Anasayfa Haber Kobanê davası tel tel dökülüyor

Kobanê davası tel tel dökülüyor

Paylaş

Kobanê serhildanı esnasında 4 Hür Dava’lıyı öldürdükleri iddiasıyla 34 kişi hakkında açılan davada skandalların ardı arkası kesilmiyor. Olay üzerinden 2 ay geçtikten sonra uyuşturucu kullandığı sırada gözaltına alınan Sedat Çoban, “Kullandığım uyuşturucudan ve bilincimin yerinde olmamasından faydalanıldı. Hakkında ifade verdiğim ve fotoğraflardan teşhis ettiğim söylenen kişileri yaşamım boyunca görmüş değilim. Polisin düzenlediği ve savcılığa gönderdiği dosya tamamen komplodur” dedi.
680x680nc-ist-210415-yasin-boru-davasi-tanik-mektup1
7 Ekim Kobanê serhıldanı döneminde Diyarbakır Bağlar’da Hür Dava Partisi üyesi 4 kişinin öldürülmesine ilişkin 34 kişi hakkında hazırlanan dava dosyasıyla ilgili skandallara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Dava dosyası ile ilgili hazırlanan iddianamenin dava avukatlarına verilmesinin ardından 27 kişinin tutuklu bulunduğu dava ile ilgili yargılanan 3 kişinin olayın olduğu gün ve saatte olay yerinde olmadıklarını gösteren belgelere rağmen tutuklanırken, aynı davada firari sanık olarak aranan 25 yaşındaki Ersin Adıyaman’ın olay günü İzmir Menemen 57’nci Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı 2’nci Tabur 3’üncü Batarya Komutanlığı’nda askerlik yaptığı ve yüzde 45 engelli tutuklu B.D.’nin 2-24 Ekim tarihleri arasında tedavi gördüğü Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde yattığı ortaya çıkmıştı. Dava dosyasında ortaya çıkan bu skandallar, yargılananlara yönelik suçlamaları boşa çıkarırken, hükümetin yapılan operasyonlarla Kobanê serhildanının intikamını aldığı şeklindeki eleştirileri doğruluyor.

‘Uyuşturucunun etkisindeydim’

Erzincan T Tipi Cezaevi’ne tutuklu bulunan olayın şüphelisi Sedat Çoban, DİHA’ya gönderdiği mektubunda, dava dosyasıyla ilgili skandallara bir yenisini daha ekledi. “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme”, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma” iddiasıyla tutuklanan B.D. isimli yurttaş hakkında 3 Aralık’ta gözaltında bulunduğu sırada şüpheli sıfatıyla “Elinde taş varken gördüm” diyerek ifade veren Çoban, uzun süredir uyuşturucu kullandığını ve gözaltında ifadesi alındığında uyuşturucunun etkisinde olduğunu söyledi.

Mektubunda “Şunu belirtmek istiyorum, ben belirtildiği gibi hiç kimseyi teşhis etmedim. Ve hiç kimsenin ismini vermedim” diyen Çoban, olayın yaşandığı 7 Ekim gününü de anlattı. 18 yaşından bu yana ailesinin geçimine yardımcı olmak için pazarcılık yaptığını ve küçük yaşta uyuşturucu kullanmaya başladığını belirten Çoban, Kobanê serhildanının ikinci günü olan 7 Ekim tarihinde pazarda satamadığı sebzeleri depoya yerleştirdikten sonra eve gideceği sırada olayın gerçekleştiği Öz Turan Apartmanı’nın önünde yüzleri kapalı ve ellerinde sopa bulunan bir grubun amcasının yaşadığı apartmana girdiğini söyledi.

‘Yüzlerini yaşamın boyunca görmedim’

Yüzleri kapalı şahısların amcası ve ailesine zarar vereceğini düşündüğü için kendisinin de binaya girdiğini ve amcasının yaşadığı daireye çıktığını belirten Çoban, “Onların durumlarının iyi olduğunu görünce kalabalık grup binadan çıkıp dağılana kadar oradan kaldım. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra sessizlik olunca bende amcamların evinden kendi evime gitmek için çıktım. Ben apartmandan inerken kalabalık gruptan yüzleri tamamen kapalı birkaç kişi hala apartmanın önündeydi. Bir süre apartmandan çıkıp çıkmama tereddüdü yaşadıktan sonra dışarıya çıktım. Ben çıktığımda apartmanın önünde bulunan ve yüzlerini göremediğim kişiler yerde uzanmış bir kişinin başındaydılar. Yüzleri açık olan birkaç kişinin de sırtı bana dönük olduğu için kim olduklarını ve yüzlerini göremeden olay yerinden uzaklaşıp eve gittim” ifadelerini kullandı.

Uyuşturucunun etkisiyle imzalattılar

Olayın üzerinden yaklaşık 2 ay geçtikten sonra 3 Aralık tarihinde bir grup arkadaşıyla birlikte uyuşturucu kullandığı sırada polisler tarafından gözaltına alınarak Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğünü kaydeden Çoban, “Polisler beni gözaltına alıp emniyet götürdü. Kullandığım uyuşturucu maddelerden dolayı bilincim yerinde değildi. Sarhoş ve neredeyse baygın haldeydim” dedi. Bu halde emniyette birkaç saat bekletildiğini dile getiren Çoban, şöyle devam etti: “Uyuşturucunun etkisinde olduğum sırada çok sayıda belgeyi getirip bana imzalattırdılar. Aynı gün gözaltında kaldığım süre içinde birkaç saat, birkaç kez sohbet ettiler. Toplam üç gün gözaltında kaldım. Kullandığım uyuşturucudan ve bilincimin yerinde olmamasından faydalanıldı. Hakkında ifade verdiğim ve fotoğraflardan teşhis ettiğim söylenen kişileri yaşamım boyunca görmüş değilim. Polisin düzenlediği ve savcılığa gönderdiği dosya tamamen komplodur. Sadece polis tarafından düzenlenmiş olması bile bunun gerçek olmadığının kanıtıdır.”

İntikam yeminli komplo

Üzerine ifade verdiği kişilerin olaylarla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını vurgulayan Çoban, “İktidar partisi bu olaya intikam yemini biçiminde yaklaşmış polis ve savcılar benim üzerimden bir komplo yaratarak onlarca masum insanı gözaltına alıp tutuklayarak olayın faillerini yakaladıklarını tüm kamuoyuna yansıtmıştır. Oysa olay tamamen benim yukarıda belirttiğim gibi gerçekleşmiştir” dedi.diha

Paylaş

2 Yorumlar

  1. bu sitenin yetkililerine sesleniyorum fotoğraftaki şahıs benim kardeşimdir acilen silin bu resmi kardeşimin hayatı söz konusudur lütfen sizden rica ediyorum yoksa gerekli mercilere başvurup bu site hakkında dava açıcam

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here