Anasayfa Emek KESK Kongresi başladı, Özgen: “AKP’den beklediğimiz bir demokrasi yoktur!”

KESK Kongresi başladı, Özgen: “AKP’den beklediğimiz bir demokrasi yoktur!”

Paylaş

KESK Genel Kurulu’nda Eşbaşkan Şaziye Köse, ‘Her yerden her delikten fışkırma zamanıdır’ derken, Eşbaşkan Lami Özgen ise, “AKP’den beklediğimiz bir demokrasi yoktur” dedi.

ANKARA – KESK Genel Kurulu’nda Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in yaşatılması çağrısı yapıldı. Eş Başkanlık ve Kadın Meclisinin kaldırılmasını içeren tüzük değişikliği önergesi kabul edilmedi. KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse, “Her yerden her delikten fışkırma zamanıdır” derken, Eşbaşkan Lami Özgen ise, “AKP’den beklediğimiz bir demokrasi yoktur” kınadı.

Sinevizyon gösteriminden sonra devam eden KESK Genel Kurulu’nda, 121 gündür açlık grevinde bulunan KESK üyeleri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumuna ilişkin bir eylem gerçekleşti.

SEMİH VE NURİYE’Yİ YAŞATALIM ÇAĞRISI

Gündem dışı konuşan bir KESK üyesi, Özakça ve Gülmen’in durumuna dikkat çekti. Gülmen ve Özakça’nın 9 Kasım’dan beri KHK ve OHAL’e karşı direniş başlattığını belirten KESK’li,her ikisinin de KESK üyesi olduğunu hatırlattı. Gülmen ve Özakça’nın KESK’in ve Türkiye’nin onuru olduğunu söyleyen KESK üyesi, “Nuriye ve Semih’i yaşatmazsak KESK ölür, onları yaşatmamız lazım. Lütfen Nuriye ve Semih’i yaşatalım. Onlar ölmek istemiyorlar, onlar bizi yaşatmak, bu ülkenin doğasını, insanını yaşatmak için ölüme yattılar” diye konuştu. Konuşma salonda alkışlarla karşılık buldu. Solan’dan Nuriye, Semih onurumuzdur sloganları yükseldi.

İNSAN HAKLARI KİMLİĞİ İLE DİVAN BAŞKANLIĞINA

Konuşmaya herhangi bir müdahalede bulunulmaz iken, salon konuşmayı alkışlayarak destek verdi. Daha sonra divan başkanlığına oy birliği ile ÇHD ve İHD başkanlığı yapmış olan Aydın Erdoğan seçildi. Erdoğan yaptığı konuşmada, KHK’lerden dolayı işten atılmalara işaret ederek, ihraçların hiç bir hukuka dayanmadığını söyledi. Erdoğan, “Eminim ki bir gün hukuk önünde kanun önünde bu tam kanunsuzluğun hesabını vereceklerdir” diye konuştu.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ HDP EŞ BAŞKANLARININ DURUŞMASINA UĞRAMALI

Daha sonra kürsüye çıkan KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, salondakileri selamladı. Türkiye’nin çok kritik bir kavşakta olduğunu belirterek, “Ya faşist diktatörlük kurumsallaşacak ya da ülkemiz özgürleşecek” dedi. Köse, “Konferans olarak desteklediğimiz Adalet Yürüyüşü’nün tam tezahürü budur. Şimdi faşizmde bir çatlak oluşturulmuştur” dedi. HDP Eş Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın iki gün arayla yapılan duruşmalarına dikkat çeken Şaziye Köse, “Bu mahkemeler görülmeden, Adalet Yürüyüşü ile bu yargılamalar arasında köprüler kurulmadan, barış ve demokrasi köprüleri kurulamaz” diye konuştu. Demokrasi mücadelesini en geniş kesimlerle yürütmenin en acil görev haline getirilmesi gerektiğinin altını çizen Köse, “Konfederasyonumuz her haksızlığa karşı mücadele yürütmüştür. Eksiklerimiz vardır yetersizliklerimiz vardır gelin hep birlikte bu mücadeleyi yürütelim” diye konuştu.

