Anasayfa Haber KONDA Genel Müdürü Ağırdır: Toplum HDP’ye ihtiyacı olduğunun farkında

KONDA Genel Müdürü Ağırdır: Toplum HDP’ye ihtiyacı olduğunun farkında

Paylaş
 KONDA Genel Müdürü Ağırdır, 7 Haziran’daki seçimlerde AKP’nin oy oranının düşeceğini, HDP’nin ise ambargoları kırarak başarı elde edebileceğini belirtirken, CHP’nin ise kendisinden beklenenleri yerine getiremeyeceğinin görüldüğüne dikkat çekti. Seçmenlerin sadece genel başkanlardan, eş başkanlardan değil, partilerin ilçe başkanı ve üyelerinden de etkilendiğini ifade etti. Ağırdır, HDP’nin sol-sosyalist kesimlerle ittifakının yanlış olmadığını ancak toplumsal ittifaklara ağırlık vermesi gerektiğini kaydetti.

KONDA Araştırma Şirketi Genel Müdürü Bekir Ağırdır, 7 Haziran’daki seçimlere yönelik öngörülerini ANF’ye anlattı…

‘SORUNLAR DAYATIYOR’

Ağırdır, seçimlerin erken tartışılmaya başlanması hakkında, “Üç seçim peş peşe yapıyoruz, seçim dönemlerinden geçiyoruz. Ayrıca ortak bir önemi var; var olan sorunlar dayatılmış durumda. Üçüncü olarak da, seçimlerden sonra yeni kadrolarla, yeni Türkiye olup olmadığımızı göstereceğiz. Yeni anayasa ve Kürt meselesi de erken konuşmaya başlamamızın başlıca sebepleri. Toplum oldukça politize oldu. Son dönemlerde AKP’nin yaptıkları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söyledikleriyle birlikte artan kutuplaşmayı da ekleyebiliriz” diye konuştu.

‘AKP DEĞİŞEMİYOR; OY ORANI DÜŞECEK’

AKP’nin oylarının düşeceğini, bunun tek gerekçesinin Davutoğlu’nun başbakanlığa geçmesi olmadığını ifade eden Ağırdır, siyasal iktidarın da değişme zorunluluğu içinde olduğunu dile getirdi. “2002 yılında kurulurken, o gün ne hayal ettilerse, programlarına ne yazdılarsa, onun ötesinde bir yerdeler; iyi kötü, doğru yanlış ama farklı yerdeler. Vizyon, program değiştirmeye ihtiyacı var” diyen Ağırdır, ancak AKP’nin Erdoğan’ın ağırlığı nedeniyle fikri değişime giremediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Gerilim, AKP iktidarının sürmesi ya da sürmemesi üzerinden gelişiyor. Yandaşlık ve karşıtlık üzerinden. Dolayısıyla iki seçim geçirmiş ülke ve AKP kazanmış, haliyle üçüncüyü de kazanma düşüncesi var ama huzur, sükunet yok; tedirginlik var. Bu bile ülkede yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu, toplumun değiştiğini gösteriyor. Duygusal olarak toplumun yarısı bir tarafta, yarısı diğer tarafta. Bir taraf ‘her şey çok parlak’ derken, diğer yarısı için her şey kötüye gidiyor. Toplum karpuz gibi böyle bir bölünme içindeyse herkes tedirgin. AKP kazandığını düşünürken bile bir tedirginlik içinde çünkü görüyor ki, bu ruh haliyle böyle hayat sürdürülemez. Biri el frenini çekerken diğeri gaza basacak gibi!”

AMBARGOLAR KIRILACAK’

HDP’nin mevcut rolü ve alternatif haline gelmesini ise Ağırdır, şöyle değerlendirdi:

