Anasayfa Haber Kuzey Ormanları Savunmasından,Üçüncü Havaalanına 13 Maddeli Hayır

Kuzey Ormanları Savunmasından,Üçüncü Havaalanına 13 Maddeli Hayır

Paylaş

 

Kuzey Ormanları Savunması 3. havalimanının yaşam, doğa, çevre, insan ve hukuki bağlamdaki boyutlarını 13 maddede anlattı.

3. havalimanıyla ilgili bugüne kadar hazırlanmış bütün teknik raporları bir araya getirip geliştiren rapor, 3. havalimanı projesinin “ulaşım” değil, kuzey ormanlarını yok edecek bir “inşaat projesi” olduğunu belirtti.

Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde yapılan toplantıya Cihan Baysal, Prof. Dr. Zerrin Bayraktar, ekonomist yazar Mustafa Sönmez ve Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı katıldı.

Havalimanı yakınındaki Ağaçlı köyünde yaşayan Nezih Mecarali, ismi Ağaçlı olan köylerinin ağaçsıza döndüğünü belirterek yaşam alanlarının yok edildiğini çalışmalar nedeniyle sahilden kum taşındığını ve kendilerinin sahile inemediğini belirtti.

1-) Havalimanı kar etmez, amaç inşaat

Dünyanın en yüksek yolcu kapasiteli havalimanı olan Atlanta Havalimanı, 95 milyon yolcu kapasitesiyle 1,625 hektar üzerine kurulu. Buna göre, 150 milyon yolcuya hizmet etmesi planlanan 3. Havalimanı’na 3 bin 500 hektar yetmekteyken proje neden 7650 hektar üzerinde planlandı?

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), “Mega Havalimanının Kaderi Büyümeye Bağlı” raporundaki büyüme senaryosuna göre, havalimanının kar etmesi olanaksız. Bu durum, 3.Havalimanı arazilerinin böylece zaten inşaat şirketleri sahibi olan Konsorsiyum üyeleri tarafından ranta yönelik inşaat ve emlak etkinliklerine açılabileceğini akla getiriyor.

2-) Ulaşım değil, cazibe merkezi yaratma 

Resmi ÇED Raporu’nun ‘Havalimanı Şehir Kompleksi’ başlığı altında, iş merkezinden kongre-kültür merkezlerine ve spor komplekslerine çok sayıda farklı birimden söz ediliyor. Ulaşım projesi olarak pazarlanan 3. Havalimanı, aslında İstanbul’un kuzeyinde inşaat sektörü için bir cazibe merkezi yaratma girişimi ve 3.Köprü ve Kanal ile birlikte bir paket. Bölgede toplu arazi alımları ve aracılar vasıtasıyla spekülasyon faaliyetleri şimdiden tırmanmış durumda.

3-) Yüzde 90’ı sulak alanlar ve ormanlarla kaplı 

ÇED raporuna göre proje için belirlenen alanın yüzde 81’i orman alanı, yüzde 9’u göl ve gölet. İstanbul’un ormanları dünyadaki 200 önemli ekolojik bölgeden biri, Avrupa’da ise acil korunması gereken 100 ormandan biri.

Kentin kuzeyinde yoğunlaşan ormanlar, kentin önemli su kaynaklarını da içerirler. 3. Havalimanı proje alanı toplam 7.650 hektar olup, bunun 6.172 hektarı ormanlık bir alan.

Ormanların sağladığı faydalarda (odun üretimi, su üretimi, iklim düzenleme, karbon bağlama ve oksijen üretme, hava kirliliğini azaltma, canlıların yaşama ortamı vb.) da azalma meydana gelecek.

4-) ÇED’de göl ve göletler ‘su birikintisi’ oldu

2013 tarihli 1. ÇED raporunda 2 milyon 513 bin 341 ağacın 657 bin 950’sinin kesileceği, 1 milyon 855 bin 391 ağacın ise taşınacağı belirtiliyordu. Ancak kaç ağacın kesileceği bilgisi, nedense 2. ve 3. ÇED raporlarında yer almıyor! 1. ÇED raporunda “proje alanında 70 adet göl, gölet ve gölcük bulunmaktadır” ifadesi yer alırken, 3. ÇED raporunda bu göller “büyüklü küçüklü su birikintileri” olarak tanımlanıyor.

Oysa aynı ÇED Raporları bölgede bulunan Kulakçayırı’nı “ekolojik değeri bakımından bölge için önemli” ve “balık çeşitliliği bakımından da oldukça zengin” olarak belirtmektedir.