‘FAŞİZMİ DURDURMAK MÜMKÜNDÜR’

Yaşananları “geçiş süreci” olarak nitelendiren Köse, “faşizmi durdurmanın ve püskürtmenin mümkün” olduğunu söyledi. Türkiye halklarının kendilerine dayatılan baskılara asla boyun eğmeyeceğinin altını çizen Köse, “Her yerden her delikten fışkırma zamanıdır” şeklinde konuştu.

EŞ BAŞKANLIK KALDIRILSIN TALEBİ

Gündem oylaması sırasında iki ayrı önerge verildi. Verilen önergelerden birinde tüzük değişikliği talep edildi. Değişiklik lehine söz alan Satı Burunucu Çalı, şimdiye kadar tüzük değişiklik yapıldığını belirterek, “Meclis sisteminin işlemediği, emekçilerin karar alma süreçlerini gerilettiği, yapılan değişikliklerle emek mücadelesinin önünün açılmadığını” dile getirdi. Çalı, bu yüzden zorunlu tüzük değişikliği gündem maddesinin tüzük değişikliği olarak değiştirilmesini istedi. Çalı, ayrıca KESK Kadın Meclislerinin ve Eş Başkanlık sisteminin kaldırılmasını talep etti ve bunların “sendikal demokrasiyi tersyüz ettiğini” ileri sürdü.

ÖNCE MÜCADELE PROGRAMI ÇIKARMAMIZ LAZIM

Aleyhte söz alan Mehmet Bozgeyik ise, KESK’in programsal sorunlarının bir günlük Genel Kurul’da çözülemeyeceğinin altını çizerek, daha kapsamlı bir tartışma sürecinden bu sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi. “Eş başkanlık ve kadın meclisine” bakışlarının ilkesel olarak beli olduğunu belirten Bozgeyik, bunu şimdilik tartışmayı uygun bulmadıklarını söyledi.

Yapılan oylamada “Eş Başkanlık ve Kadın Meclisinin kaldırılmasını içeren tüzük değişikliğinin gündeme alınması” önerisi oy çokluğu ile reddedildi.

ÖZGEN: DEMOKRASİ NÖBETİ DEĞİL FAŞİZMİN KALICILAŞTIRILMASI ARAYIŞI

Kongrede konuşan Eş Başkan Lami Özgen ise, Türkiye’de yaşananlara dikkat çekerek, iktidarın gerçeği ters yüz ettiğini söyledi. 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümüne işaret eden Özgen, yapılmak istenen “demokrasi nöbetlerine” işaret ederek, “Daha önce yapılan bu gösterilerde cemaatlerin nasıl gövde gösterisi yaptığını gördük. Şimdi kime karşı neye karşı nöbet tutuluyor. Bu kadar siyasetçi tutuklanmışken, gazeteciler içerideyken, insanlar işlerinden atılırken siz neyin nöbetini tutuyorsunuz.? Bu demokrasi nöbeti değil faşizmin kalıcılaştırılması arayışıdır” dedi.

AKP’nin yükselen toplumsal muhalefete ve Kürtlerin yürüttüğü mücadeleye karşı saldırı içinde olduğunu dile getiren Özgen, “iç güvenlik” yasasının çıkarılması, çözüm sürecinin bitirilmesi, savaş konseptinin hayata geçirilmesi ile DAİŞ saldırılarına işaret etti. Özgen, Kürt bölgelerinde sıkı yönetimleri aşan uygulamaların devreye sokulduğunu belirterek, yakılıp yıkılan Kürt kentlerinin durumuna dikkat çekti.

‘BARIŞ ÇAĞRIMIZA KATLİAMLA CEVAP VERİLDİ’

Bu saldırılar sırasında yaşlı kadınların cenazelerinin sokaklardan alınamadığını ve çocuk cenazelerinin buzdolaplarına kaldırıldığını hatırlatan Özgen, şöyle dedi: “Emperyalizmin taşeronluğu ile ülkemizi cihatçı örgütlerin yatağı halin getirenlerin, gericilerin, kadına yönelik şiddeti savunanları, kentlerimizi ve doğamızı sermaye ile yağmalayanların, her yeri işçi mezarlığına çevirenler, sömürü düzenlerini sürdürebilmek için savaş dışında başka bir çıkarları olmadığını düşünüyorlar.”