HDP farklı muhalefetle alternatif olmaya kararlı. Yeni Türkiye’nin bir kulpunu kendisinin tutacağını söylüyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminden başlayarak söylem olarak da bunu gösteriyor. HDP Türklere de bir şey anlatmak istiyor, ‘hepimizin hayatı’ vurgusunda bulunuyor. Tabii, işinin zor olması, duygusal ve fikri ambargolarla ilgili. Solculuk-sağcılık, ilericilik-gericilik gibi geleneksel fay hatları Kürt meselesi söz konusu olduğunda ortadan kalkıp zihnen bu insanları bir araya getiriyor. Duygusal ve fikri ambargolar çok derin. Aynı kesimler HDP’nin söylediklerine ihtiyacı olduğunu da biliyor ama ruhi ve fikri ambargoların kırılması önümüzdeki dört partiden biri gibi, doğal bir süreçle çalışmıyor. Ama bence bunun kırılacağı bir yer olacak. Eşik aşırı ciddi bir yere geliyor; Cumhurbaşkanlığı seçiminden beri bir kesimin akıllarında, yüreklerinde sorgulamaları başlıyor ve HDP’nin söylemlerinin karşılık bulduğunu görüyoruz. HDP bir yandan başarıyor, bir yandan ambargoya uğruyor. Ayrıca görüyoruz ki, seçim tartışmaları hep HDP-AKP üzerinden yürütülüyor. İki muhalefet partisi yok gibi. Onların zaafı tabii ve HDP buradan fırsat üretebilir. Eşik aşılırsa beklenenden fazla oy oranına yansıması olur.”

‘EŞ BAŞKAN GİBİ, İLÇE BAŞKANI VEYA ÜYENİN DE SÖYLEMİ ÖNEMLİ’

Seçim çalışmalarında söylemlerin sadece eş başkanlar düzeyinde önemli olmadığına vurgu yapan Ağırdır, “HDP’nin bu süreç içinde sıfır hata ile, ilçedeki X üyeden en yukarıdaki eş başkana kadar içtenlikle aynı söyleme sahip çıkması lazım. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki gibi. Seçmen sadece genel başkanların veya seçim bildirgesinin söylemlerine bakmıyor, gündelik hayatta yüz yüze geldiği, pazarda, camide partinin ilçe başkanı, üyesi insanlardan da etkileniyor. Sadece televizyonda dinlediklerinden etkilenmiyor. Dolayısıyla HDP’nin en küçük birimine kadar aynı söyleme sahip çıkması gerekiyor.”

Ağırdır, HDP barajı aşamadığı takdirde yerel parlamentoların kurulacağı yönündeki tartışmaların da HDP’nin aleyhine olduğunu belirterek, bunun zihni ambargolar aşılmaya başlarken, aksine, onları güçlendirdiğini söyledi.

‘TOPLUMSAL KESİMLERLE İTTİFAK ÖN PLANA ÇIKMALI’

HDP’nin sol-sosyalist kesimlerle ittifak arayışlarının önemsiz olmadığını ancak geniş toplumsal kesimlerle olan ittifak arayışının kamuoyuna yansıtılamadığını belirten Ağırdır, şöyle konuştu: “HDP ekoloji, kadın meselesi gibi pek çok konuda geleneksel solu aşmaya çalışıyor ama ittifak arayışlarında bir kısmı geleneksel solun temsilcileri. Taksim’e, Beyoğlu’na sıkışmış sol yerine toplumsal kesimlerle ittifakın daha ön plana çıkması gerektiğini düşünüyorum. Sol-sosyalistlerle ittifak yanlıştır, demiyorum. Yanlışlıktan ziyade bir eksikliği ifade ediyorum. Yoksa ben de kendisine solcu, diyen bir insanım. Geleneksel solun aşılması lazım. Kendisini ‘solcu’ diye tanımlayıp Kürt meselesine; kültür, kimlik meselelerine faşist argümanlarla yaklaşan kesimler var. ’80’ öncesi solun kültürel kimliğe vs. yanıtı yok ama bugün başka bir dünya konuşuyoruz. Yeni solun tanımlanması, örgütlenmesi lazım. Yoksa geleneksel solun mesela ne babamda ne kızımda karşılığı var.”

‘YEREL YÖNETİMLERDE ANA MUHALEFET HDP’

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, CHP’nin sayısal olarak ana muhalefeti korusa bile HDP’nin barajı geçmesiyle ana muhalefet fonksiyonunu yerine getiren bir durumda olacağını belirterek, “Yerel yönetimlerde ana muhalefet zaten HDP’dir. Meclis’te birçok konuda da HDP ana muhalefet gibi davranıyor. 8 Haziran’dan sonra da gerçek ana muhalefet fonksiyonunu yerine getirebilir. CHP kendinden beklenen hiçbir değişimi yapabileceğini gösteremiyor” dedi.

23 Şubat 2015 Pazartesi 07:00
Ali barış kurt / anf
Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here