5-) Susuzluk çağına girerken, su kaynakları yok olacak

Projenin sebep olacağı araç trafiği artışı, orman tahribatı ve yapılaşma dolayısıyla İstanbul’un önemli su kaynaklarından Terkos, Alibeyköy ve Pirinççi barajlarındaki su seviyelerinde azalma, ayrıca akarsulara karışacak kirliliğin de barajlara taşınması bekleniyor. Önümüzdeki yıllarda hem İstanbul’u hem tüm Türkiye’yi bekleyen en önemli problemlerden birisi kuraklıktır. Bu durumda, hükümetlerin acil tedbir alması gerekirken, Kuzey Ormanları’na yönelik 3. Havalimanı da dahil mega projeler, tüm Marmara Bölgesi’ndeki su toplama havzalarının betonlaşmasına ve yağışların kanalizasyon ile denize karışmasına hız verecek, kuraklık ve susuzluğu arttıracak ve hızlandıracak.

7-) En önemli kuş göç yollarının üzerinde

3. Havalimanı’nın ÇED Raporu’nda bölgede 17 kuş türü olduğu iddia ediliyor, ancak ornitologlar Kuzey Ormanları içinde en az 200 türü görüldüğünü belirtiyor. En önemli kuş göç yollarından birinin üzerine yapılacak havalimanından kalkış ve inişler sırasında uçakların kuş sürülerine girerek kaza yapma ihtimali birçok kez dile getirildi.

Uluslararası standartlara göre, havalimanı yapılacak yerin 13,5 km. yakınında çöp tesisi bulunmamalı, çünkü bu tesisler milyonlarca kuşu cezbedebilmektedir. Oysa proje alanının 6 km. ötesinde Göktürk’te, senede 3 milyon ton çöp atılan İSTAÇ’ın bertaraf tesisi bulunmaktadır.

😎 Uçuş güvenliği için riskli

Pistlerin dünyanın en sisli yerlerinden Karadeniz kıyılarına komşu olması, iniş kalkışlarda gecikmelerin yanı sıra pistten çıkma gibi çeşitli sorunlara ve tehlikelere işaret etmekte.

Bunun yanında kentin iki ana rüzgarı olan Lodos ve Poyraz’ı yandan alarak yağmurlu ve fırtınalı havalarda iniş yaparken kanat katlanması ve türbülans ile savrulmalara maruz kalma ihtimalleri uçuş güvenliği açısından ciddi riskler teşkil ediyor. Durum böyleyken, meteorolojik değerlendirmeler proje alanına oldukça uzak olan Kumköy, Florya ve Göztepe Meteoroloji İstasyonları’ndan alındı ve gerçekçi bilgi içermiyor.

Proje alanının zemini sorunlu. Zeminin kendine özgü gevşek yapısı nedeniyle meydana gelecek oturmaların yanı sıra, bu kadar devasa bir dolgunun stabil hale gelmesinin olanaksızlığını belirten TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Raporu iki önemli soruna dikkat çekmekte: 1- Sahada mevcut zemini oluşturan malzemedeki oturmalar 2- Yapılacak milyonlarca metreküplük yapay dolgudaki oturmalar

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (İKK) 3.Havalimanı Teknik Raporu ise proje kotunun 105 metreden 70 metreye düşürülmesi sonucunda 70 metre kotundaki pistlerden iniş kalkışın mümkün olamayacağını vurguluyor.

9-) Ekonomi alarm verirken, en yüksek bedelli yatırım

TÜİK’in en son açıkladığı son verilere göre; 2014 yılının 3. çeyreğindeki büyüme oranı %1.7.  Ağustos 2014 verilerine göre resmi işsizlik oranı %10,4

FED’in, 2015’te faiz artırımına gitme  ihtimali ve miktarsal gelişmeyi durduracak olması, Türkiye’de stagflasyonist seyre; yani durgunluk veya işsizlikle enflasyonun bir arada gerçekleşmesine zemin hazırlıyor. Doygunluk seviyesine yaklaşan konut ve inşaat sektörü bu tablodan ve sürekli döviz artışlarından olumsuz etkilenecek. Döviz artışı borç geri ödemelerinin TL maliyetini de artırdı. 2015 boyunca ödenecek 167 milyar doların banka ve şirketler üzerindeki kur zararı, bilançolarda önemli tahribatlar yaratabilecek.