Özgen, tüm bunlara karşı KESK, DİSK, TMMOB ve TTB olarak barış mitingi düzenlediklerini ve buna “katliamlarla cevap verildiğinin” altını çizerek, 10 Ekim katliamını hatırlattı. “10 Ekim şehitleri”nin her şeye rağmen barıştan ve mücadeleden vazgeçmeyenler olduğunu belirterek, “Çünkü biz sokakta vurulan anneye yardıma giden Aziz Yuralların yoldaşlarıyız” diye konuştu.

‘REFERANDUMDA ÜLKE İKİYE AYRILDI’

AKP’nin devletleştiğinin altını çizen Özgen, AKP’nin bütün organlarının işlevlerini yerine getirdiğini söyledi. Referandum üzerinde de duran Özgen, “7 Haziran’dan sonra işi şansa bırakmak istemeyen AKP, YSK üzerinden mühürsüz zarfları kabul ettirerek şaibeli bir şekilde kabul ettirmiştir. Referandum sonucu ülkemizin ikiye ayrılmasıdır” diye belirtti.

67 KESK ÜYESİ TUTUKLU

KESK’e yönelik saldırılara da işaret eden Özgen, en az 67 KESK üyesinin tutuklu bulunduğunu belirterek, bunlardan 3’ünün hayati tehlikesi bulunduğunu söyledi. Ağır sağlık sorunu olan Civan Yıldırım’ın tutuklu bulunduğu Aralık ayından beri hayati riski olduğunu vurgulayan Özgen, açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumuna da dikkat çekerek şunları söyledi:

‘NURİYE VE SEMİH DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR’

“Diğer iki arkadaşımız, bireysel direnme haklarını kullanan ve bizlerin de talepleri olan işlerine geri dönme talepleri için açlık grevine giren Nuriye ve Semih arkadaşlarımızdır. Arkadaşlarımızın yaşamlarından kaygı duymaktayız. Yaşamlarına yönelik en ufak tehditten AKP iktidarı sorumludur. AKP hükümetine buradan seslenmek suretiyle uyarıyoruz. Nuriye ve Semih arkadaşlarımızın ve tutuklu tüm arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. İhraç edilen arkadaşlarımız derhal işlerine iade edilmelidir. Mücadele eden bütün arkadaşlarımız, barış demokrasi için bedel ödemişler, bizde bedel ödemeye devam edeceğiz.”

KESK’in kongresinde eleştiri ve özeleştiri mekanizmasının işletilerek güçlü kararlar alınması gerektiğini belirten Özgen, bu yönlü çaba gösterilmesini istedi.

‘AKP GELECEĞİNİ SAVAŞA BAĞLAMIŞTIR’

KESK’in Kürt sorunun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini her zaman gündemine aldığını ve bunun ağır bedellerini ödediğini dile getiren Özgen, KESK’in “hem barış hem özgürlük” demeye devam edeceğini ve bunun “10 Ekim şehitleri”ne verilen bir söz olduğunu söyledi.

‘GÜNLÜK YAŞAMIMIZ KHK’LERLE DÜZENLENİYOR’

Özgen, “AKP’den beklediğimiz bir demokrasi yoktur. Günlük yaşamımız KHK’ler ile düzenleniyor. Bizleri daha zorlu günler bekliyor. AKP geleceğini savaş politikalarına bağlamış durumda. ‘Düştü düşecek’ denilen Kobane kazanınca IŞİD sıkışınca bu kez Afrin’e yönelik saldırı hazırlığı yapılmaktadır. Karakollarda işkence işlemleri açık hale gelmiştir” dedi.

Özgen, dün Yüksel’de yapılan saldırıda gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve ihraç edilen 3 bin 251 üyelerinin işe geri alınmasını istedi. Özgen ayrıca, mücadelenin başarıya ulaşmasının tek yolunun ortak ve birleşik mücadele olduğunu belirterek, yeni seçilecek yönetiminde bu görevi yerine getireceğine ilişkin inancını dile getirdi. (dihaber)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here