiş sürecinin yaşandığına dikkat çekti ve mevcut durumun artık sürdürülebilir olmadığını söyledi. Vali, “Toplamda 100 yıldır yaşadığımız şey değişecek ve değişmek durumda. Bu değişim kucak açılması gereken bir değişimdir” dedi.

Kürt sorununun en çok da emekçileri ilgilendirdiğini ifade eden Özgen, “Kürt sorunu etrafında gelişen mücadelede şiddetten en çok emekçileri etkilemiştir. Dolayısıyla Kürt sorununun söz sahibi olmasının başında emekçiler gelmektedir” diye konuştu. 21 Mart 2013 tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır Newroz’unda okunan tarihi mesajını hatırlatan Özgen, bununla birlikte savaşın sona erme ihtimalinin ortaya çıktığını ancak buna karşılık AKP’nin faşizan politikalarını sürdürdüğünü söyledi. Özgen, bu politikalara örnek olarak da “iç güvenlik paketi”ni gösterdi. “İç güvenlik paketi”nden de anlaşılacağı üzere AKP’nin müzakere yapmaya niyetinin olmadığını kaydeden Özgen, emekçilerin AKP faşizme karşı mücadeleyi yürütme çabasında olduğuna vurgu yaparak, “Şimdi emperyalistlere karşı mücadele etmenin zamanıdır” dedi.
Açılış konuşmasının ardından konferans “Ortadoğu Tarihsel Arka Planı” başlıklı oturumla devam etti.

Moderatörlüğünü akademisyen Fikret Başkaya’nın yaptığı oturumda, Londra Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gilbert Aschar, sunumunu yaptı. Ortadoğu’da yaşananların nedeni olarak Birinci Dünya Savaşı’nın ardından emperyalist devletlerin güdümünde imzalanan Sykes Picot Anlaşması olduğunu söyleyen Aschar, bu anlaşmanın Kürtleri, Arapları ve Filistinlileri etkilediğini ve bu anlaşmanın bölgenin emperyalistlerce işgal edilmesine olanak verdiğini belirtti.

Ortadoğu’daki petrolün de savaşların nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Aschar, petrolün Ortadoğu’nun başına “bela” haline geldiğini dile getirdi. Ortadoğu’da 3 petrol devletinin rekabet içerisinde olduğunu ve bu devletlerin İslamı çok aşırı muhafazakar şeklinde yorumladığını dile getiren Aschar, petrol yataklarının bölgede tıpkı Suudi Arabistan’da olduğu gibi diktatörlüklerin çıkmasına neden olduğunu belirtti.
680x680nc-ist-28-02-15-kesk-ortadog-konferans-aschar6
Ortadoğu’da aslında medeniyetlerin değil, barbarlıkların çatıştığına dikkat çeken Aschar, “İşte Suriye rejimi olsun ister Suudi Arabistan olsun bu bölgede barbarlıklar çatışıyor. Örneğin El Kaide ya da IŞİD gibi. Bu barbarlık nedeniyle bölgedeki şiddet giderek artıyor. Bunların hepsi neo liberal politikalarla oluyor” dedi. Barbarlık çatışmasının önüne geçmenin yollarından birisi de bölge içinde işçi hareketini harekete geçirmek olduğunu ifade eden Aschar, “Çünkü işçi sınıfının kapitalist çıkarlara hizmet etme gibi bir amacı yoktur. Dolayısıyla bu bölgeye bu şekilde barış gelebilir” dedi.

‘Geçiş süreci yaşanıyor’

Aschar’ın ardından Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Abbas Vali, söz alarak sunumunu yaptı. Ortadoğu’daki devletlerin kendilerini yönetemediğini söyleyen Vali, Ortadoğu’da şu anda iktidar krizinden kaynaklı bir geçiş sürecinin yaşandığına dikkat çekti. 1916 yılında imzalanan Sykes Picot Anlaşması’nın tarihi ve siyasi çerçevenin temelini oluşturduğunu ve 1924 yılında çeşitli uluslar tarafından kabul edildiğini ve anlaşmanın ardından çeşitli devletler ortaya çıktığını dile getiren Vali, “Bağımsız uluslar kolonyal gücün yerini almaya başladı. Burada ilginç olan bu devletler aslında yasal siyasi çerçeveyi sorgulamadılar ve benimsediler. Tüm bunlar üniter devlet için yapıldı. Ve bu üniter devletler egemen olmayan uluslar için yapıldı. Ancak şimdi Suriye’de görüldüğü üzere artık yeni bir durum ortaya çıktı. Egemen olmayan kimlikler kendini göstermeye başladı. Ve bunların artık Ortadoğu’da oldukça karar verici olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Ortadoğu’da artık devletlerin farklı düşünce yapısına girmesi gerektiğinin altını çizen Vali, “Ortadoğu’da çok daha geniş bir etnik oluşum ön görülüyor. Ve siyaset de buna göre şekil alıyor. Mevcut durum da artık sürdürülebilir değil. Toplamda 100 yıldır yaşadığımız şey değişecek ve değişmek durumda. Bu değişim kucak açılması gereken bir değişimdir” dedi. Vali’nin ardından dış politika uzmanı Alptekin Dursunoğlu da 2011 yılında başlayan “Arap Baharı” ve günümüze kadar süren etkilerini anlattı.

Konuşmaların ardından, oturum soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Konferans, “Filistin Sorunu ve Barış” adlı oturumla devam edecek İSTANBUL (DİHA)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here