Dış borç, 2014 sonunda 386,8 milyar dolar ile tavan yapmış durumda. Türkiye piyasası güven vermiyor ve kredi notu görünümünü ‘durağan’ (Fitch) ve ‘negatif’e (Moody’s ve Standard&Poor’s) indirilmiş durumda. Dövizin aşırı değerlenmesi ve artan dış borç faizleri nedeniyle, konsorsiyum tarafından 22 milyar 152 milyon avro bedelle alınan 3. Havalimanı’nın maliyeti sadece ilk 9 ayda 12,9 milyar dolar arttı.

10-) DHMİ zarardan zarara koşuyor

Sayıştay’ın ‘2013 Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Denetim Raporu’na göre, DHMİ son 4 yılda toplam 1 milyar 328 milyon lira zarar etmiş durumda ve bu projenin altından kalkabilecek mali yapıya sahip görünmüyor.

3. Havalimanı projesi görünüşte hazine garantisi kapsamında değil.  Ancak Milletvekili Aykut Erdoğdu ve gazeteci Çiğdem Toker köşe yazılarında, AKP’nin Yap-İşlet-Devret mevzuatında yaptığı değişiklikten dolayı projenin yarım bırakılması gibi bir durumda yurtdışından alınan kredilerin DHMİ tarafından devralınmasının önünün açıldığını detaylarıyla gözler önüne sermekteler.  DHMİ’nin bu kadar büyük bir miktarı geri ödeyemeyeceği için garantinin yine dönüp dolaşıp Hazine’den isteneceğini, çünkü bir KİT olan DHMİ’nin arkasında Hazine’nin olduğunu belirtiyorlar.

11-) Hukuk çiğnendi

Anayasa’nın 45.56.90.63, 166 ve 169. Maddeleri çiğnendi.

‘İstanbul’un Anayasası’ sayılan ve 2009’da yürürlüğe giren 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda 3. Havalimanı’nın yapılmak istendiği bölge; orman alanı, su havzası ve jeolojik açıdan yerleşime sakıncalı alan olarak belirtiliyor. İstanbul’un kuzeye doğru genişlemesi Çevre Düzeni Planı’nın ilke kararlarına aykırı.

Yer teslimi yapılmayan projenin temeli nasıl atıldı?Temel atma töreni sırasında havalimanını içeren imar planları askıya törenden 10 gün sonra (17 Haziran 2014) çıktı. Dava konusu edilen imar planları mahkeme sürecinde değiştirilerek hukuktan kaçırıldı.

Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği’ne aykırı olarak, havalimanının ihalesi ÇED raporu askıdan inmeden ve onaylanmadan yapıldı.

12-) Kamu Zarara Uğratıldı

İhale şartlarına göre deniz seviyesinden 105 metre yüksekte olması gereken havaalanının kotu ihaleden sonra 70 metreye düşürülerek uçuş güvenliği hiçe sayıldı ve tahminlere göre bu değişiklikle müteahhitlere 2 milyar Euro kazandırıldı ve kamu zarara uğratılmıştır.  Bunun yanı sıra, yer tesliminin 1,5 seneden uzun süre geciktirilmesi, ve bugün dahi hala açıklanmamaış olması, tahminlere göre müteahhitlere 1 milyar Euro üzerinde ayrıca kazanç sağlamıştır.

13-) Konsorsiyumun şaibeleri

3. Havalimanı ihalesini alan şirketler, HES’lerden termik santrallere çok sayıda kamu ihalesinin de sahibi. Örneğin MA-PA‘nın bağlı olduğu MNG Holding’in Ege’den Karadeniz’e yaklaşık bir düzine HES inşaatı var. Yine birçok HES’i bulunan Kolin, yakın zamanda Manisa Soma’daki Yırca köyünde binlerce zeytin ağacını keserek termik santral yapmaya çalıştı.Cengiz Holding, Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı’nın yanında birçok HES ihalesine sahip. Havuz medyası oluşturulmasından, ihaleye fesat suçlamasıyla yargılanmaya ( Limak), ÇED raporlarında yanlış hesaplamalardan, projelerin etki alanındaki nüfuslara baskıya ve tacize, mahkeme kararlarını hiçe saymadan, projeler için imara aykırı yol ve köprü inşaatına, ülkenin dört bir yanındaki talan ve yağma projelerinde Konsorsiyum ortakları başı çekiyor. (NV)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here